YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 617. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

MEVLÂNÂ VE MESNEVİSİ
(I)

Doğumu ve Lakabı
İslâm Medeniyetinde nev-i şahsına münhasır özellikleri bulunan Mevlânâ’nın asıl adı Muhammed, lakabı iseCelâleddîn’dir. Mevlânâ, Belh’te 30 Eylül 1207/6 Rebîü’l-evvel 604 tarihinde dünyaya gelmiştir.Doğduğu yere nispetle “Belhî‛”denirse de Anadolu’ya gelip yerleşmesi sebebiyle “Rûmî” lâkabı meşhurdur.
Efendimiz ve sahibimiz anlamını ifade eden ve XIII. asırda âlim ve ârifler için kullanılan Mevlânâ kelimesi, daha sonraki asırlarda, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye has bir isim haline gelmiştir.
Milliyeti
Mevlânâ’nın milliyeti çokça tartışılmış ise de Türk olduğu şu rubâîsin (dörtlüğün) den anlaşılmaktadır:
Beni yabancı yerine koymayın, ben bu mahalledenim,
Ben, sizin mahallenizde kendi evimi arıyorum.
Düşman gibi görünüyorsam da düşman değilim.
Hintçe konuşuyorsam da aslım Türk’tür.
Babasıve Annesi
Hz. EbûBekr’e dayanan BelhliHatîbîler sülalesinden olup BahâeddînVeled diye bilinir. Sultânu’l-Ulemâ‛ lakabıyla tanınmıştır. BahâeddînVeled’in annesi Harzemşahlar hanedanından, Alâaddîn Muhammed Harzemşah’ın kızı Emetullâh Sultan’dır. Mevlânâ’nın annesi ise BelhemîriRükneddîn’in kızı Mümine Hatun, Harzemşahlar Türk İmparatorluk hanedanındandır.
Başlangıçta mutasavvıflarla ve BahâeddînVeled ile arası iyi olan, onun meclislerine giden Muhammed Harzemşah, tasavvufa ve mutasavvıflara karşı cephe almış ve BahauddînVeled’inBelh’ten göç etmesine sebep olmuştur. Onu göçe sevk eden hususlardan birisi de Moğol tehlikesini sezmiş olmasıdır.
Yıllarca sürecek olan bu yolculuğa başlanıldığında Mevlânâ beş-altı yaşlarında idi.
Babasının Hicret ve Haccetmesi
Sultânu’l-Ulemâ, maiyyeti, kitapları, eşyası, talebe ve müritleriyle birlikte Belh şehrini ve akrabalarını terk ettikten sonra hacca gitmeye niyet ederek, Bağdat’a doğru yola çıktı. Şeyh ŞihabüddinSühreverdî, hürmet gayesiyle, Bağdad’ın âlimleri ve halkı ile kendilerini karşılayarak Mustansıriyye Medresesinde misafir ettiler. Burada Bağdat ahalisine vaaz ve nasihatte bulundular.
BahâeddînVeled, Belh’in istilası haberinin Bağdat’a ulaşmasından üç gün sonra, Kûfe yoluyla Mekke’ye doğru hareket etti. Hac farizasını ifasının akabinde Medine’ye gelerek Peygamberimizin kabr-i şerîfini ziyaret etmiş, oradan da Kudüs’e geçmişlerdir.
Muhittin-i Arabi ile Şam’da Görüşmesi
Kudüs’te Mescid-i Aksayı ziyaret edip, Şam’a geldiler. Şam’da da birçok âlim ve şeyhlerle görüşülüp sohbetler yapıldı. Bu meyanda şeyh Muhyiddîn-i Arabî ile de görüştüler. M. Arabî, Sultânu’l-Ulemâ ve Mevlânâ yanından ayrılırken:“Subhanallah, bir okyanus bir denizin arkasından gidiyor”diyerek Mevlânâ’daki kabiliyete işâret etmiştir.
Şamdan Menzil-i maksuda Hareket
Sultânü’l-Ulemâ, Şam yolu ile Erzincan’a geldiğinde, bu sıralarda FahreddînBehrâmşah hüküm sürmekte idi. Onun hanımı İsmetî Hatun’un bina ettirdiği İsmetiyye medresesinde ikamet ettiler. Burada çok kalmayıp Akşehir kasabasına gittiler. Behrâmşah’ın, husûsiyetle onun için yaptırdığı medresede dört sene ikametinden sonra Sultânü’l-Ulemâ, Konya Lârende’ye yani Karaman’a gidip oranın emîri olan Emir Mûsâ’nın yaptırdığı medresede yedi sene kalarak dersler okuttu ve camide vaazlar verdi.
Sultânü’l-Ulemâ’nın memleketlerinden hareketleri sırasında Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, beş yaşında idi. Lârende şehrinde ise buluğ çağına erişip Hoca ŞerafeddînLâlâSemerkandî’nin Gevher Hatun adındaki kızı ile nikahlandı. 623 tarihinde birinci oğlu Sultan Veled, daha sonra da ikinci oğlu Alâaddîn dünyaya geldi.….Ve Nihai Menzil: KONYA
SultânAlâaddînKeykubât, kendisine olan muhabbeti sebebiyle ayrı bir şehirde ikametine dayanamayıp özel bir mektup ile Konya‘ya davet etti. Sultânü’l-Ulemâ dahi davete icabet ederek Karaman’dan hareket edip Konya’ya yaklaştığında SultânAlâaddînbizzat, kendilerini karşılamış, fevkalâde hürmet ederek beraberce Konya’ya girmişler ve Sultânü’l-UlemâAltunpâ (Pembe Fürüşân/İplikçi) medresesinde ikamet etmişlerdir.
Babasının Vefatı
Ondan sonra Sultânü’l-Ulemâ, Konya’yı kendilerine mekân ve makam ittihaz edip, dersler okutarak H. 628 senesi Rebîü’l-âhir’in 18. Cuma günü kuşluk vaktinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Mevlânâ türbesindeki kabrinde yatmaktadır. Babası öldüğünde Mevlânâ yirmi dört yaşında idi.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...