YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 649. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

ALLAH C.C.
(V)

TEVHİD ZARFININ MAZRUFU

20.y. yılda çoğalıp gelişerek bütün insanlık dimağını istila eden sapık ideolojilerden Müslümanlar da nasibini(!) almıştır maalesef. İnsanlığı bitirip bataklık gayyasına yuvarlayan muzır akımlar, vücuda giren tehlikeli bir virüs gibi ilerleyerek, önce Yüce İslam dininin nirengi noktası olan inanç esaslarını ve özellikle tevhit anlayışını tarumar etmiştir. Merkez üssü bombalanan bir yerin diğer tarafları nasıl çaresiz kalıp bocalıyor hatta yok oluyorsa inanç noktası yok veya dejenere edilen bir İslam toplumu meydana gelmiştir günümüzde ne yazık ki.
Akide yönünden bozuk-zararlı duygu ve düşüncelerin sultası altında esir olan insanlar, İslamın Amentüsünü  kaybedenince, denize düşen yılana sarılır misali ya ödünç bir inanca sarılmışlar veya kendileri bir takım hurafa imal ederek inanmak zorunda kalmışlardır. Çünkü inanmak fıtratın icabıdır. Ama yanlış olur ama doğru, herkes, tabiatının gereği inanmak zorundadır.  Aynen insanın yeme-içme zorunluluğu gibi… Hatta inanmamak dahi aslında bir inançtır: “İnanmamaya inanmak…”
Öyle ise İslam Amentüsünün ilk şartı olan Tevhit zarfının mazrufu nedir?
Allah'ın birliği zarfı, yaratıcının birliği ile tapılacak varlığın (mabud) birliğini de içine alır. Yaratıcının birlenmesine (tevhid-i uluhiyet), iradi birleme (tevhid-i iradı) veya amelî birleme (tevhid-i amelî) denir. Tüm peygamberler bu tevhid anlayışına çağırmışlardır.

Tevhidin ifade-ibare kısımları

a)-İlmi (Teorik) tevhit
Allah'ta bulunması zorunlu sıfatları kabul etmek, tenzihi (bulunmaması) zorunlu olan eksik nitelikleri de reddetmektedir. İlmî tevhidde tasdik tekzib vardır. İlmî tevhidin iki karşıtı vardır. Bunlar tatil (sıfatları iptal) ve teşbihtir (Allah'ı yaratılmış varlıklara benzetme).
b)-İradi veya amelî tevhid,
Allah'ı niyet, irade ve amel bağlamında birlemektir ki Ortağı olmayan tek Allah'a ibadeti, sevgi, ihlas, tevekkül ve bağlanmayı, yalnız O'ndan ummayı ve korkmayı, hiçbir konuda O'na eş tutmamayı gerektirir.
İradî tevhidde teşvik veya men vardır. Amelî tevhidin de iki karşıtı vardır. Bunlar da Allah'a sevgi, bağlılık, tevekkül ve güvenden yüz çevirmek ile bu konularda başka varlıkları Allah'a ortak koşmaktır (şirk).
Tevhit Bir Bütündür ayrışma olmaz.
İlmî tevhid ile amelî tevhid birbirinin zorunlu tamamlayıcısıdır. İki tevhid birleştirilmeden İslam'ın öngördüğü tevhid anlayışı gerçekleşmez. Sözgelimi, "Allah, tek yaratıcıdır" diyen kişi "la ilahe illallah" demiş sayılmaz. Tevhid kelimesinin özü, gerçek Allah'a, tapmaya layık olan, ortağı bulunmayan tek Allah'a kulluk ve ibadettir. Bu nedenle Allah'ın her şeyin yaratıcısı, rabbi olduğunu, yaratıcılık ve rablıkta ortağı, benzeri bulunmadığını söylemek yeterli değildir. Bunu söylemenin yanısıra, O'ndan başka ibadet edilecek bir mabud olmadığını da söylemek gerekir.
Allah'ın kulların fiillerinin yaratıcısı olması, tüm evreni idare etmesi ve âlemlerin rabbi olması gibi gerçekler ilmî tevhidin konularını oluşturur. Bu gibi gerçeklere kevnî gerçekler denir. Allah'ın emrettiği şeylerin sevilmesi, haram kıldığı şeylerin sevilmemesi, O'nun sevdiğine sevgi gösterilmesi, sevmediğinden yüz çevrilmesi, din hükümlerinin O'nun tarafından teşri kılınması gibi gerçekler de ameli tevhidin öğelerini oluşturur. Bu tür gerçeklere de dini ya da şer'i gerçekler adı verilir. Kevnî gerçeklerle yetinerek dini gerçeklere boyun eğmeyen, peygamberlere uymuş sayılmaz, muvahhid olarak kabul edilmez.

Ehli Tasavvufa göre Tevhit
Mutasavvıflar da tevhidi çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır. Bunlardan en yaygın olanına göre tevhid, kusudî ve şuhudî olarak iki şekilde ifade edilir:
a)- Kusudî tevhit
Sadece Allah'ı kasd ve irade etmek; daha doğrusu, Allah'ın kasd ve irade ettiği şeyi irade etmektir. Bu tevhidde kul ile Allah'ın iradeleri aynı noktada birleşir; aynı şeyi diler ve isterler. Bu tevhid anlayışı, ifadesini "la maksude illallah" cümlesinde bulur.
b)- Şuhudî tevhid
Mutasavvıfın manevi tecrübesinden kaynaklanır. Vecde gelerek kendinden geçen mutasavvıf sadece Allah'ı görür, O'nun dışındaki varlıkları görmez. Vicdanî tevhid ya da zevki tevhid de denilen bu tevhid, "la meşhude illallah" cümlesiyle özetlenir.             

Şuhudî tevhidin üç mertebesi vardır.
1)- Allah, mutasavvıfa fiilleriyle tecelli eder, o da bütün fiilleri Allah'tan görür. Bu mertebeye mahsus tevhid, "la faile illallah" (Allah'tan başka fail yoktur) cümlesiyle dile getirilir.
2)- Allah mutasavvıfa sıfatlarıyla tecelli eder. Bu durumda mutasavvıf varlıkları değil, sadece Allah'ı ve sıfatlarını görür.
3)-Allah zatıyla tecelli eder. Bu durumda mutasavvıf tüm varlıkta yalnız Allah'ı görür. Müşahedeye dayanan bu tevhid, "la mevcude illallah" (Allah'tan başka varlık yoktur) cümlesiyle ifade edilir. Tevhidin bu son şekli, vahdet-i vücudcu mutasavvıfların anlayışını oluşturur.
Tevhit ve İbadet İlişkisi
Allah'a ibadet, belirli amellerle sınırlı değildir. Allah'a ibadet etmek, insanın her adımında, her hareketinde, her sözünde O'nun koyduğu kurallara uymak, O'nun hükümlerini yerine getirmek, resullerinin gösterdiği yoldan yürümek demektir. Yalnızca O'ndan yardım dilemek, korkmak, O'na güvenmek, dayanmak, tevekkül etmek, sığınmak, O'ndan başkasını veli edinmemek, sorunların çözümünü O'na havale etmek, O'ndan başka koruyucu, kollayıcı kabul etmemek de tevhid inancının gerektirdiği tek Allah'a ibadetin boyutlarını oluşturur.

Hulasa-i Kelam

Allah'ın birliğinden söz etmek 0'nun zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir olduğunu söylemektedir. Zatının bir olduğunu söylemek, O'nun kısmının, parçasının, bölümünün olmadığını söylemektir. Çünkü birleşik olmaması Allah'ın zorunlu niteliklerindendir. Sıfatlarının bir olduğunu söylemek, eşinin, benzerinin olmadığını kabul etmektir. Çünkü yaratılmış varlıklara benzememek de, O'nun temel nitelikleri arasındadır. Fiillerinde bir olduğunu söylemek de, ortağı bulunmadığını söylemektir. Çünkü ortalık aczi gerektirir. Tevhid konularını inceleyen ilme “ilm-i tevhid” adı verilir. Her insanın bunu kesinlikle öğrenmesi gerekir.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...