YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 50. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAM’A GÖRE AKRABA VE AKRABALIK İLİŞKİLERİ
( III )


2)- AKRABALIĞIN AHLÂKÎ NETİCELERİ

1)- Sıla-i Rahim
İslam Istılahatında: Akraba ve yakınları ziyaret etme, hallerini ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma anlamına gelir. Zira bir toplum ve barış dini olan İslam'da insanlar arası ilişkilere; özellikle anne-babadan başlayarak sırasıyla diğer akrabanın hal-hatırının sorulması, ziyaret edilip gözetilmesi gibi son derece ali, şerefli ve  mühim bir vazife Prensibi vardır.
Halit b. Zeyd (Ebu Eyyüb el-Ensarî) hazretlerinden rivayet edildiğine göre bir adâm Hz. Peygamber'e gelerek: "Yâ Rasûlallah; beni Cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?" dedi... Rasûlüllah şu cevabı verdi: "Allah'a ibadet eder ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahim edersin" (Buharî, Zekât, 1)

Sıla-i Rahim Nasıl olmalıdır?
*Sıla-i Rahimde akrabaya önce yakın hissetmek vardır. Her ne kadar fiziki uzaklık olsa bile o pek önemli değildir. Esas yakınlık kalbi ve ruhi olanıdır. Zira nice yakın olanlar vardır ki kalben uzaktır.
* Onların yardımlarına her zaman koşmak: Uzaktakinin de yakındakinin de bir şekilde yardım imkanı vardır.
* Ziyaret etmek: Başta bayramlar olmak üzere, zaman zaman ziyâret etmek, mümkünse hediyeler götürmek güzel bir davranıştır. Ayrıca yapılan ziyareti iâde etmek de gerekir. Müslümanı ziyarete gelene gitmemek aradaki bağların daha çabuk kopmasına sebep olmaktır
* Uzakta bulunanların da arayıp sorması, takip ederek izlemesi.
* Onlarla görüşmek ve haberleşmek: Akrabaları devamlı memnun edecektir.
*İyilik, karşılık bekleyerek yapılmamalı: Çünkü karşılık beklenerek yapılan şey, iyilik değil, menfaattır. Menfaat olan yerde ise mutlaka çatışma ve sürtüşme olur. Bu da hısımlığı ibtal ederek hasımlığı doğurur.
*Sadece görüp-gözeten yakınlara sıla-i rahimde bulunulmamalıdır. Herkes, maalesef, şöyle der: Birkaç kere gittik, onlar, bizi hiç arayıp sormadılar, biz de bıraktık. Yanlış!
*Aksine, unutan, akrabalık bağlarını koparanlara karşı da bu vazife yerine getirilmelidir. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir." (Buharî, Edeb, 15)
.
Sıla-i Rahmin Hükmü ve Önemi
Gerek âyetlerde, gerek hadislerde, bunun, namaz, zekât gibi farz ibadetlerden hemen sonra zikredilmesi, İslâmdaki yerini göstermektedir. Onun için Ulama-i İslam, sıla-i rahimde bulunmanın farz olduğu görüşünü ittifakla belirtmişlerdir. Bunun terkedilmesi, büyük günâh sayılmıştır. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:    وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا "Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının, şüphesiz ki Hz. Allah, sizi gözetleyicidir." ( Nisâ, 1);
وَالَّذِينَ يَصِلُونَ مَا أَمَرَ اللّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوءَ الحِسَابِ = "Onlar ki Allah'ın gözetilmesini emrettiği hakları gözetirler (akrabalık bağlarını devam ettirirler ve iyilikte bulunurlar); Rablerine saygı beslerler ve kötü hesaptan korkarlar..."; ( Ra'd, 21,)
وَالَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِهِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ أُوْلَئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوءُ الدَّارِ
Fakat Allah'ın tevhit akidesini kabullendikten sonra onu bozanlar ve Allah'ın bağlanmasını emrettiği bağları koparanlar (akrabalık bağlarını kesenler) ve yeryüzünü fesada verenler var ya; işte bunlar, lânet onlara ve yurdun kötüsü Cehennem de onlara…" ( Ra'd, 25).
" Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse akrabasını görüp gözetsin" (Buharî, İlim, 37; Müslim,İman, 74-77).

 Sıla-i Rahim icap edenler
Ayet ve hadislerde geçen "rahim" (akraba) sözünün hangi derecede akrabaları içine aldığı hususunda farklı görüş ve ölçüler vardır. Şöyle ki:
* Bazılarına göre kendileriyle evlenilmesi haram olanlar: Nisa suresi 93.ayetinde mezkür olan bütün mahremlerdir.
* Bazılarına göre vâris akrabalar: Bu biraz daraltılmış bir ölçüdür. Buna sadece mirastan direkt mal alan anne-babayla kardeşler ve endirekt alan Dede-nine ve amca dayı ile hala teyze girer sadece.
*Bazı âlimler de, “mahrem olsun-olmasın, kişinin bütün yakınları akraba (rahim) dir” demişlerdir. Bu son görüş, toplumsal yardımlaşma bakımından daha kapsamlı ve isabetlidir.
*Akrabalarımız içinde özellikle teyzeye ayrı bir rol biçilmiştir. Nitekim Rasûlüllah (s.a.s): "Teyze, anne yerindedir (veya yarısıdır)" buyuruyor. (Tirmizi, Birr, 5)

* Amca da baba yerindedir. Bu kadar yakın olan kişilere karşı yerine getirilmesi gereken bazı ahlâkî görevlerin bulunması tabiidir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...