YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 571. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMİ İLİMLERDE DELİLLER, HÜKÜMLER VE METODLAR
(I)

DELİLLER ve İSTİDLAL
 A)- DELİL
Delil: Mürşid, rehber, kılavuz demektir. Istılahda şöyle tarif edilir: “Bizi, bir şey hakkında müsbet-menfi hüküm vermeğe götüren şeydir. ( Tenkîhu'l-Kelâm, s. 21)
Şayet delilin mukaddimeleri tamamen naklî ise delil naklidir: Allah'ın emrini terk eden âsidir Çünkü Kur'anda : «Emrime âsî mi oldun?» buyurulmuştur. (Tâhâ, 93) Her âsî cehennemliktir. Zira: وَمَن يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَإِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا =  Artık kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır. Buyurulmaktadır  (Cinn, 23) gibi. Öyle ise Allah’ın emrini terk eden de cehennemliktir.
Naklî delil bir bakıma aklî sayılır, çünkü nakli tebliğ eden zatın (peygamberin) doğruluğunu yine akıl ile anlar ve isbat ederiz. O halde sırf aklî delil ile aklî-naklî delil vardır. Veya her nakli delil, aynı zamanda aklidir.[ Curcânî, Şerhu'l-Mevâkıf, I, 207-209; Kelam İlmi, 72.)
Bunlar da kat’i ve zanni kısımlara ayrılır. Kat’i olan delile Mantıkta: “Burhan; Zanni delillere ise “Hatabe” (veya Hıtabe) adı verilir.

Burhan
Lügatte: Berrak, açık, ispat ve ayırt edici kesin ve sağlam delil manasınadır. Nitekim Kur’an ayetlerinde de aynı paralelde gelmektedir:
a)- Hak ile batılı tefrik eden delil-alamet anlamında kullanılmıştır:
* وَقَالُواْ لَن يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلاَّ مَن كَانَ هُوداً أَوْ نَصَارَى تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ قُلْ هَاتُواْ بُرْهَانَكُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
(Ehl-i kitap:) Yahudiler yahut Hristiyanlar hariç hiç kimse cennete giremeyecek, dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara: Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin, de. (Bakar,111)
وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِ وَهَمَّ بِهَا لَوْلا أَن رَّأَى بُرْهَانَ رَبِّهِ كَذَلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّوءَ وَالْفَحْشَاء إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصِينَ
And olsun, kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbinin doğruyu gösteren delilini görmeseydi o da onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirdik; çünkü o, ihlâsa erdirilmiş (temiz) kullarımızdandır.(Yusuf, 24)
b)- Açık ve sağlam şekilde ispat etmesinden dolayı Peygamberlerin mucizelerine de “Burhan” denilmiştir:* اسْلُكْ يَدَكَ فِي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاء مِنْ غَيْرِ سُوءٍ وَاضْمُمْ إِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ فَذَانِكَ بُرْهَانَانِ مِن رَّبِّكَ إِلَى فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ  = Elini koynuna sok; kusursuz, bembeyaz çıkacaktır. Korkudan (açılan) kollarını kendine çek. İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delil (mucize) dir. Çünkü onlar, yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır (diye seslenildi). (Kasas, 32)
c)- Hatta aynı anlam esprisinden dolayı Cenabı Hak, kitabı azizine dahi “Burhan” tesmiye etmiştir:

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءكُم بُرْهَانٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ نُورًا مُّبِينًا   = Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden bir burhan (kesin delil, hakla-batılı ayıran mucize bir kitap) geldi ve size apaçık bir nur indirdik. (Nisa, 174)
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...