YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 93. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

MEKKE’NİN TARİHİ VE FETHİ
( I )

Mekke-i Mükerreme
Allah Teâlâ'nın rızası için yeryüzünde ilk inşa edilen Beytullah’ın bulunduğu Mukaddes şehir Mekke-i Mükerreme. Bu şehrin, Kur'ân-ı Kerim'de geçen “Bekke, Ümmü'l-Kura ve Beledü'l-Emin” şeklinde değişik isimleri vardır.
Mekke ve Bekke, Babil dilinde: “Beyt, ev” anlamında olup, Amalika tarafından bu şehrin ismi olarak kullanılmıştır. Bazıları, Mekke'nin, hem şehir hem de "Beyt"i karşılayan bir isim olduğunu söylerken; bazıları da Mekke'nin, Harem'in tamamını kapsayan kısmına; Bekke'nin ise mescite has bir isim olduğunu ifade etmişlerdir. Dilciler ise Mekke ile Bekke'nin aynı şeyi ifade ettiğini kabul etmektedirler.
Mekke, “Ceziretü’l-Arab (Arap Yarımadasın) ın Hicaz bölgesinde, Kızıldeniz sahilindeki Cidde limanının yüz km. doğusundadır. Medine'ye olan uzaklığı ise yaklaşık olarak dört yüz  elli km.dir. Yengeç dönencesinin güneyinde, 21° -30' enlem ve 40°- 20' boylamları arasındadır.

Mekke’nin Kuruluşu
Kâbe ve onu çevreleyen Mescid-i Haram, şehrin ortasında olup Hemen yanlarında Safa ve Merve tepeleri bulunmaktadır. Bu vadi de şehrin kurulduğu kısım olup “Batn-ı Mekke” olarak adlandırılmakta, Mescid-i Haram'ın bulunduğu çukur yere ise “el-Batha” denilmekteydi.
Hz. İsmail, delikanlılık çağına geldiğinde, Hz. Hacer vefat ettikten sonra Cürhümiler'den bir kız ile evlenip, onlarla akrabalık kurmuş ve onlardan Arapçayı öğrenmişti.
İbrahim (a.s.), sürekli olarak Mekke'ye gelip Hz. Hacer ve oğlu İsmail'i ziyaret ediyordu. Yine bir defasında Mekke'ye geldiğinde, Allah Teâlâ'nın kendisine burada bir "beyt" yapmasını emrettiğini söylemiş, birlikte Kâbe'nin inşasına başlamışlardı. Beytullah'ın tamamlanmasından sonra Allah Teâlâ, Haccın nasıl yapılacağını İbrahim (a.s.)'a bildirmiş ve Mescid-i Haram'a giren herkesin emniyet ve güvenlik içinde bulundukları hükmünü getirmişti (Âl-i İmran, 3/97).
İsmail (a.s.)'ın nesli burada çoğalıp dururken, Yemen'den göç edip buralara gelen Huzaalılar, Curhümîlerden yerleşme izni istemiş, red cevabı almaları üzerine onlarla savaşarak şehri ele geçirmişlerdi. İsmailoğulları bu savaşta tarafsız kaldıkları için Huzaalılar onlara dokunmamışlardı.
Huzaalılar 207'de Mekke'ye hâkim olmuşlar ve bu hâkimiyetlerini yaklaşık 250 yıl sürdürmüşlerdi. Huzaalılar Mekke'de, İbrahim (a.s.)'in dininden büyük sapmalar göstermiş ve putperestliğin yaygınlaşmasını sağlayarak insanları dalâlete sürüklemiş, Hübel adında bir puta tapmışlardır.
Bu putperestlik İsmail (a.s.)'ın soyunu da etkisi altına almış; istisnalar hariç Hanif dinine mensup kimse kalmamıştı. Huzaalılar İsmail (a.s.)'in nesli olan Kureyş'in güç kazanmasına kadar Beytullah'ın sahibi olma durumlarını korumuşlardı.
       
Kusay’ın İdareyi eline alması
440 yılında Kusay, Kureyş'i toparlayıp, Huzaalılarla savaşa tutuşmuş ve onları şehirden uzaklaştırmıştı. O Huzaalılarla olan mücadelesi esnasında Kuzey Arabistan'ın büyük kabilelerinden olan Kuda'a kabilesinin başkanı olan üvey kardeşi tarafından desteklenmiştir. (M. Hamidullah, İslâm Peygamberi, II, 884.),
Kusay, “emaret” gücünü ele geçirmesinden sonra, Mekke'deki idari ve sosyal yapıda bazı değişiklikler yaptı. Mekke'nin merkezi olan Beytullah'ın etrafına kendi kabilesi Kureyş'e mensup çeşitli boyları yerleştirdi. Burada oturan Huzaalılar'ı ise şehrin dışında ikamet etmek zorunda bıraktı. Şehrin mutlak hâkimi olmakla birlikte, toplumun genel işleriyle alâkalı bazı görevleri Kureyş'in dışındaki kabilelere verip hoşnut etme yoluna giderek, onları Kureyş'e bağlamış oldu. Bu görevlerin önemli bir kısmı Hac ibadeti ile alâkalı idi ve Mekke'den çok uzak yerlerdeki bazı kabileler de bu görevlerin yerine getirilmesine katılıyorlardı (M. Hamidullah, a.g.e. I, 888).

Darun-Nedve’nin Teşekkülü
Kusay, Mekke şehir devletinin parlemantosu niteliğinde olan Daru'n-Nedve'yi kurmuş ve bunun yanında, toplumun idaresi ve dini görevlerin yerine getirilmesi ile alâkalı kurumlar ihdas etmişti. Şöyle ki:
*Riyaset-i Nedve : Şehrin Parlemantosu olan “Daru’n-Nedvede” İctimai, idari, icrai ve yasama gibi bütün toplantılara başkanlık etmek.
*Hicabe: Ka’benin anahtarlarını elinde bulundurmak, dolayısıyle, Beytullahın bakımı, temizliği gibi işlerini sevk-i idare etmek.
*Kıyade: Mekkeyi savunma ve savaşlarda komutanlık etmek.
*Liva: Savaşlarda Ordunun namusu sayılan sancağı taşımak ve muhafaza etmek.
*Sikaye: Huccacı sulamak ve Zemzem suyunun kontrolünü sağlamak.
*Rifade: Hacıların iaşe ve ibatesiyle alakadar olmak. Onlara son derece titiz bir şekilde hizmet etmek
Bütün bu görevler, bizzat Kusay tarafından yerine getiriliyordu. Vefat ettiği zaman bu görevlerin dört oğlundan ikisine: Abdu'd-Dâr ve Abdul Menaf'a  kalmasını vasiyet etti  Daru'n-Nedve olarak adlandırılan yer, Kusay'ın, ölümünden sonra şehir meclis binası olarak tahsis edilen bu evidir. Mekke'nin kırk yaşını doldurmuş bütün sakinleri, meclis toplantılarına iştirak edebilirlerdi. Ancak, pratikte belirli aile başkanları ve kabile ileri gelenlerinden başkalarının bu toplantılara iştirak ettiği görülmezdi.
Bütün Mekkelilerin ortak meclisi olan Daru'n-Nedve'nin yanında bir de her kabilenin, kendilerine ait "Nâdî" denilen, toplantı yerleri vardı. Gerek Daru'n-Nedve'de ve gerekse Nâdîlerde yapılan toplantılar, basit de olsa, bir protokol çerçevesinde olurdu. Bu mekânlar, siyasî ve askeri kararların alındığı yerler olmaları yanında, sosyal faaliyetlerin de yürütüldüğü yerlerdi.

Daru'n-Nedve İslama Karşı
Daru'n-Nedve, en hareketli günlerini, kuruluşundan uzun zaman sonra, Resulullah (s.a.s)'in davetini engellemek ve inananları sindirmek için yapılan toplantılar sebebiyle yaşamıştır. Mekke'li müşrikler, Mekke şehir devletinin parlemantosunda kararlar alarak İslâmı yok etmeye çalışmışlardır. Resulullah (s.a.s.) ise ilk zamanlardan başlayarak Daru'n-Nedve'ye  karşı; “Daru'l-Erkam’ı” karargâh yaparak tevhit mücadelesini sürdürmüştür. . Bu Nâdîlerde de İslâm’ı yok etmek için sürekli küçük çaplı toplantılar düzenlenmekteydi.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...