YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 596. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA VAKIF VE HÜKÜMLERİ
(IV)

VAKFIN ŞARTLARI
Vakfın sahih olabilmesi için; hem vakfeden şahısta, hem vakfedilen malda, hem vakfın zamanı hususunda (ve vakfın gayesi noktasında) birtakım şartlara ihtiyaç vardır.
Dürrü'l Muhtar'da: "Vakfın sahih olmasının şartı diğer teberrularda olduğu gibi:
*Vakfın Allah rızası için olması;
*Mâlum ve muayyen olması;
*Müneccez (hemen gerçekleşmiş) olup gelecek zamana nisbet edilmemelidir.
*Vakıf, muvakkat olmamalıdır.
*Vakıf'ta hıyar-ı şart bulunmamalıdır.

1)- Vakfeden kimsede icap eden şartlar
*Akil ve baliğ olmak: Delilerin veyabuluğ yaşına ermemiş çocukların tasarruf imkanları yoktur.
*Hür olmaktır: Esir, köle ve mahpuslarınmali tasarrufları geçersizdir.
*Müslüman olma" şartı aranmamıştır. Ancak Müslümanın vakfının sahih olmasında; vakfın şer'i şerife göre ibadet ve gurbet(Allah için ve Allah’a yakınlık niyeti ) olması şarttır.
*Zimminin vakfının sahih olması için ise; hemmüslümanlara göre, hem de kendi dinine göre gurbet olma şartı getirilmiştir. O yüzden zimminin evini; havra veya kilise olarak vakfetmesi bâtıldır. Muhıyt'te de böyledir.(95)
*Ancak zimminin; kendi dininden olan fakirlerin ihtiyaçlarının karşılanması için yaptığı vakıf sahihtir. Çünkü her iki şart da mevcuttur.
*Ancak Mürteddin; riddet halinde iken yaptığı vakıf sahih değildir. Zira mülkiyeti elinden gitmiştir.
*Vakfedenin; vakfettiği şeyin parasının kendi ihtiyacına sarf edilmesini şart koşmamasıdır. Eğer vakfeden böyle bir şart koşarsa vakıf bâtıl (geçersiz) olur".

2)- Vakfedilecek Malda Aranan Şartlar
İslâm hukukçularına göre, vakıfta ebedilik şart olduğu için, vakfedilecek malın buna elverişli ve maldan yararlanmanın da mümkün olması gerekir. Buna göre vakfedilen malda aşağıdaki özelliklerin bulunması öngörülmüştür:
a- Mütekavvim Mal Olması
Kendisinden yararlanmak mümkün ve meşru olan mala "mütekavvim"(elverişli),buözelliği taşımayan mallara ise "gayri mütekavvim" denir.
İnsan fıtratının kendisine meylettiği, değer verdiği ve ihtiyaç duyduğu şeye mal denilmiştir. Bunlar menkul ve gayrimenkul; yararlanılması (intifası) mubah olan ve olmayan diye ikiye ayrılırlar.
Vakfedilecek şeyin, ev, dükkan, arazi gibi ayn'ından veya gelirinden yararlanılması caiz olan gayrimenkul mal niteliğinde bulunması gerekir (Kübeysîa.g.e., I, 351, 352; Hamdi Döndüren, İslâm Hukukuna Göre Alım-Satımda Kâr Hadleri,19).
b- Malın Belirli Olması
Vakıf malın, anlaşmazlığa yol açmayacak şekilde belirli bir mal olması gerekir. Şu evimi veya dükkânımı vakfettim, demek gibi. Yer ve miktarını belirtmeksizin "Şu toprağımın bir bölümünü veya beş-on tane zeytin ağacım vakfettim" sözleriyle (la alettayin) yapılacak vakıf, anlaşmazlığa yol açabileceği için geçerli olmaz (İbnNüceym, el-Bahru'r-Raik, V, 217).
c- Vakfedenin Mülkü Olması
İslâm hukukçuları arasında, vakfedilen malın, vakfedenin mülkü olmadıkça, vakıf tasarrufunun geçerlilik kazanamayacağı konusunda görüş birliği vardır (Kübeysî, a.g.e., I, 355,356).
d- İfraz Edilmiş olması
Kendisinden ancak ayn'ıyla intifa olunabilen mabed, hastane, kabristan ve kütüphane gibi vakıflarda, vakfedilen malın ifrazı (bağımsız birim haline getirilmiş olması) şarttır. Tapusu hisseli olan yerler bu gibi vakıflar için elverişli değildir. Allah rızası için yapılması gereken vakıfla ortaklık bağdaşmaz. Bir gayrimenkulün bir ay mabed, bir ay da iş yeri olarak kullanılması düşünülemez. Ancak alt katların dükkân ve üst katların mescid yapılması halinde, vakfa gelir sağlamak amacıyla, bu caiz görülmüştür (Serahsî, Mebsut, XII, 37; İbnu'l-Humâm, a.g.e., V, 46).
Ancak ayn'ıyla intifa olunmayan, sadece gelirinden yararlanılan şâyi hisseli yerden bir hissenin vakfedilmesi çoğunluk İslâm hukukçularına göre caiz olup, böyle bir vakfın bağımsız birim haline getirilmesi (ifraz) şart değildir.
İmam Muhammed eş-Şeybânî, vakıfta mütevelliye teslimi şart koştuğu için, hisse vakfını caiz görmez. O, bu konuda vakfı; bağışlama ve sadaka tasarrufuna benzetmiştir (Serahsî, a.g.e., XII, 37; İ.Humâm, a.g.e., V, 44-46).
Osmanlı Devleti uygulamasında, fetvaya çoğunluğun görüşü esas alınmakla birlikte, şer'iyye sicillerinde İmam Muhammed'in görüşü doğrultusunda kararlar verildiği de görülmüştür (Molla Hüsrev, Düreru'l-Hukkâm, II, 134; Fetâvâ'l-Hindiyye, II, 365).

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...