YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 558. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA VAKIF VE HÜKÜMLERİ (VIII)

İslam Tarihi boyunca Vakıflar
İslâmî yardımlaşma prensibinin bir sonucu olarak ortaya çıktığını gördüğümüz vakıflar, İslâm ülkelerinin tamamında sayılamayacak kadar çok önemli hizmetler ifa etmişlerdir. Peygamberimizin ve halifelerinin kurdukları vakıflardan sonra, sadece zengin Müslümanlar değil,  devlet başkanları ve devletler de vakıf kurmak için harekete geçmiştir.
Emevîler zamanında
Bu dönemde ilk defa yeni teşebbüslerde bulunuldu, vakıflar genişledi. Nitekim hicrî 88 senesinde Emevî Halifesi Velid b. Abdillmelik, Ümeyye Camii için ilk defa köy ve mezraları gelir getiren birer akar olarak vakfetti.
Abbasî devletinde
Vakıflar gelişme gösterdi. Hatta bu devlette vakıflar o derece ehemmiyetli bir tesis haline geldi ki, bütün vakıfları kontrol eden ve onların bir sisteme bağlanmasını sağlayan teşkilatlar kuruldu (İsmail Hakkı Uzun çarşılı, Osmanlı Devleti Teşkilatına Medhal, 10).
Büyük Selçuklularda
Bu Devleti'in kurulması ile Müslümanların Türk hâkimiyeti altına girmesi vakıf müessesenin bir kat daha inkişafına sebep oldu. Çünkü Selçuklu devletinin ( "Fatımi-Şiî" hareketine karşı) Sünni olması, devletin her tarafında yeniden birçok dinî müessesenin ve bilhassa medreselerin açılmasına sebep oldu. Selçuklu Sultanları, şehzadeleri ve devlet adamları ile ileri gelenler, vakıf kurma bakımından birbirleri ile adeta yarışıyorlardı.
Selçuklulardan sonra ortaya çıkan Harzemşahlar, Atabekler, Eyyubiler, Mısır Memlüklüleri ile Anadolu Selçukluları sülaleleri hâkim oldukları yerlerde malî güçleri oranında vakıflara önem verdiler.

Osmanlılarda Vakıflar
İslâm dünyasında apayrı bir yere sahip olan Osmanlı devletinde vakıflar, büyük bir öneme haiz olup son derece geliştirilmiş, şehirlerin kuruluş ve gelişmelerinde, şehirlerin altyapısının oluşturulmasında, imarında rol oynamıştır. Özellikle devletin kuruluş yıllarında fethedilen topraklarda Türklerin yerleşmesinin imkânları hazırlanmış, yeni köy, kasaba ve şehirlerin kurulmasında ve büyümelerinde etkili olmuştur. Anadolu'nun ve Balkanların Türkleşmesinde etkili olmuş, Çin hudutlarından Viyana kapılarına kadar ilim ve kültürü, bu sosyal yardım müesseseleri ile taşımışlardır. Vakıf eserleri, Türk vatanın tapu senetleridir. Milli hudutlarımızın dışındaki bu eserler hep Türk mührünü taşımaktadırlar
Camiler, medreseler, türbeler, ribatlar, tekkeler, mektepler, köprüler, hastaneler, sulama yol ve kanalları, kervansaraylar, imaretler vs. birçok dinî-hayrî tesisler, hep vakıflar sâyesinde vücuda getirildi.
Osmanlı devletinde, devletin siyasî ve malî kudretinin inkişafına paralel olarak gelişip artan vakıfların, Osmanlılar dönemindeki ilk müessisi Orhan Gazi olmuştur.
Orhan Gazi, İznik'te ilk Osmanlı medresesini kurarken, onun idaresi için, yeterince gelir getirecek gayrimenkul vakfetti. Bu medrese kısa bir müddet zarfında kudretli ilim ve devlet adamları yetiştirdi.
Orhan beyin yaptırdığı ilim ve hayır müesseseleri bir hayli fazladır. Nitekim günümüzde Adapazarı şehrinde halen Orhan Bey Camii ve bir medrese, Kandıra'da Orhan Camii adı ile anılan camiiler ile Bursa'da bir cami, zaviye, misafirhane ve imâret inşa ederek bunlara vakıflar tahsis etti.
Bu hayır eserleri için de müderris, imam, hafız, nakib, tabbah, hakim ve bevvab gibi görevliler tayin etti (Ali Himmet Berki "Vakıf kuran ilk Osmanlı Padişahı" Vakıflar Dergisi V, 127-128).
Orhan Gazi'den başlayarak Osmanlı padişahları, sultanları, vezirleri, emirleri, zengin tebaa, pek çok vakıf yaptılar.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...