YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 518. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

DİLENCİLİK
Dilencilik nedir?
 Dinimiz, çalışmayı emir ve tavsiye ettiği gibi, bunu üstün bir fazilet olarak görmüş, tembelliği ve buna bağlı olarak dilenciliği de o ölçüde kötülemiş ve yasaklamıştır.
Yoksulu doyurmak, isteyene vermek müslümanın görevidir. Fakat insan şeref ve haysiyetini zedeleyen, kişiliğini yok eden, yardımsever insanların temiz duygularının istismarına yol açan dilencilik, çirkin, bir  o kadar da yüz kızartıcı iş olarak görülmüştür.

İslam’ın, Dilenmeye karşı, duruşu
İslâm; çalışmayan, tembel tembel oturan, bir lokma ile bir hırkaya rıza gösteren, başkalarına yük olan müslümanları iyi bir insan saymamıştır. Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı gibi, dilenmek ve dilenciliği bir meslek hâline getirmek şiddetle yasaklanmıştır.
Dilencilik; tembellik ve halkın yardım duygularını istismardan başka birşey değildir. Böyleleri İslâmiyetin tevekkül anlayışını da kendi düşünceleri açısından değerlendirmekten çekinmezler. Onlar, çalışmadan oturup başkalarından bir şeyler beklemeyi tevekkül sayarlar. Nitekim Hz. Ömer, bir yere vardığında miskin bir halde duran bir topluluğu görür. Onlara:
-Hayrola! Siz kimlersiniz? Diye sorar.
-Biz Allah’ın mütevekkil kullarıyız. Derler. Onların tembel ve miskin vaziyetlerini hiç beğenmeyen Hz. Ömer:
-Def’olun, buradan çabuk! Çünkü siz mütevekkil değil, müteekkil (hazır yeyici) siniz. Der.
Hz. Peygamber (s.a.s.), bir taraftan dilencilik gibi bir kötülükten müslümanları uzak tutmaya çalışırken, diğer taraftan onlara çalışmayı tavsiye buyurmuş ve hiçbir müslümanın, çalışıp kazanmanın şerefini, dilenmenin zilleti ile değiştirmemesini istemiştir

Kimler dilenmek zorunda kalmış sayılır?
Peygamberimiz (s.a.s.) yalnız üç sınıf insan için istenmenin helâl olduğunu bildirmiştir. Bunlar da;
1)- Bir şahıs veya topluluğa kefil olup borçlanan ve borcunu ödeyemeyen,
2)- Bütün malı bir felâketle yok olan,
3)-Fakir düşen ve fakirliği onu tanıyanlarca kabûl edilen kişilerdir.
Bunların dışında kalan ve bir günlük yiyeceği bulunup, çalışıp kazanabilecek güce sahip birisinin dilenmesi ise hiç caiz görülmemiştir. (Müslim, Zekât, 109).

Dilenciliğin meslek haline gelmesi
Peygamber Efendimiz, (s.a.s.) meslek hâline getirilen dilenciliği şerefsizlik saymış ve şöyle buyurmuştur:
*Sizden bazıları dilenmekten asla vazgeçmez. En sonunda kıyamet gününde bu şerefsiz kişi, yüzünde bir et parçası kalmaksızın Allah'a kavuşur" (Müslim, Zekât, 103).
*Her kim çok mal toplamak için, insanlardan onların mallarını dilenir durursa, muhakkak bir ateş parçası istemektedir... " (Müslim, Zekât, 105).
*Sizden birinizin bir kucak odun toplaması, sonra o odun demetini sırtına yüklenip satması kendisi içini, verecek veya vermeyecek bir kişiye gidip istemesinden elbette çok daha hayırlıdır. " (Müslim, Zekât, 107).

Dilenmenin Psikolojik Zararları
*Her kötülük insanın benliğinden ve şerefinden bir şeyler alıp götürür. Mükerrem (şerefli) bir varlık olan insana  emanet olarak verilen bu durum cebren ve hile ile ayaklar altında çiğnenmiş olmaktadır.
*Hele hiçbir ihtiyacı olmadığı halde el açıp dilenenler ise şeref ve itibarlarının kökünden yok olmasına ve manevî müflis durumuna düşmelerine sebep olurlar.
* İlk zamanlarda biraz sıkılan böyle birisi git gide ar-haya ve namus perdesini de yırtmaktadır.
*Böylece bir fıtrat deformasyonuna maruz kalan böyle birisi artık kötü bir alışkanlık kazanarak bırakma ihtimalini sıfırlamaktadır. Günümüzde olduğu gibi.
*Çeşitli kılık ve foyalara girerek insanları aldatmanın kolay olduğunu görüp onların iyi niyet ve temiz duygularını istismar ettikleri gibi enayi yerine dahi koymaktadırlar.

HULASA
İslâm dini kadar insana benliğini, izzet-i nefsini ve şerefini korumanın yollarını öğreten hiçbir din, hiçbir ahlâkî sistem yoktur. İslâm'a göre ümmetin geleceği, toplumun şeref ve namusu ne kadar önemli ise, kişinin izzet-i nefsi de o kadar önemlidir ve mutlaka korunması gereken bir şeydir. Her müslüman bu değerli emâneti korumakla mükelleftir. İşte bu emaneti koruyabilmek için insanlara bütün fazilet yolları gösterilmiş, kötülüklerden sakınmaları emredilmiştir
Bunun için fakirlere, acizlere yardımı kuvvetle emreden İslâm, fakir olmayanların, ihtiyaç içinde bulunmayanların dilenmelerini de aynı şiddetle yasaklamıştır.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...