YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 547. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

HIZIR A.S.
(II)

….Ve Yolculuğun Başlaması
*Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi. Musa: Halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen (ziyanı) büyük bir iş yaptın! dedi. (Kehf; 71).
Hızır a.s: Ben sana, benimle beraberliğe sabredemezsin, demedim mi? dedi. (Kehf; 72).
Mûsâ a.s: "Unuttuğum şeyden ötürü beni kınama, bana bundan dolayı bir güçlük çıkarma."dedi. (Kehf; 73).
*Yine yürüdüler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında (Hızır) hemen onu öldürdü. Musa (a.s) dedi ki:
-Tertemiz bir canı, bir can karşılığı (kısas) olmaksızın katlettin ha! Gerçekten fena bir şey yaptın!(Kehf, 74)
(Hızır a.s:) Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi? dedi. (Khf, 75)
Hz. Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.(Kehf, 76)
*Yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu. Musa: Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi. (Kehf, 77)
(Hızır) şöyle dedi: "İşte bu, benimle senin aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana, sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim." (Kehf, 78)

Hızır (a.s.)’ın, olayların perde arkasını anlatması
*"O, deldiğim gemi, denizde çalışan birkaç yoksulundu. Onu hasarlı yapmak istedim. Çünkü gemi yolculuğa devam ederse, ileride her sağlam gemiye el koyan bir kral (ve onun deniz korsanları) vardı, Sağlam gemileri sahiplerinden zorla alırdı" (Kehf, 79).
* "Öldürdüğüm erkek çocuğa gelince; onun anne ve babası mü'min kimselerdi. İleride onları isyan ve inkâra sürüklemesinden korktuk. İstedik ki, Rableri bu ölen çocuk yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametli birini versin" (Kehf, 80,81).
Burada Cenâbı Hak'kın, anne-babanın hayırlı kimseler olması sebebiyle, ileride kendilerini üzecek, büyük sıkıntılara sokacak bir çocuğu erken yaşta vefat ettirip, onun yerine daha hayırlı bir evladın verilmesinin, gerçekte o aile için " daha fazla hayır" olduğuna işaret ediliyor.
* Evi, ücretsiz tamir etmesini Hızır a.s.şöyle açıklar: "Bu ev, Şehirde iki yetim çocuğun idi. Duvarın altında kendilerine ait bir hazine vardı. Bunların babaları salih bir kimseydi. Rabbin, onların rüştlerine erip, hazinelerini bizzat kendilerinin çıkarmalarını istedi. Bu, Rabbinden bir rahmettir. Ben bunları kendiliğimden değil, (Allâh'ın emriyle yaptım) İşte, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur" (Kehf,82).
Rasûlullah (s.a.s.), Hızır (a.s.)'ın ilmiyle ilgili olarak, gemi yolculuğu sırasındaki bir konuşmayı şöyle nakleder: "Bir serçe, denizden gagasıyla su alıp, gemiye konmuştu. Hızır (a.s.) bunu Hz. Musa'ya göstererek şöyle dedi: Allâh'ın ilmi yanında, benim ve senin ilmin, şu serçenin denizden eksilttiği su kadar bir şeydir" (Buhârî, İlm, 44, (Enbiyâ, 27, Tefsîru Sûre,2; Müslim, Fezâil, 180; Müsned, II, 3 11, V, 118; İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'ânı'l-Azîm,V,172-185).

Hayır-Şer Meselesi
Bu hikmetlerle dolu yolculuktan, insanların günlük hayatta karşılaştıkları bir takım olayların görünen yüzünün bir de asıl perde arkasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bazan şer olarak görülen olayların arkasından büyük hayırların ortaya çıktığı görülmektedir. Âyet-i Kerîmelerde şöyle buyurulur:
*"Hoşumuza gitmediği halde, savaşmak size farz kılındı. Belki de hoşumuza gitmeyen bir şey sizin için daha hayırlıdır. Belki hoşunuza giden bir şey de sizin için daha kötüdür. Allah bilir, siz bilmezsiniz ( Bakara, 216). *"... Eğer karılarınızdan hoşlanmıyorsanız. olabilir ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah, sizin için çok hayır takdir etmiştir. " (Nisâ, 19).

Hızır a.s. Nebi mi? Veli mi?
İslâm âlimleri, Hızır'ın peygamber veya velî olduğu konusunda değişik görüşler ileri sürmüşlerdir: Şu kadar var ki genellikle tasavvuf erbabı onun Velî, kelâm, tefsir ve hadis âlimleri de nebî olduğunu söylemişlerdir.
Nebi olduğunu söyleyenler
Allah tarafından kendisine rahmet ve ilim verilmiş olmasını (Kehf, 65), kıssada anlatılan işleri kendiliğinden yapmadığı yönünde açıklama yapmasını (Kehf, 82), vahiy ile yönlendirilmesini, sahip olduğu bilgiler dolayısıyla Mûsâ'dan üstün bir konumda tanıtılmasını delil gösterirler.
Ayrıca Hızır'ın nebî kabul edilmesi durumunda Mûsâ'nın ümmetinden olmadığını, dolayısıyla onun şeriatına uymakla yükümlü bulunmadığını da söylemek gerekir (Risâle fî ilmi'l-bâtını ve'z-zâhir, s. 250).
b)- Velî olduğunu kabul edenler ise
Ona verilen bilginin doğrudan Allah'tan gelen bir ilham olabileceğini söylerler. İbn Teymiyye, Hızır kıssasını ileri sürerek velîlerin şeriatın dışına çıkabileceklerini söylemenin yanlış olduğunu kaydeder. Ona göre Hızır'ın Mûsâ'nın şeriatının dışına çıkmadığı, yaptığı işlerin gerekçesini söylediğinde Mûsâ tarafından onaylanmasından anlaşılmaktadır.

 

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...