YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 471. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA SEFERİLİK VE HÜKÜMLERİ
(VII)

Bir Yerin ikamete elverişli olup olmaması
Hanefilere göre
İkamete elverişli yer, insanların toplu bir vaziyette oturdukları köy ve şehirlerdir. O itibarla dağ başları, ıssız yer ve adalar ikametgâh sayılmaya uygun değildir. İşbuna göre göçebeler, insanlardan hali=ıssız bir yere çadır kurup on beş gün ikamet etseler mukim sayılmazlar. Ebu Yusuf ve Kasaniye mukimdirler.
 Diğer Mezheplere göre
İkametgâha elverişli veya elverişsiz diye bir toprak parçası yoktur. Oturulan yer nasıl olursa olsun ikametgâh statüsüne sahip bir vatandır.

.Seferilik Nerede başlar
Yolculuk, vatan edinilen beldenin veya köyün yola çıkıldığı tarafındaki evlerinden ayrıldıktan ve en az üç günlük bir yere gidilmeye karar verildikten itibaren başlar. Bu yüzden şehir kenarlarındaki yerleşim alanları şehirle bütünleşmiş olan köyler veya köyden yola çıkanlar için "finayı mısır" denilen harmanlık, mezarlık ve ağıl gibi eklentiler geçilmedikçe yolculuk başlamış olmaz.
Şehir veya köyün yerleşim alanı dışında kalan fabrikalar, organize sanayi kuruluşları, toptancı halleri, bağlar, bahçeler, hayvan ve tavuk çiftliği gibi alanlar şehirden sayılmaz.

Seferilik ne Zaman başlar
Hanefilere göre: Vaktin başı veya sonunda ne zaman çıkılırsa çıkılsın o vaktin namazı yolda kılınırsa 2 rekâta irca eder. Şafiilere göre ise: Vaktin girmesinden itibaren dört rekât namaz kılınacak kadar bir süre geçmesi halinde, yolda bile kılınsa, farz tam kılınır.

Yolculuk ve Meşakkat
Sefer, bir yerde yerleşik bulunan kişi için vaka-i adiye (normal) olmayıp arızi ama sıra dışı ve zor bir durumdur. Nitekim bir ayette şöyle ifade edilmiştir:
* فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَاهُ آتِنَا غَدَاءنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَذَا نَصَبًا = (Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi. (Kehf, 62)
*Peygamberimiz, yolculuktan kaynaklanan güçlükleri: “Sefer, ateşten bir parçadır, sizin yemenizin, içmenizin ve uykunuzun tadını kaçırır, düzenini bozar” hadisiyle veciz bir şekilde ifade buyurmuştur.(Buhari, Umre, 19) Bedreddin-i Ayni (Umdetül-kari fi şerhıl-Buhari isimli kitabında)  bu Hadisi Şerifin şarhında şu izahatı verir: “Seferilik birçok yönden meşakkatten hali değildir. İnsan yolculuk sırasında sıkıntı çeker: Yemeğini vaktinde, ağız tadıyla yiyemez, içeceğini içemez. Uykusunu tam uyuyamaz. 
(Fakat hamallık gibi ağır bir işte çalışmada daha fazla meşakkat bulunduğu halde, olağan durum olması sebebiyle bu gibi ağır işler yolculuk durumuna kıyas edilmemiştir.)
Yolculuğun içerdiği meşakkat tek boyutlu değildir.
*En başta yolculuğun getirdiği beden-ruhi yorgunluk ve başka sıkıntılar vardır.
* Bunun yanında yolcunun, yolculukla ilgili gaile ve korkuları, geride bıraktığı işi, eşi, aşı ve hısım-akrabası ile ilgili endişeleri bulunabilir.
* Buna bir de yol, mal ve can güvenliği tehlikesi eklenirse  ruhsatların manası daha iyi anlaşılmış olur.
Vel-hâsıl:
Yolculuk hali, umumi olarak, her türlü güçlük ve sıkıntılardan uzak değildir. Bazı yolculukların rahat, meşakkatsiz ve çok kısa sürede yapılabilmesi sonucu değiştirmez. Çünkü hüküm müstesnaya göre değil, ekseriyete göre tahakkuk edeceğinden, bütün yolculukları şümulüne alır.

Ancak her zaman bakış açısına göre farklı neticeler ortaya çıkmışsa da istikrar yani ikamet hali asıl; seyir=sefer hali de arızi bir durum olarak ele alınmış ve ona göre hükümler vaz’ edilmiştir.
Balkıca

Döviz

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...