YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 565. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA VAKIF VE HÜKÜMLERİ (XV)

VAKIF MALLARININ SATIŞI
Soru: Bazı hayır işleri için kurulmuş bir mülhak vakfın mütevellisiyiz. Vakfımıza çeşitli gayrı menkuller bağışlanıyor. Bunları ihtiyaç duyduğumuzda satabilir miyiz? Ya da bir başkası ile değiştirebilir miyiz?
Cevap: Vakıf, yararlanılabilen bir malı kişinin mülkiyetinden çıkarıp, belli bir hayır için ayırması demektir.  O halde vakıfta esas olan ebedilik: Satılmamak, hibe edilmemek, varis olunmamak ve değiştirilememesidir.  Buna dayanarak fıkıhçılarımız şartnamesinde satma sözü edilmeyen vakıfların (zaruret olmadıkça) asla satılamayacağı kanaatindedirler. Çünkü vakfedenlerin şartnameye koydukları meşrû şartlar, amel, mefhum ve delalet bakımından şâriin (şeriat koyucunun) nassı gibidir.(Bilmen, IV/339)
Daha açık bir ifade ile vakfın mesrû şartnamesi, bağlayıcılık açısından Kurân-ı Kerim gibidir. Uyulması gerekir.(Bilmen, IV/266, 345; Ömer Hilmi,17) Ne var ki vakfın şeri şerife muvafık olmayan şartları muteber değildir, rivayet gerekmez.(Bilmen, IV/351) Sahih ve lâzım bir vakfın şartlarını, vakfeden bile değiştiremez, tahsis edemez. Çünkü vakıf artık onun mülkiyetinden çıkmıştır.(Ö. Hilmi, 47; Bilmen, IV/352) Ancak şartnameye değiştirme şartı koymuşsa değiştirebilir.(Bilmen, IV/353) Bu yetki şartnamede mütevelliye de verilebilir ve o takdirde onlar da değiştirebilirler.(Ö. Hilmi, 47; Bilmen, IV/354) Ancak şartname mutlaksa bir defa değiştirebilirler, "devamlı" kaydı konulmuşsa, devamlı değiştirilebilirler.(Bilmen, IV/354)

Vakfın satılması
Satılıp, bedeliyle bir başka mal olarak onu diğerinin yerine koymaya, yani vakıf yapmaya "istibdâl" denir. Vakfın şartlarını vakfeden (vâkıf) dahi değiştiremeyeceği için, şartnamede satabilme şartı yoksa kendisi dahi satamaz.(Bilmen, IV/352)
Ancak "satabilmek" ten maksat, satıp parasıyla yerine başkasını almaktır. Yoksa vakfın, yerine başkasını almamak üzere satılması caiz olmayacağından meselâ, vakfeden kendi ya da mütevellinin satabilmesi şartıyla vakıf yaparsa vakıf batıl olur. Çünkü bu, vakfın sona ermesi demektir.(Hilal er-Rây, 88-89-91) Halbuki, vakıfta ebedîlik şarttır.(Bilmen, IV/312; )
Vakfın en efdali en devamlı, en faydalı ve en çok ihtiyaç duyulanıdır (Bilmen, IV/ 300)) Ama şartnameye, satıp, başkasıyla değiştirme şartı koyarsa bu caizdir.(Hilâl er-Rây, 91) Ancak bunun caiz olabilmesi de, şartnamede bulunmanın yanında, satın alınanın, değerde, satılandan aşağı olmamasına bağlıdır. Daha düşük değerde olursa caiz olmaz. (Ömer Hilmi,115; Bilmen, IV/ 355)
Keza, şartnamede istibdâl yetkisi zikredilse, ama ne ile istibdâl edileceği zikredilmese mütevelli onu ancak değeri birinciden az olmayan bir akar ile istibdâl edebilir.(Ömer Hilmi, l15; Bilmen, IV/356; )
Vakfın gabn-i fahişle (normal insanların düşmeyeceği bir aldanma ile) satılması halinde satış geçersizdir, vakıf devam eder.(Hilâl ür-Ra'y, 93)
Vakfıyede mütevellinin vakfı satabilmeleri şartı olsa -şartnameyi değiştirmede olduğu gibi- bir defa satabilirler. Bedel olarak aldıklarını tekrar satamazlar.(Hilâl er-Ra'y, 95) "Devamlı" kaydı olursa satabilirler.(Bilmen, IV/356)
Vakfeden, birisine (mütevelliye) vakfı satma yetkisini vekalet olarak verse, vakfeden ölünce vekalet düşer. Öldükten sonrası için de izin vermişse satabilir.(Hilâr er-Ra'y, 98)Şartnamede vakfın para (nukûd) ile istibdaline izin olsa yine satılabilir. Alınan bedel, meşru bir yolla çalıştırılmak ve kârı tayın edilen yöne harcanmak üzere vakıf olarak kalır.(Bilmen, IV/356) Ancak bu mes'ele, tartışmalı bir mesele olagelmiştir. Günümüzün enflasyonist şartlarında daha da naziktir. Olsa olsa (Allah'u a'lem) değerini koruyabilecek bir para birimi ya da altın, ölçü alınarak olabilir.
Şartnamede istibdal yetkisi yoksa vakıf istibdal edilemez (satılıp, yerine bedeli vakıf yapılamaz). Ancak vakıf, şartnamede belirtilen gayesini gerçekleştiremez hale gelir ya da, yıkılır harap olursa veya geliri, masraflarını karşılamaz olursa ilim ve amel ehli bir âlimin uygun görmesiyle satılabilir. Ancak satışta emsaline göre fâhiş fiyat farkı bulunmaması gerekir.(Bilmen, IV/ 355)
Vakfın satılmadan, değişik gaye ile kullanılmasına "tağyir" denir. Meselâ bir evi dersane, bir hanı, hamam yapma gibi. Imdi, şartnamede mütevelli için vakfın tağyiri yetkisi konulmuşsa yapabilirler, konulmamışsa yapamazlar.
Harap olan vakıf aynı cinsten diğer bir vakfa ilhak edilebilir, ayrı cinsten bir vakfa ilhak edilemez.(Ö. Hilmi, 97; Meselâ dersane, yurt haline getirilemez.
Hanefî mezhebine göre vakıf malının satışı, değişim yoluyla olur. (Mal yerine başka mal satın alma gibi) Satışı, zaruret halinde ve özel şartlarla, ilim ve amel sahibi bir hâkim yapar. Ana, baba, çocuk ve eş gibi yakınlara satış yapamaz. Değişim esasına uyulmaksızın yapılan satışlarda satan ve alanın manevî sorumlulukları vardır.
Ebu Hanife'ye göre vakfın satışı caizdir, İmam Ebu Yusuf a, ve Şafiî'ye göre caiz değildir. Çünkü İbn Ömer, vakfedilen şeyin satılamayacağını, hibe edilemeyeceği ve miras olarak taksim edilemeyeceğini açık şekilde belirtmiştir. O bakımdan am Ebu Yusuf diyor ki: "Eğer bu hadisi İmam Ebu Hanife işitmiş olsaydı, herhalde bununla amel eder, vakfın satılamayacağını söylerdi."

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...