YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 72. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAM DİNİNE GÖRE CİN VE CİNLER ÂLEMİ  (VII)

Cinlerin Yiyecekleri
Zerreden kürreye, görünenden görünmeyene kadar bütün canlıların rızkını “Razzak-ı Âlem “ olan Mevla-i Zül-Celal vel-Kemal hazretleri verir. Nitekim bir ayeti kerimede şöyle ifade buyurulmaktadır:
وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
Manası: Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır. (Hüd,6)

Binaen aleyh Hz. Allah’ın koyduğu rızıkları taksimat sisteminde her canlının kendine has yeme-içme şekil ve maddeleri vardır. Her varlık, farklı yiyeceklerle karnını doyurur. Böylece Kâinatta hem boşa giden ve telef olan bir şey olmaz; hem de aç kalan veya acından ölen bir canlı bulunmaz. Çünkü her halükarda Sünnetullah hükmünü icra eder ve bütün canlılar – bir şekilde- mutlaka karnını doyurur. Yeterki beşer eli ve sun’i müdahalelerle sisteme çomak sokulmasın. Dolayısıyla Hz. Allah, Cinlerin de rızkını yaratmış ve taksim etmiştir.

 Peki, Cinlerin yiyecekleri nelerdir?
*Kemik ve hayvan gübreleri: Nitekim İbn Mes'ud (r.a.) şöyle demiştir: "Bir gece Hz. Peygamber (s.a.s.) ile beraberdik, birden aramızdan kayboldu. Vadilerde, dağlarda aradık bulamadık. Geceyi hep endişe içinde geçirdik. Nihayet sabah olunca bir baktık ki Hîra tarafından geliyor. "Ya Rasûlallah dedik, sizi kaybettik, aradık, bulamadık. Bu yüzden bütün gecemiz endişe içinde geçti." Efendimiz şöyle buyurdu: "Bana cin(ler)den bir davetçi geldi. Onunla beraber gittim. Onlara Kur'an okudum"
İbn Mes'ud der ki: "Bizi de oraya götürdü, onlardan kalan bakiyeleri ve ateş kalıntılarını gösterdi. Peygamberimize cinlerin yediklerini sordular, o da " üzerine Allah'ın ismi zikredilen ve sizin yiyip de üzerlerinde fazla miktar et bıraktığınız bütün kemikler, bütün deve ve at gübreleri.
Bundan sonra Rasûlullah, şöyle buyurdular: "Artık bu ikisi ile taharetlenmeyin, zira onlar kardeşlerinizin yediği şeylerdir." (Müslim, Salat, 150)
* Lavabolarda biriken bulaşık ve yemek artıklarıdır. O yüzden oraya kaynar su dökerken mutlaka besmele çekilmelidir.
*Çöplerdeki soğan, yumurta kabuklarıyla, yiyecek atıkları ve küldür. O sebeple Buralar basılmamalı ama zorda kalınır veya farkında olmadan çiğnenecek olursa en azından “Euzü-besmele” söylenmelidir.
*Besmelesiz başlanılan her türlü yiyecekte ve hatta işte –özellikle- şeytanlar, insanlara ortak olur. Nitekim bir ayette Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri, onlara şöyle ruhsat ve yetki vermiştir:
وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الأَمْوَالِ وَالأَوْلادِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ إِلاَّ غُرُورًا   = Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü; mallarına, evlatlarına ortak ol; onlara va'dlerde bulun. Ama şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder?  (İsra,64)

Cinler ve Büyü
Bazı kötü ruhlu insanların sihir konusunda cinlerden yararlandıkları doğrudur. Ancak bu, sanıldığı ve korkulduğu ölçüde değildir. İnancı güçlü insanlara cinlerin zarar veremeyeceği bir gerçektir. Zaten Kur'ân-ı Kerîm'de sihirle ugraşanlar için: "                                        وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ بِإِذْنِ اللّهِ = Allah'ın izni olmadan onlar kimseye zarar veremezler." Buyurulmaktadır. (Bakara, 102) Çünkü insan bu tür hallere karşı koyabilecek bir takım silahlarla mücehhez kılınmıştır.
 Onların, çoğu zaman yalan söylediklerini de yine Kur'ân-ı Kerim'den öğreniyoruz:
وَأَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى اللَّهِ شَطَطًا = Doğrusu bizim beyinsiz olanımız (iblis veya azgın cinler), Allah hakkında pek aşırı yalanlar uyduruyormuş.
Bu sebeple piyasada cinlerle sihir yaptığını veya yapılanları etkisiz hale getirdiğini söyleyenlerin çoğunun, aslında böyle bir şeyle ilgisi yoktur. Cinlerle ilişki kurabilenleri, onların en fazla binde biri kadardır. Bunların çoğu da cinler tarafından kandırılmakta ve yanlış bilgi verilmektedir.
Zamanımızda cahil kesim ve özellikle de kadınlar bu tür insanlara akın etmekte, onlara milyonlar akıtmakta ve onları bir kâhin sayıp, gaybı bileceklerine inanmaktadırlar. Hâlbuki bunların hepsi büyük günahtır. Hattâ bazıları insanı dinden çıkmaya kadar götürür. Nitekim Ehli Sünnete göre, Kâhine ve falcıya inanmak ( Allah korusun) haric-i din ve imanda kalmaktır.

Ancak cinlerin etkilediği bir takım kimseler olduğu gibi, Cinleri etkileyen ve zararsız hale getiren insanlar da yok değildir. Ama birinci gruba girenler tüccar olup ikinciler yaptıkları karşılığında para almazlar ve bunun istismarını yapmazlar. Bilirler ki, duçar olmuş, na-çar kalmış biçare insanlara yardım etmek çok sevaptır.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...