YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 94. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

MEKKE’NİN TARİHİ VE FETHİ
( II )

Mekke’nin Siyasi Tarihi
Mekke, yukarı (Malat) ve aşağı (Mesfele) şehir olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Kureyş'in ileri gelenleri Malat denilen şehrin yukarı kısmında oturuyordu. Başkan Kusay'ın evi ise Beytullah'ın tam karşısında idi, toplumun problemlerinin görüşülmesi bu evde yapılırdı ( Hamidullah, age.888-889).
Mekke bir şehir devleti olmakla birlikte, otoriter bir kimsenin tekelinde değildi. Kusay, Mekke'de hâkimiyeti eline geçirdiği zaman, yabancılar üzerinde olduğu kadar kendi kabilesi üzerinde de mutlak bir hâkimiyete sahipti. Ancak o, idarî imtiyazları oğulları arasında bölüştürmüş olduğundan dolayı bir hükümdarlık idaresine geçiş olmamıştı.
Oligarşik bir yönetim tarzına sahip olan Mekke, Bizans İmparatoru'nun sağladığı büyük desteğe rağmen Osman İbnu'l-Hüveyris'in krallığını tanımamış; Bizansla olan iktisadî ilişkilerini tehlikeye düşüreceğini bildikleri halde onu alaya almışlardı.
İslâm vahyinin başladığı sıralarda Mekke on kişilik bir şûra tarafından idare ediliyordu. Ancak idarenin işleyişi hakkında açık bilgi veren kayıtlar yoktur. Bazı rivayetlerde altı ile on arasında memuriyetin bulunduğu zikredilir. Ancak hiç bir kazaî yetkisi olmayan bu memuriyetlerin ihdas edilmesi, eşraf zümresinin öğünme duygularını tatmin gayesine yönelikti.
Mekke'de dini hayat tamamen putperestlik üzerine bina edilmişti. Bu putperestlik, Hz. İbrahim'in tevhid dini çerçevesinde ortaya koyduğu ibadetlerle mütedahil bir vaziyetteydi. Mekke'li müşrikler, Allah'ı, herşeyin yaratıcısı olarak kabul ederken, birçok meselede putları ona ortak koşar, kendilerine ilâhlar edinirlerdi.       
Beytullah ve Haccın, Arabistan'ın diğer bölgelerini de ilgilendiren bir husus olması, Mekke'ye, yarımadanın dini merkezi olma konumunu kazandırıyordu. Cahilî âdetler üzere yapılan haclarda, hacıların ihtiyaçlarını karşılamak için olan faaliyetlerin yanında; Beytullah'ın bakımı için de çalışmalar yapılırdı. Bu işlerle alâkalı görevler, babadan oğula geçmek suretiyle deruhde edilirdi.
Mekke'de İslâm öncesine ait oturmuş bir hukukî sistemin varlığından söz edilmesi mümkün değildir. Halk, ihtilâfa düştüğü konularda kabile reislerinin hakemliğine başvururdu. Eğer problem bu şekilde halledilemezse kemal ve hikmet sahibi olarak ün yapmış bazı şahsiyetlerin hakemliğine gidilirdi. Bunlardan biri olarak Hz.Halid'in babası Velid zikredilebilir ki, o, "el-Adl" lakabıyla tanınmaktaydı. Yine Haceru'l-Esved'in, yerine yerleştirilmesi esnasında çıkan ihtilâfın çözümünün havale edileceği hakem tesadüfe bırakılmıştı ve bu Resulullah (s.a.s.)'e isabet etmişti. Ancak hakemlerin verdiği kararları infaz edecek bir kurum yoktu. Çoğu zaman hakemin haklı gördüğü kimse, güç kullanarak hakkını almak zorundaydı.
Hukuki işlerin yürütülmesinde fal ve kehanet gibi hurafelerin çok büyük etkisi vardı. Mekke'li veya yabancı olsun, haksızlığa uğrayan kimselerin hakkını almak için tamamen fahri olarak oluşturulmuş bir kurum olan “Hılfu'l-Füdul”, fonksiyonunu oldukça etkili bir şekilde yerine getirmekteydi. Resulullah (s.a.s.)'in de bu meclise üye olduğu bilinmektedir.

Tarihte Mekke’nin Ticari Hayatı
Mekke, tarım açısından hiç bir özelliği olmayan, susuz ve taşlık bir arazide kuruludur. Bu durumda halk, geçimini ve ihtiyaç duyulan maddeleri sağlamak için ticarî faaliyetlere yönelmek zorunda kalmıştır. Bu yüzdendir ki diğer bölgelere nazaran Mekke'nin Arabistan yarımadasında önemli ve merkezi bir yeri vardır. Mekke'deki ticari faaliyet, yaz-kış yoğun bir şekilde kesintisiz olarak sürerdi. Yaz seferleri Suriye taraflarına, kış seferleri ise Yemen taraflarına kervanlar gönderilirdi.
Bu ticarî kervanlar Mekke için o kadar önemli idi ki, Allah Teâlâ; Kış ve yaz yolculuklarında kendilerini emniyet ve selamete kavuşturduğu için onlar bu Beyt'in Rabbine ibadet etsinler" (Kureyş, 2-3) buyurmaktadır. Bu ticarî faaliyetler, yıl boyu bütün Arabistan Yarımadasını dolaşacak şekilde planlanan panayırlar ve Suriye, Filistin ve Yemen taraflarına düzenlenen kervanlarla yapılmaktaydı.
Otoriteden yoksun ve anarşi içerisindeki Arap Yarımadasında, bu tür iktisadî teşebbüsleri emniyet altına almak oldukça güç bir mesele olmakla birlikte, barış ve güvenlik ayları olarak tesbit edilmiş haram aylar içerisinde bu emniyet tam olarak sağlanıyordu. Bu konuda bile Mekke'nin ayrıcalıklı bir konumda olduğu görülür. Zira diğer bütün panayırlar için sadece Recep ayı haram kabul edilirken, Mekke, dört ay olan Eşhuru'l-Hurûm'un tamamına riayet ediyordu. Ayrıca “Basl” adındaki müessese ile Mekke'deki bazı ailelerin malları yağmalamalara karşı koruma altına alınmıştı (M. Hamidullah, age, I, 26-27).
Mekke civarındaki Ukaz, Mecenne ve Mina panayırları, bu bölgenin ihtiyaç duyduğu malları sağlarken, aynı zamanda, ticaretin hareketlenmesine ve Mekke'li tüccarların bol kazanç sağlamalarına imkân veriyordu. Tam Hac zamanına denk gelen bu panayırlar, çok kalabalık oluyordu. (A. Köksal, İ. Tarihi, Mekke Devri,  88). 
Bu ticarî faaliyetlerde elde edilen büyük kârlardan bütün Mekkeliler aynı oranda istifade edemiyorlardı. Bütün cahili ve kapitalist sistemlerde olduğu gibi, Mekke'deki düzende de sermaye, belirli para babalarının elinde toplanıyordu. Haşimîlerin bir bölümünün dahil olduğu bir kesim, malî sıkıntı içerisinde yaşamaktaydı. Resulullah (s.a.s.) zamanında (fethedildikten sonra) Mekke, iktisadî gelişiminin en zirve noktasında olmuştur.

Mekkelilerin düzenledikleri kervanlarda mallar, sadece develerle taşınırdı. Bazen develerin sayısı iki bin beş yüze ulaşırdı. Bu durum,  kervanların ne kadar büyük malî meblağlara ulaştığını gösterir. Kervanlar; tüccarlar, rehberler ve muhafızlardan oluşurdu. Muhafızların sayısı, geçilen bölgenin güvenlik durumuna göre, yüz elli ile üçyüz kişi arasında değişirdi.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...