YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 494. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

ŞİRK VE MÜŞRİK (XIII)

10)- Natüralizm (Tabiatçılık)
                                                                                                                                                                                 Metafizik gerçeklikleri ise ya inkâr etmiş veya maddeye, tabiata irca etmekle onu tanrılaştırmıştır.
Tabiat ve tabiattaki objeleri felsefelerine hareket ilkesi yapan Materyalizm, Darwinizm, Materyalist Panteizm, Nominalizm, Mekanizm, Enerjetizm vb. gibi birçok felsefi sistem natüralist bir karakter taşımaktadır..
Natüralizm, İslâm felsefesi geleneğinde zaman zaman yer alan bir varlık açıklamasıdır. Bunlara göre bilginin kaynağı duyulardır. Bu görüşü İslâm dünyasında ilk temsil eden Ebû Bekir Zekeriya er-Razı' (841-926) dir. O, sistemini Allah, Mutlak Zaman, Mutlak Mekan, Ruh (Işık) ve Madde (Karanlık) gibi beş ezelî olarak kabul ettiği prensip üzerine dayandırmıştır. Ona göre akıl, iyi ile kötüyü, Allah'a aid şeyleri bilme ve dünya işlerini düzenlemek için yeterlidir; bu nedenle peygamber, vahiy vb. gibi başka rehberlere ihtiyaç yoktur. er-Razî, ruhun bedenden bedene geçtiğini (tenasühü) kabul ettiği için tipik bir natüralisttir. Yine o, ruhun ölümsüzlüğüne inandığı için salt materyalistlerden, ruhun bedenden bedene geçtiğini (istihale veya tenasuhu) kabul ettiği için de kelâmcılardan ayrılır:
Natüralistlere göre, iyi, bize faydalı olan, işimize yarayan ve bize haz sağlayan, aynı zamanda, içgüdü ve insan tabiatına en uygun olandır; natüralist ahlâk, ütilitarist (faydacı) ve prağmatist (menfaatçı) bir ahlâktır.
Natüralizm varlığı, düşünce ve değerleri tabiata irca eden bir anlayış olduğu için; böyle bir anlayışa ilâhî dinlerde rastlamak mümkün değildir; ayrıca böyle bir düşünce bu dinlerle de bağdaştırılamaz. Çünkü, metafizik ve mantıkî manada Natüralizm, Materyalizm ve Pozitivizm ile aynı anlama gelmektedir. Natüralizmin İslâm düşüncesiyle de hiçbir ortak yanı yoktur.
Natüralistler bu indirgemeci tavırlarıyla herşeyi tabiata indirgediklerini zannederek, yani tabiatı tanrılaştırarak aslında üst olanın alt olana indirgenemeyeceğini unutmuş görünmektedirler. Çünkü toplumsal ilkeler fizikî ve biyolojik ilkelere, metafizik ilkeler de fizikî ilkelere asla irca edilemezler.                                                                         

Şirk olan Davranışlar
1) Allah’dan başkasına ulûhiyet vermek ve tapmak. Hristiyanların Hz. İsa’ya; Gulatı Şia’nın Hz. Ali’ye İlah demeleri gibi.
2)- Tabiat varlıklarına İlah demek ve tapmak. Aya, Güneşe ve yıldızlara tapmak gibi.
3)- Ruhani varlıklara ulûhiyet vermek. Melekleri Allah’ın kızları saymak ve Cin-Şeytana tapmak gibi.
4)- Peygamberlere ve salih insanlara ilah demek. Yahudilerin, Hz. Üzeyir’e; Hıristiyanların da, Hz. Mesîh’e Allah'ın oğludur demeleri gibi.
5)- Allah’tan başkasını sevmek ve üstün tutmak.
6)- Ondan başkasına tevekkül etmek.
7)- Allah’tan başkasını yegane dost edinmek.
8)- Allah’ın insana ve âleme hulul ettiğine inanmak
9)- Tenasühü kabul etmek
10)- Alameti küfür veya şirk taşımak. Haç ve zünnar takmak gibi.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...