YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 528. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

EF'ÂL-İ MÜKELLEFİN (VII)

Sünnet Uygulama cihetinden iki kısma ayrılır
1)- Sünneti Hüda
Peygamberimizin peygamber olması hasebiyle ibadet-taat türünden yaptığı sünnetlerdir ki iki kısma ayrılır:
a) Müekked Sünnet
 Hz. Peygamber (s.a.s.)'in devamlı işleyip ama bunun (farz v vacip gibi) bir emir olmadığını göstermek için nâdiren terk ettikleri amellerdir. Bunlar, esasen pek önemli olup farz ve vacipten sonra dini tamamlar ve üçüncü sırada yer alır. Mesela: Abdestte ağza-burna su vermek, Sabah namazının sünneti, beş vakit namaz için ezan-ikamet ve de cemaatle namaz gibi.
Bu Sünnet-i seniye, bazı ahval ve şartlarda terk edilebilirse de külliyyen fert veya toplum tarafından terkine hiçbir mazeret kifayet etmez. Hele Müslüman bir toplumun hepsi (nesyen mensiyyen) devamlı olarak bu sünneti bırakamaz. Nitekim bir köy veya mahalle, ezan ve kamet okumayı devamlı surette bırakacak olurlarsa "itâb" olunurlar. Sabah, öğlen ve akşam namazlarındaki sünnetlerin; beş vakit namazın cemaatla kılınması ve çocukların sünnet ettirilmesi de aynı şekilde bir toplum tarafından temelli olarak terk edilemez. Nitekim Hadisi şeriflerde:
* “ Bir kimse üç günden fazla cemaati terk ederse kalbi mühürlenir.
*”Bir Müslüman, bilerek art arda cumayı bırakırsa kalbi katılaşır veya münafıklardan yazılır diye gelmiştir.
Yine birisi mazeretinden dolayı evlenmeyebilir. Fakat bir toplum komple evlenmekten vaz geçemez. Çünkü evlenmek insan ve Müslüman olmanın alameti farikalarıdır. Alametler ise hazfedilemez.
İşbuna göre Sünneti müekkedeler, ferden ve ferden her Müslümana sünnetse de ümmeti Muhammed’e toplu olarak vacip mesabesindedir. O itibarla cemaatle namazı devamlı olarak terk edenler hakkında Efendimiz sav: “Evlerini yıkmak ve şahitliklerini kabul etmemekle tehdit etmiştir.
b) Gayr-i Müekked Sünnet
 Hz. Peygamber'in çok defa terk, bazen eda ettiği sünnetlerdir. Namazda uzun okuma, ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetleri, tasaddukta bulunmak gibi. Gayr-ı müekked sünnetlere müstehab, mendûb, nafile ve tatavvu’ isimleri de verilir.
b) Sünnet-i Zevâid
Hz. Peygamber (s.a.s.)'in beşer olması itibariyle yaptıklarına sünneti zevaid denir. Bunları terk eden kınanmaz. Efendimizin bir insan olarak yeyip içmesi, oturup kalkması, giyim-kuşamı, sakal bırakması gibi.
Şu kadar var ki sırf ona muhabbet ve bağlılığından dolayı bunları işlerse me’cür olur. Nitekim Âyet-i kerimede şöyle buyurulur: لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً = Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir. ( Ahzâb, 21).
Sünnetin Hükmü
Farz veya vacip olduğuna itikat etmeksizin ifa etmektir. Terk eden her ne kadar günaha düçar olmasa da işleyen mecür ve şefaatı Resule mazhar olur. Bir yönüyle de Sünnet, Peygamber efendimizin güzel ahlak ve teşviklerini madden yaşayarak ruhen tekâmül etmenin en güzel bir vesilesidir.
Sünnet mutlak olarak kullanıldığında Hulefâ-i Râşidîn'in sünnetini de kapsar. Ayrıca farz ve vâcibde olduğu gibi sünnetin kifâyî çeşidi de bulunur. Ramazan'ın son on gününde itikâf yapmak ve terâvih namazını cemaatle kılmak gibi. Farz namazlarda cemâat, sünnet-i ayn'dır. Yani bir kısım müslümanların cemâatle namaz kılması, diğerlerinden sünnet yükümlülüğünü kaldırmaz.

Sünnet, farz ve vacipten az sevap kazandırır. Kasten terk halinde ceza değil, kınama gerekir. Her iki Sünnetin zıddı da tenzihen mekruhtur.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...