YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 660. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAM’DA İTAAT, TESLİMİYET VE TEVEKKÜL
(V)

C-TEVEKKÜL
Lügatte, “dayanma, güvenme, vekîl tutma ve vekîle güvenme” mânâlarına gelir. Dinimizde Tevekkül; tedbir ve teşebbüsleri bir kenara atmak değil, bilâkis onların gereğini yerine getirdikten sonra Allâh’a sığınmak ve dayanmaktır. Nitekim ayette Allâh Teâlâ buyurur: “Herhangi bir iş husûsunda  (önce)  onlara  (mü’minlere)  danış! İstişâreden sonra karar verip azmedince de (artık) Allâh’a tevekkül et!..” (Âl-i İmrân, 159)
İşbuna göre Tevekkül
Sebepleri, kudret elinin perdesi bilip onlara riayet etmektir. Tevekkül, Allah'a güvenmektir. Tevekkül, Allah'ın takdir ettiği mukadderatın mutlaka gerçekleşeceğine inanmaktır. Tevekkül, işlerinin tedbirini aldıktan sonra takatinin üzerindeki hususları Allah'a havale etmektir. Tevekkül, en güzel vekil olan Allah'a dayanmaktır. Tevekkül, sadece Allah'tan yardım beklemektir. Tevekkül, yerine getirilmesi gereken hususlarda, Allah Resulü (sav)in sünnetine tabi olmaktır. 
İnsan, başına gelen bela ve musibetlerin baskısından, sıkıntısından, ancak Allah'a teslimiyet ve tevekkülle kurtulabilir. Sebeplere tevessül ederek üzerine düşeni tam olarak yaptıktan sonra, Allah'a tevekkül eden insan, hem bu dünyada hem de uhrada mutluluk ve saadete erişir
Allâh’ın güzel isimlerinden biri de “el-Vekîl”dir. Bu ism-i şerîf, “işlerini usûlüne göre kendisine havâle edenlerin işlerini yoluna koyup, onların yapabileceğinden daha iyi bir şekilde yapan, kendisine tevekkül edilen, her şeyi idâre ve hâkimiyeti altında bulunduran” mânâlarına gelir.
Mü’minlerin her iki cihanda da yardımcısı Allâh’tır. Kim O’na tevekkül ederse, Allâh ona kâfîdir. İster ferdî, isterse ictimâî plânda olsun, gerçek huzur ve saâdet, yalnızca O’na dönmekte, O’ndan yardım istemekte, O’na tevekkül etmektedir.
Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“…İnananlar ancak Allâh’a tevekkül etsinler!” (İbrâhîm, 11; Tevbe, 51)
“…Şâyet mü’minler iseniz, sadece Allâh’a tevekkül edin!” (Mâide, 23)
“…Kim Allâh’a tevekkül ederse, Allâh ona yeter!..” (Talâk, 3)
Hadîs-i şerîfte de: “Eğer siz hakkıyla tevekkül edebilirseniz, sabahleyin karınları aç (olarak çıkıp), akşamleyin tok (olarak dönen) kuşların beslendiği gibi rızıklanırsınız!” (Tirmizî, Zühd, 33) buyrulmaktadır.
Tasavvufta Tevekkül
 Gönlü Allâh ile dolu olan kimsenin yalnız O’na güvenip esbaba tevessülü fiilî dua telâkki ederek, sonuçları yalnız Cenâb-ı Haktan istemesi, neticeleri O'ndan bilmesi ve O'na minnettar olmasıdır.
Hulasa-i Kelam
Sadet-i dareynin (iki cihanın mutluluğu) sadedinde
İlk basamak iman
İman eden; “Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz. Öyleyse mükemmel bir şekilde muntazam olan şu kainat da hâkimsiz olamaz.” Binaen aleyh “Allah vardır. Yer, gök ve içinde ne varsa O’nundur. Diyerek tevhide ulaşır.
Tevhid; kuvvetli bir iman akabinde, sebepler perdesinin şeffaflaşması ve Allah’ın isim ve sıfatlarıyla buluşmaktır. Yani, hayatımızda karşımıza çıkan maddî-manevî her şeyde Allah’ı görebilmek ve sebeplere takılmayıp her şeyde Allah’ı müşâhede edebilmektir.
İkinci basamak itaat 
İtaatta hayır vardır. İtaat dünyada huzurdur, ferahtır, maddi- manevi inkişaflara vesiledir. Öbür âlemde ise; aklın ve havsalanın alamayacağı kadar hoş-güzel ve mütenevvi Cennet nimetleri ile nihayet Cemâlullah’tır. Ama Allah’ın emir ve yasakları istikametinde olmak kaydı-şartıyla. Aksi halde husran ve efkandır.                                
Üçüncü basamak Allah’a teslim olmak
O’na boyun eğmektir.  Teslimiyet; kaderin tecellisi demek olan kazaya rızadır. Ve Allah’ın kaderden bize ayırdığını -bu bir bela ve musibet bile olsa- gönül rızasıyla seve seve kabul edebilmektir.
Dördüncü basamak Tevekkül
Tevekkül, âsûde bahar ülkesinin adresindeki son duraktır. Yani her işini Allah’a ısmarlamaktır ki: Başkasına değil, O’na güvenmek; O’ndan O’na sığınmaktır.
Tevekkül: Gereğini yapmak olan; esbaba tevessülden sonra bütün ağırlıklarınla O’na teslim olmaktır.
Ahir-i Kelam
Mümin-i Müslüman, bir takım sebeplerle, nesi varsa kaybettiğinde bile efgan edip hüsrana düşmez..
Çünkü bilir ki:
Madem O var; Öyle ise her şey var! 
Teslimiyeti varsa O’na, dünya yükü hafiftir artık ona. 
Ve tevekkül varsa O’na, O, mutlaka bizimledir. 
Yerlerin ve göklerin ilahı olan Allah’ın, yanında olduğu kişi,
Evvelden ebede kadar âsûde bahar ülkesindedir.

KAYNAKLAR
Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti
Mükaşefetül-Kulup, Gazali,
Ruhul_Beyan İ. Hakkı Burusevi
Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensur,
Tefsiri Razi
İbn-i Ebî Şeybe, Musannef,
İslam Peygamberi
Fethul-Bari Fi Şerhil_Buhari
Tirmizi
Sahihi Buhari
Sahihi Müslim
Nevevî, Riyâzu’s-Salihîn,
Tabakatı İbn Sa’d
İbn Mace
Süyûtî, Târîhu’l-Hulefâ, 
Marifetname İ.Hakkı Erzurumi
Şamil İs.Ans.
DİB İ.Ans.
Ebu Davut
El-Müfredat, Ragıp El-İsfahani
Doğu-Batı Arasında İslam, Aliya İzzet Begoviç
Musannef, İbn-i Ebî Şeybe, 
Târîhu’l-Hulefâ, Süyûtî, 
Cevherî, eś-Śıĥâĥ,
Elmalılı, Hak Dini,
Ķūtü’l-ķulûb, Ebû Tâlib el-Mekkî,
Kuşeyrî, er-Risâle, I, 464-487;
Gazzâlî, İĥyâ,

İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü’s-sâlikîn,
Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...