YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 48. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAM’A GÖRE AKRABA VE AKRABALIK İLİŞKİLERİ
( I )


Akrabalık Nedir?
Akraba: Birbirine yakın olanlar demektir. Akrabalık ise, insanlar arasındaki nesep, süt veya evlilikten doğan hısımlık durumlarını ifade eder.
Akraba, yakın manasına gelen "karîb" kelimesinin çoğulu olup, aslı "akribâ"dır. Fakat bu kelime Türkçe'mizde akraba şeklinde ( galat-ı meşhur) olmuştur.

İSLAM’A GÖRE AKRABA ÜÇE AYRILIR


1)- Aynı sulptan gelen kimseler: Anne-baba, Dede-nine, Kardeş, yeğen, amca, dayı, teyze, hala gibi.

2)-  Sıhriyyet veya Musaheret
Evlilik yoluyla oluşan ve taraflar arasında (bazılarıyla) ebediyen evlenme engeli doğuran bir akrabalıktır. Öyle ki, boşanma veya ölümle, evlilik sona erse bile evlenme yasağı yine ortadan kalkmayan bir durumdur.

Musahere (evlenme) yoluyla meydana gelen hısımlıkta şu dört kişinin nikâhı ebediyen haram olur:

a) Kayın valide veya Kayınpeder
Bir kadınla evlenen kimse, artık bu kadının annesi ve (anne-baba tarafından) her iki ninesiyle; Kadın da kocasının babası ve dedeleri ile ( ömrü-billah) evlenemezler.

b) Gelinler
Bir kimse, oğlunun veya torunlarının hanımı ile (hiçbir zaman) evlenemez. Ölüm veya boşanma ile evlilik bitse, gelinler dul kalsa, yine engel devam eder. Zira Cenab-ı Hak:   وَحَلاَئِلُ أَبْنَائِكُمُ الَّذِينَ مِنْ أَصْلاَبِكُمْ   = "Kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın karısı... (size haram kılındı)" buyurmaktadır ( Nisa, 23).
İşbuna göre: Himaye veya evlat edinmek maksadıyla alınan çocuklarla, himaye eden arasında bir evlenme engeli doğmayacağı gibi; himayedeki bir erkeğin karısı ile himaye eden arasında da sıhrî bir hısımlık olmaz.
Nitekim Hz. Peygamberimiz, evlatlığı Zeyd b. Harise’nin boşadığı karısı Hz. Zeynep'le evlenmiştir. Hem de bu evliliği Hz. Allah emretmiş ve nikâhlarını da  -Bizatihi Hak Celle ve Ala- kıymıştır.
Cahiliye dönemlerinin kalıntısı ve sakat bir hısım-akrabalık anlayışının ürünü olan evlatlık meselesini, kökten çözerek tarihin derinliklerine gömmek ve bir daha nev-zuhur (hortlama) bir durum arz etmemesi için Allah Resulünün bizzat şahsında pratiği yapılarak işin ciddiyeti gösterilmiştir. O sebeple Ayeti-Kerimede:
        فَلَمَّا قَضَى زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِي أَزْوَاجِ أَدْعِيَائِهِمْ إِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا                                                                                                  
Manası: Zeyd, o kadından ilişiğini kesince, biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. (Böylece) Allah'ın emri yerine getirilmiştir. (Ahzab,37 ).                                                                                                                                                     

c) Üvey anne ve üvey nineler
Bir kimse, babasının veya dedelerinin nikâhladığı bir kadınla ebediyen evlenemez. Kur'an-ı Kerim bunu şöyle hükme bağlamıştır:
وَلاَ تَنكِحُواْ مَا نَكَحَ آبَاؤُكُم مِّنَ النِّسَاء إِلاَّ مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَمَقْتًا وَسَاء سَبِيلاً
"Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Ancak câhiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphe yok ki, o bir hayâsızlıktı. Allahın hışmına uğramaya büyük bir sebepti. O, ne kötü bir yoldu " ( Nisa, 22).

d) Üvey kızlar
Bir erkek, bir kadınla evlenir ve bu kadının başka kocadan olma kızları, oğlunun veya kızının kızları bulunursa üvey baba bunlarla evlenemez. Sonra anneleri boşansa veya ölse de evlenme engeli devam eder. Yalnız yasağın doğması için zifaf şarttır. Âyet-i Kerimede:
وَرَبَائِبُكُمُ اللاَّتِي فِي حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ اللاَّتِي دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُواْ دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ
Manası: "Zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup, himayenizde bulunan üvey kızlarınızla evlenmeniz size haram kılındı. Ancak zifafa girmediğiniz kadınların kızlarını almanızda bir beis yoktur.” buyurulur. ( Nisâ, 23)

DİKKAT! ÇOK ÖNEMLİ NOT!
Zina da, normal evlilikteki evlenme engellerini ortaya koyar. Yani: Bir erkek ile kadın (evli-bekâr fark etmez) zina etse, aynen evlenmişler gibi, bunlar arasında yukarıdaki yasaklar derhal meydana gelmiş olur

3. Süt akrabalığı
Bir çocuğun, iki yaşına kadar, sütünü emdiği kadın ve akrabalarıyla kendisi arasında meydana gelen hısımlık bağıdır. O itibarla: Sütünü emdiği kadın onun sütannesi, kadının kocası sütbabası, çocukları da sütkardeşleri olur. İki yaşa kadar emilen süt çocuğun vücut yapısını tamamladığı için, emzirenin bir parçası: emziren de emenin tıpkı öz annesi mesabesinde sayılır.
Bu tür akrabalığı sadece İslam dini esas alır ve (arada) bir takım hak-hukuk terettüp ettirir. Diğer din ve ideolojilere göre ise böyle bir yakınlık kabul edilmez, maalesef, evliliğe de bir engel olarak görülmez.

EVLAT EDİNMEKLE AKRABALIK OLUR MU?

Tarih boyunca vahiyden uzak kalmış hemen her toplum bunu benimsemiştir. Nitekim İslamdan önce Cahiliye devri Arapları arasında yaygın olan bu tür bir akrabalığı bi’setten önce Peygamberimiz de azatlı kölesi Zeyd bin Harisi evladı olarak ilan etmiş; “ben ona, o, bana varistir” demişti. Bu nevi yakınlığı İslâm, bütün sonuçlarıyla birlikte tamamen ortadan kaldırmıştır.
Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...