YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 587. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMİ İLİMLERDE DELİLLER, HÜKÜMLER VE METODLAR
(XVII)

B. Felsefî Metod
Burada iki zümrenin usulü akla gelir: Mutezile ve Felasife…
 a)- Mutezile
 Emevîler devrinin sonlarında, Eski Yunan'a ait «ulûm-i kadîme» tercüme edilmeğe başlandı. İçinde metafizik mevzu'ların da yer aldığı Yunan kültürü ve felsefesinin İslam topraklarında hızla yayılmasına karşı başlangıçta sırf islamiyeti savunmak ve onları silahlarıyla vurmak için yola çıkan Mu’tezile, ava giderken avlanmıştır. Böylece Yunan kültürünün etkisiyle felsefeye aşırı hayranlık duymuşlardır. Bu durum, onları, aklı ön plana çıkarmalarına ve nakli te’vil etmelerine yöneltmiştir. İşbuna göre bir takım görüş ve metodlar geliştirmişlerdir:
 Mu’tezilenin Usulü Hamsesi
1)-Tevhid  
Cenab-ı Hak zatında tektir. Allah’ın zatından ayrı sıfatları yoktur. Eğer vardır dersek “taadüd-ü kudema” lazım gelir. Allah zatıyla bilir, görür, duyar demişledir. Bu yüzden onlara “muattıla= Allah’ın sıfatlarını ibtal edenler” denirken, kendileri “ehli tevhid” adını koymuşlardır.
2)-Adalet
 Kul, irade ve fiilinde hürdür. Öyle ki fiilinin bile halikıdır. İrade-i külliye müdahil olup kul da bundan ceza görseydi, bu, bir cebir ve zulüm olurdu. Mu’tezile, herkes, kendi kaderini kendi çizer deyip kaderi de inkar etmiştir. Böylece adaletli davrandığını savunmuştur. Bu prensibine paralel olarak “aslah-alellah” vaciptir. Çünkü onun hikmeti kullarının iyiliğini istilzam eder demiştir.
3) -Va’d ve Vaid
 Kul, mü’min ve muti’ vaziyette ölürse cennete girmesi; imansız ve mürtekibi kebire (büyük günah sahibi) olarak ölürse cehenneme gitmesi zorunludur. Böylece ameli, imandan bir cüz saymış; şefaati inkar etmiş; mürcie’ye karşı gelmiştir..
4) -El-menzile beynel-menzileteyn
Mürtekibi kebire ne mü’mindir ne kâfirdir. İkisinin ortasındadır.
5) -Emri bil maruf nehyi anil münker
Farzı ayındır. (Ehli Sünnete göre farzı kifayedir.) Onun için kendi görüş istikametlerinde olmayanlarla daima mücadele hatta onlara büyük zulüm ve işkence yapmışlardır. Ahmet b. Hanbel gibi bir çok Ehli Sünnet ulamasına (Kur’an mahlûk demediği için ) Abbasiler eliyle uyguladıkları hakaret, zulüm ve işkence gibi. Çünkü Mutezilelik Abbasilerin ilk dönemlerinde devletin resmi mezhebi olmuştu.

Mu’tezilenin beş esastan başka görüşleri
*Ru’yetüllah imkânsızdır.
*Yahudilik ve Hristiyanlığın te’siriyle de Kur’an’ın mahlûk olduğunu ileri sürmüşlerdir.              
*Akıl, nakilden üstündür.
*Husn-gubh’da akıl esastır.
*Dinin getirdiği hususlar akılla bilinen şeylerdir. Din, aklın maverasında bir şey getirmemiştir.

*Eğer insanlara din gelmeseydi Allah’ı bilmekle mükellef oldukları gibi farzları ve haramları bulmak hatta yaşamak mecburiyetinde olacaklardı.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...