YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 9. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSRAF ve ZARARLARI (V)

3)- Ev Eşyası İsrafı
Evler bu gün depo haline gelmiş olup işe yaramayan eşyalarla doludur. Üstelik insanlar daha yenisini almak için can atmaktadırlar. Eşya sanki günümüzde totemik bir hal kazanmıştır. İşte bu, israftan başka bir şey değildir. Cenab-ı Hak, Hümeze suresinde: O insanlar ki habire topladıkları mal ve eşyanın kendilerini dünyada ebedi tutacağını zannederler. Hayır! Hiç de öyle değil. Buyurmaktadır. Zaruri ve ihtiyaç olan mallar israf değildir. Ama lüzumsuz, fazla, hele tamamen kibir ve gösterişe matuf, nefsani tatmin aracı olan eşya yarar yerine zarar getirir.

4-)Zaman israfı
Cenabı Hak Kur’an-ı Kerimde, zaman mefhumunu ifade eden bazı vakitlere (Gece, gündüz, fecr, asr, duha gibi)  yemin etmiştir. Bu durum bize zaman denilen sermayenin ne denli önemli olduğunu ifade etmektedir.  Peygamber efendimiz de şöyle buyurmaktadırlar:  “İnsanların çoğu kendilerine verilen iki nimette aldanmışlardır. Biri sağlık, diğeri de boş vakittir.”
Yine ahirette bütün insanlara sorulacak dört şeyden ikisinin: ömrün ve de özellikle gençliğin nerede tüketildiğinden olması, zamanın israf edilmeyecek kadar değerli olduğunu ihtar etmektedir. Çünkü boşa zaman tüketmekle ömür sermayesini çürütmek aynıdır. O yüzden çalışmayan demir pas tutar miasali boş duran insan kendine, etrafına ve topluma zararlı bir varlık haline gelir. Zira böyle birisi her türlü kötülüğe teşnedir. Zamanı yönetmekle başarı pareleldir. Hayatında başarısız insanlar aynı zamanda vakit yönetimini beceremeyenlerdir. Hz. Ali K.v. şöyle der: “Vakit Kılıç gibidir, sen onu kesemezsen, o seni keser. Buna rağmen İnsanların, değerini bilemeyip hoyratça harcadıkları nimetlerin başında vakit gelir. Peki zaman, hangi hallerde israf edilmiş olur?
a)- Boşa vakit geçirerek: Hiçbir iş yapmadan tembel ve miskin bir vaziyette oturmaktır. Peygamberimiz ashabından bazılarıyla giderlerken bir adama selam vermezler. Geriye dönüşlerinde ise selam verirler. Ashap, Ya Resulallah az önce selam vermediniz, şimdi niye verdiniz? Diye sorar. Efendimiz, “o zaman hiçbir iş yapmıyordu, şimdi ise bari yer karıştırıyor.” buyurur. Hani derler ya “boş durmasından köpek taşlaması yeğdir” diye. O ise boş vakit büyük bir nimettir. Nice insanlar cımbızla boş vakit ararlar ama bulamazlar. Bazıları da kocaman bir ömrü serapa boşa geçirerek heba ederler.
 b)- İçini dolduramayacak lüzumsuz işler yaparak: Çarşı-pazarda gayesiz dolaşmak, kahve köşelerinde ömür tüketmek, boşa konuşmak haddinden fazla uyumak, tv. Karşısında saatlerce oturup durmak, sosyal medyada ömür tüketmek hep bu kategoriye giren malayani durumlardır. Hadis-i Şerifte: “Bir insandan, Allah’ın yüz çevirdiğinin alamet-i farikası, o kişinin lüzumsuz işlerle uğraşmasıdır. Mü’minun suresinde dünya-ahiret mutluluğunu yakalayan ve kurtulan mü’minlerin vasıfları sadedinde: “Onlar ki, içi boş ve dünya-ahiretine müspet katkısı olmayan lüzumsuz işlerden yüz çevirirler” şeklinde ifade buyurulur. İnsanın iyi bir Müslüman olduğunun ölçüsü, vakitlerini, nasıl, nerede ve ne ile değerlendirdiğiyle orantılıdır.
 c)- Haram fiiller işleyerek: Bu diğerlerinden daha vahim bir durumdur. Vakti kullanamamanın en kötüsüdür. Zira iki defa suçludur: Vakti israf ve harama irtikap... Kumar oynamak, içki içmek, uyuşturucu kullanmak, gıybet etmek, laf taşımak vb. günahların işlenmesi için harcanan vakitlerin hepsi bu kısma girer. Bazen malı telef etmekten daha öte bir durum bile arz eder. Çünkü malın telafisi ve geri kazanılması kabilse de zamanı geri getirmek ise asla mümkün değildir.
d)- Dedi-Kodu ederek: İşe yaramayacak bir şekilde, havadan-sudan, içi boş, tek veya karşılıklı konuşmadır. Bir hadisi şerifte Peygamberimiz, “kim Allaha ve ahirete inanıyorsa ya hayır konuşsun ya da sussun.”(Müslim, İman,74 )buyurarak faydasız konuşarak zaman kaybetmekten Müslümanı sakındırmıştır. Yine başka bir Hadis-i Nebevide: “Her duyduğunu konuşması kişiye günah olarak yeter” şeklinde gelmiştir.
Öyle ise on düşünüp bir konuşmak gerekir. O yüzden “söz biliyorsan söyle ibret alsınlar. Söz bilmiyorsan sus, insan sansınlar.” Demiştir eskiler. Çok konuşmak hamakata, yerinde konuşmak zekaya delalet eder. Yapılan araştırmalarda cahil ve anormal insanların çok konuştukları ve sözlerinin hemen hepsinin yersiz ve lüzumsuz olduğu tespit edilmiştir.

5-)Sıhhat israfı
İnsana verilen nimet ve emanetlerin başında sağlık gelmektedir. Bir insan padişah olsa özeneceği tek insan sağlıklı kimsedir. Kanuni ne güzel söylemiştir: “ Muteber bir nesne yok cihanda devlet gibi; bulunmaya devlet bir nefes sıhhat gibi.” 
İnsanlar ekseriyetle sağlık nimeti içinde dünyaya gelirler, ne yazık ki bunun kıymetini bilemeyip hoyratça harcama yoluna gitmektedirler. Nitekim Aristo şöyle diyor: “İnsanların bazı halleri şaşılacak bir durumdur: Önce para kazanmak için sağlıklarını kaybederler. Sonra da sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar.”
Halbuki herkes hayatını şu nebevi düstura göre ayarlasa, böyle bir paradoksa(çelişkiye) düşmüş olmayacaklardır: “Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini biliniz: Ölümden önce hayatın, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin, yaşlılıktan önce gençliğin, fakirlikten önce zenginliğin. (Buhari, Rikak,1)

      6-)İnsan israfı
İnsan eşref-i mahlûktur. Hz Allah, onu en güzel surette, özel donanımlarla yaratmış, kâinatta her şeyi onun hizmetine vermiştir. O sebeple israf edilmemesi gerekenlerin en başında insanın kendisi gelir.  İnsan, kendi değerini bilmeli ve bunu israf etmemelidir. Kuranı Kerimde insan israfından bahseden ayetler diğer müsrifane harcama ayetlerinden daha fazladır. İnkârı tercih ederek zulmeden kâfirler, dünyada kendilerini israf etmişler, ahirette ise ebedi olarak cehenneme atılacaklardır.(Taha,124) şeklinde ifade buyurulmaktadır.
Kuranı Kerimde israfçı insanların yeryüzünde bozgunculuk yaptıkları ve kendilerine katiyen itaat edilmemesi ifade edilmektedir. (Şuara,151) Bu ayet bazı müfessirlerce şöyle tefsir edilmiştir: İnsanların arasını bozan, ürettikleri zararlı maddelerle havayı, karayı, denizi batıran; insanların ahlakını ve çevreyi dejenere edenlere asla itaat etme. Çünkü onlar gerçekten müsrif: Yerde alıp gökte savuran; akılları, fikirleri, iz’anları, kalpleri bozuk ve hasta kimselerdir. Ufacık menfaatleri için insana, tabiata, topluma, hayvanata ve cemadata vermeyecekleri zarar yoktur. Onlar, başkasının iyi halinden rahatsız olan kibirli, zalim ve mel’un, inanmayan cebabire (zorba) kimselerdir.
Bir insanda fevkalade bir zekâ veya bedeni bir kabiliyet olup da değerlendirilemiyorsa bunlar keşfedilmemiş madenler gibidir. Madenler bir gün değerlendirilebilirken, insanlar ölünce külliyen heba olmuşlar demektir.
O yüzden günümüzde en büyük israf, insan kaynakları israfıdır. İnsanın yetişmesi için büyük meblağlar harcanılır. Ama birçok insan ya atıl bir vaziyettedir veya aldığı eğitim ve kabiliyetine ters bir yönde ömür tüketirler.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...