YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 540. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

EF'ÂL-İ MÜKELLEFİN (XIX)

İbadetler konusunda fâsit-bâtıl ayırımı
Bir ibadetin ya sahih ya da gayri sahih olmak üzere iki durumda bulunabileceği konusunda görüş birliği vardır. Çoğunluk İslâm hukukçularına göre bu prensip akitler için de geçerlidir. Hanefîlere göre, bir akdin rükünlerinde bir eksiklik bulunursa bu âkit olur ve hukukî bir sonuç doğurmaz. Bir satım akdinde icap, kabul veya satılan mal unsurlarından birisinin bulunmaması gibi. Eğer eksiklik akdin şartında, yani vasıflarından birinde ise, sebep teşekkül etmiş olur ve bu buna bazı hukuki sonuçlar terettüp eder. Meselâ; vadeli satışta vade tarihinin belirlenmemesi akdi fâsit kılar. Bunun giderilerek, akdin sahih hale getirilmesi mümkündür.
Ancak bir akitle ilgili nehiy bulunur veya Allah ve Resulü tarafından emredilen şartlarda bir eksiklik olursa akit geçersizdir. Çünkü yasak bulunan yerde akit yapmak Allah'a isyandır. Böyle bir akit zarara sebep olmuşsa cezayı gerektirir. Hz. Peygamber sav şöyle buyurmuştur:"Kim, bizim emrimize uymayan bir iş yaparsa merduttur. Kim dinimize, onda olmayan bir şey sokarsa merdud'tur" (Buhârî, İ'tisâm,20, Büyû', 60, Sulh,5)
Haklarında yasak bulunduğu için faiz ve müşriklerle yapılan evlenme akdinin bâtıl olduğuna hükmetmişlerdir (Bakara,221, 275; Gazzalî, el-Mustasfâ, II, 31; Pezdevî, Usûl, I, 66; İbnü'l-Hümâm, et-Tahrîr, I, 329).
                                                       
Haram ve Helali belirleme hakkı Allah ve Resulüne mahsustur
 İnsanlara böyle bir yetki verilmemiştir:
* يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تُحَرِّمُواْ طَيِّبَاتِ مَا أَحَلَّ اللّهُ لَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُواْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ "Ey iman edenler! Allâh'ın size helal kıldığı güzel ve temiz şeyleri kendinize haram kılmayın ve sınırı aşmayın" (Mâide, 87).
*    يُفْلِحُونَ    وَلاَ تَقُولُواْ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هَذَا حَلاَلٌ وَهَذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُواْ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ إِنَّ الَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ لاَ "Dilleriniz yalana alıştığı için "bu helaldir", " şu haramdır" demeyiniz. Sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise kurtuluşa eremez" (Nahl, 116).
Kendi düşüncesine göre, helalleri haram saymaya çalışan kimseleri Cenab-ı Hak şöyle uyarır:
" قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ قَتَلُواْ أَوْلاَدَهُمْ سَفَهًا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُواْ مَا رَزَقَهُمُ اللّهُ افْتِرَاء عَلَى اللّهِ قَدْ ضَلُّواْ وَمَا كَانُواْ مُهْتَدِينَ =Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar ziyana uğradılar, saptılar. Onlar doğru yola gelici de değildirler" (En'am, 140).
Helalı haram, haramı helal yapan kimseler hakkında yüce Allah şöyle buyurur: "Onlar, hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'tan başka Rabler edindiler. Hâlbuki onlar, ancak bir olan ve kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'â ibadet etmekle emir olunmuşlardı. Allah, onların koştukları ortaklardan münezzehtir" (Tevbe, 31).

Bu âyet nâzil olduktan sonra, daha önce Hıristiyan olarak Şam'a gitmiş bulunan Adiy b. Hatim et-Tâi Medine'ye geldi ve Hz. Peygamber'e âyeti okuyarak; Hristiyanların rahip ve hahamlarına ibadet etmediklerini, dolayısıyla burada ne anlatılmak istendiğini sordu. Nebî (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Onlar helalı haram, haramı helal yaptılar. Hıristiyanlar da onlara uydular. İşte bu, onlara ibadet etmeleridir" ( Muhtasaru Tefsîri İbn Kesîr, İhtisar ve tahk, Muhammed Ali es-Sâbûnî, II, 137).
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...