YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 5. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAMA GÖRE İSRAF VE ZARARLARI  (I)

GİRİŞ
Birçok kaynakları tükenmiş, Çoğunun da sonu gelmiş olan ihtiyar dünyamızın ahir ömründe  günümüz  insanlarının  fert ve toplum bazında kanayan yaralarından birisi,  belki birincisi “israftır.” Hatta insanlık tarihinde olmadığı kadar ileriye gidilerek toplumsal bir hastalık ve kangren haline dönüşmüş,  israfın da israfı (veya israfın karesinin bol sıfırlı çarpımı) şekline gelmiştir adeta.
Günümüzün bütün ideolojileri hep ekonomi üzerine kurulu: Marksizm,  Kapitalizm, Komünizm,  Sosyalizm, Liberalizm ve Emperyalizm….Hatta bazı ilimler bile…Uzlet köşesinde bu gün karnım  doysun yeter, dünya benim neyime diyen  Batıyı, Protestanlık ve Kalvinizm , boyunduruğundan öyle bir  boşandırmış ki tutabilene aşkolsun…Çalışmak güzel ama tüketmek daha güzel. Çalışan insan, eh işte…Tüketen insan daha iyi…Bu gün çılgınca tüketen bir nesil türedi: Özgür çocuk… Ye, iç, yat, gez, toz, hopla, zıpla ve harca…Hep harca…Durma, tüket ve bitir. Geçmişten kaldıysa zaten bedavadır, hemen ye, durma!  Kendine aitse kim karışır ki sana…Sen özgürsün. Geleceği de bitir. Düşünme  arkadan gelenleri… Ne halleri varsa görsünler. Tüketmezsen, sen, sen değilsin. Kazan veya kazanma ….Fakat tüket, harca…Harca…Hem de çılgınca…Para bulamadın mı? Bak bir çaresine…Hem  Bankalar ne güne duruyor…Her türlü isim altında Kredi veriyorlar ya… Kredi kartları … Sanki bedavaya getiriyorlar… Hele bir de (güya) ucuzluk kampanyaları  yok mu?… Taksitler de cabası… Aman Allahım,  sanki kıtlık devrinden ve açlık cehenneminden  geliyor insanlar…İşte böyle sadece tüketim üzerine kurulmuş bir dünyada yaşıyoruz artık. İşte bunların hepsinin bir tek adı var:

İSRAF EKONOMİSİ….
İnsan, yeryüzünde, Allah’ın üstün kılarak değer verdiği en şerefli varlıktır. O yüzden Cenabı Hak , bu mükerrem varlığı yeryüzünde halife tayin etmiş ve ona sayısız nimetler bahşetmekle beraber başıboş da bırakmamıştır. Ona mükellefiyetler, ona mes’üliyetler  yüklemiş; niçin yaratıldığının şuuruna varmasını;  nimetlere karşılık da şükretmesini –bahusus- istemiştir. Bu şuur ve şükrün muktezasından en başta geleni, nimetler, ne kadar çok olursa olsun, yiyip içerken ve kullanırken, kesinlikle israf etmemektir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, denizden bile abdest alınsa hiçbir şekilde –su bol diye- israf edilmemesini emretmişlerdir. Çünkü yeryüzündeki bütün kaynaklar, nimetler en küçüğünden büyüğüne kadar canlı-cansız her şey, Hatta bu can, bu ten, para, mal, sağlık, akıl hepsi birer emanettir.  Dünyadaki sahiplikler mecazi ve geçicidir. O itibarla ne diyor Yunus Emre:
Mal sahibi, mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi,
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan.

             Mutlaka bu emanetlerin gerçek sahibi olan Hz. Allah, hesabını birer birer soracaktır. Onun içindir ki peygamber efendimiz her insana kabirde bihassa beş şeyden sual edileceğini haber vermişlerdir:
1-)Gençliğini nerde ve nasıl çürüttün?
2-)Ömrünü nasıl ve niçin tükettin?
3-)Paranı ve malını nerden ve nasıl kazandın?
4-)Malını nereye niçin harcadın?
5-)Boş zamanını ve sağlığını ne ile değerlendirdin?

              Dünyanın nasıl bir başlangıcı ve sonu varsa içindeki her türlü nimetlerin de sınırı vardır.  Dünyada tükenmez bir kaynak yoktur. Yer altı ve yer üstü kaynaklarının hepsi  mahduttur. Sular, madenler, petrol sonu gelecek ve  bir miktarı vardır. Binaen aleyh insan, bunları harcarken kifayet nispetinde ve asla aşırılığa (israfa) kaçmadan,  başkalarına zarar vermeden, gelecekteki insanların hakkına ilişmeden sarf etmesi gerekir. Aksi halde dökmek, saçıp savurmak, bunu alışkanlık haline getirmek,  hele bir de bunun toplumsal bir hastalık halini alması bir milletin  içine düşebileceği en büyük felakettir.

O yüzden Mevla-i Zülcelal vel Kemal, malını yok yere harcayanları, har vurup harman savuranları; Vel hasıl sahibi oldukları bedeni, canı, malı, parayı, imkanı, havayı, çevreyi, hesap ve kitap etmeden nefislerini tatmin, şan ve şöhret için harcayan müsrifleri şeytanın kardeşleri olarak tesmiye etmektedir. Zira işledikleri bu yasak fiilleriyle (Allah’a karşı gelmekte) şeytana benzemektedirler. Dolayısıyla şeytanın davranışları nasıl gadab’ı- İlahiyi celp ediyorsa müsriflerin israfı  da aynı şekilde gadab’ı-İlahiyi davet eder.

             NOT: İsraf konusuna bu hafta giriş yapmış olduk. İsraf kelimesinin anlamı ve Kur’an’da kullanıldığı manalar ile İsraf çeşitleri gibi konulara bu sütunun hacmi çerçevesinde  4-5 seferde ele almaya çalıcağız.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...