YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 575. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMİ İLİMLERDE DELİLLER, HÜKÜMLER VE METODLAR
(V)

Zanniyyat
Yüzde ellinin üstünde bir ihtimal taşımakla beraber kat'iyyet ifade etmeyen mukaddimelerdir. Buna hatâbî delil denir ki iknaî bir vasıf taşır. Ne var ki itiraza müsaittir. Hatâbî delil, ancak inatçı olmayan ve kafası karışmamış bulunan kimseleri ikna edebilir.
Hatâbî delilin mukaddimeleri umumiyetle kabul edilmiş ve doğrulukları tasdik edilmiş meşhur kanaatlerdir. Meselâ : «Âlem değişkendir, her değişken hadistir» delili bir burhandır. Buna mukabil «Bir yerde iki baş olmaz, iki baş olan yerde düzen bulunmaz» sözü iknâî karakter taşıyan hatâbî bir delildir.
Avam, burhanı anlayamaz ancak iknâî delilleri kavrayıp tatmin olurlar. Hatâbî delil, karşılıklı konuşmalarda ve normal muhaverelerde kullanılır.
 Kur'ân-ı kerim, her tabakadaki insana hitab ettiğinden hem bürhânî, hem de hatâbî deliller ihtiva eder. Bazı âlimler ise bütün Kur'an delillerinin bürhân olduğunu kabul eder.[ Muhassal, s. 36-37; Yeni İlm-i Kelâm, I, s. 45-46.)

Zanni = Hatabi Öncüller
(1)  Meşhûrât
İnsanlar tarafından (şöhretinden dolayı) kabul edilen hükümlerdir. Herkesin kabul etmesi şart değildir. Sadece bir devrin, bir memleketin insanları veya bir mesleğin mensupları tarafından benimsenmiş olabilir: Bir şeyin taşıdığı hükmü benzeri olan şey de taşır; zulüm, kötü;  adalet, iyidir;  avret yerini açmak çirkindir...  gibi.
2)  Makbulât:
Otoriteye başvurma delilidir.. Yani âlim ve Mürşitlerin görüşlerini belirten hükümlerdir. Mesela: Gazali şöyle diyor: “Mantığı iyi bilmeyen kimsenin ilmine güvenilmez” demek, gibi. Peygamberin sözleri sübut bakımından kat'iyyet ifade ediyorsa yakin bilgi verir.
3) Müsellemât
İlmî bir münakaşa sırasında karşı tarafın doğruluğunu benimsediği delillerdir. Müsellemât, hasmı susturmak için kullanılır. Peygamber efendimizin mi'racını inkâr eden bir Hristiyan’a karşı Hz. İsâ'nın mi'racını delil olarak kullanmak gibi.
4) Muhayyelât
Doğru olmadıkları doğru iken Psikolojik olarak nefret veya neşe uyandırmak için tahayyül edilen doğru veya yanlış hükümlerdir: Şarap akıcı bir yakut, bal iğrenç bir kusmuktur gibi.
(5) Vehmiyyât
Duyular dünyasının dışında kalan hususlar için âlemle kıyas edilerek verilen hükümlerdir: Her var olan mekân tutar, kâinatın ötesi sonsuz bir fezadan ibarettir.
(6 ) Karinelerle hüküm vermek
Bizi bir hükme yaklaştıran ipuçlarıyla hüküm vermektir: Yoğunlaşmış bulutu görüp yağmurun yağacağını söylemek gibi.[ Necati Öner, Klasik Mantık, 192-193.]

Bu zanni öncüllerle meydana gelen kıyas ve hükümler şunlardır:
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...