YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 486. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

ŞİRK VE MÜŞRİK (V)

Şirk Çeşitleri
1)- Şirki İstiklal
Kendilerine göre müstakil bir ilah ihdas edenlerin şirkidir. Putperest, Mecusi ve Hinduların şirkleri gibi.
2) Şirki Teb’ız
Allaha inanmakla beraber ulûhiyetin taksimine kail olmaktır. Hristiyanların teslis inancı gibi

3)- Şirki takrip
Allaha inandığı halde kendisini ona yaklaştırması için bir takım put ve heykellere tapmaktır. Cahiliye müşriklerinin şirki gibi. Nitekim ayette bu olay şöyle hikâye edilmektedir. أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ زُلْفَى إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِي مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ
Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez. (Zümer,3)

4)- Şirki Taklit
Birini taklit yoluyla yapılan şirktir ki ekseriyetle önceki atalardan tevarüs edilerek kültürel bir boyut kazanır. Neden ve niçin sorusu hiçbir şekilde akla getirilmeden gayri şuuri olarak (körü körüne) uyulur. Nitekim Kur’an, bunun birçok merhalelerini şöyle dile getirmektedir: إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ      وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ
قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ       أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ    قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ
  أَنتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ قَالَ أَفَرَأَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ    = (Resûlüm!) Onlara İbrahim'in haberini de naklet.  Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? Demişti. Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz diye cevap verdiler. İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?  Yahut size fayda ya da zarar verebiliyorlar mı?  Şöyle cevap verdiler: Hayır, biz babalarımızı böyle yapar bulduk.   İbrahim dedi ki: "İyi ama ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?" (Şuara,69-76)

Kur’an’ın, bu şirk ehlini susturması
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَا أَنزَلَ اللَّهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ آبَاءنَا أَوَلَوْ كَانَ الشَّيْطَانُ يَدْعُوهُمْ إِلَى عَذَابِ السَّعِيرِ = Onlara "Allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan; onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse! (lokman, 21)
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْاْ إِلَى مَا أَنزَلَ اللّهُ وَإِلَى الرَّسُولِ قَالُواْ حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ آبَاءنَا أَوَلَوْ كَانَ آبَاؤُهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ شَيْئًا وَلاَ يَهْتَدُونَ
Onlara, "Allah'ın indirdiğine ve Resûl'e gelin" denildiği vakit, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter" derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi? (Maide, 104)

5)- Şirki Hafi
Bir de gizli veya küçük şirk vardır: İbâdetlere riya ve gösteriş karıştırmak, Allah'ın rızasından sapmaktır. Kur'an'da bu hususta şöyle buyurulmuştur: فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا   = Kim Rabb'ine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabb'ine ibâdette hiç kimseyi şerik kılmasın (ortak tutmasın)" ( Kehf, 110).
Bu âyette geçen, ibâdette Allah'a şirk koşmaktan gaye, ibâdette ihlaslı ve samimi olmamak, Allah'ın rızasının dışındaki riya, gösteriş ve benzeri menfaat duygularını taşımak demektir ( Beydâvi, II, 14).
Amellerdeki riya ve gösteriş gayesi böyle bir şirki tevlit eder. Bu şirkin varlığını gösteren ayetler şunlardır:
* أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا = Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Sen (Resûlüm!) ona koruyucu olabilir misin? (Furkan,43)

Heva: Nefsin mücerret arzu ve keyfidir. Bu hal ve minval üzere olmak nefsinin istediğinden başka ilah tanımamak demektir ki bu tam bir hedonizm ve hodkâmlıktır. Akıl ve mantık daima bertaraf olup Hakkaniyet, ufacık bir zevk uğruna feda edilir. (Elmalı, V, 3590)
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...