YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 465. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA SEFERİLİK VE HÜKÜMLERİ
(I)

GİRİŞ
 Lügatta Sefer Kelimesi
a)-Süpürmek, sıyırıp atmak, ağarmak anlamına gelir ki bütün bunların yolcu ve yolculuk ile pek yakından alakası vardır. Şöyle ki: Şartları muvacehesinde yapılan meşru ve ibretamiz bir yolculuk, insandaki birikmiş negatif enerjiyi süpürerek bütün kötü duyguları sıyırır ve inşirah  (açılma, rahatlama, sekinet) meydana getirir. O yüzden Peygamberimiz: “Seyahat edin ki sıhhat bulasız” buyurmuştur.
Yine yolculuk esnasında insanın gerçek karakteri ortaya çıkacağı, meziyet ve zafiyetlerinin sefer şartlarıyla açık-seçik anlaşılacağı için işbu kelime mevzu lehinde (tam gerçek anlamında) kullanılmıştır.
Nitekim Hz. Ömer, herkes hakkında müsbet veya menfi ahkâm kesen birisine şöyle sormuştur:
-Sen hiç bu kişiler ile alış-veriş yaptın mı?
-Hayır!
- İş yaptın mı?
-Hayır!
-Peki, yolculuk yaptın mı?
-Hayır!
-Öyle ise mümkün değil insanları tanıyamazsın. Çünkü ancak bu üç yerde insan gerçek yüzünü ve huyunu ortaya koyar.
b)-Seferin diğer bir anlamı da mesafe kat’ etmektir ki: Kişinin, ikamet ettiği yerden kalkıp başka bir yere gitmesi veya gitmek için yola çıkmasıdır. Arapça'da, bu şekilde yola çıkmış kişiye de seferî veya misafir denilir. Seferînin mukabili mukimdir ki bir yerde yerleşik bulunan, yolcu olmayan kişi anlamındadır.

Hakiki Sefer Ahirete yöneliktir
Aslında dünya hayatı da ahirete müteveccih bir seferilik halidir ki gerçek değerini, ne idüğünü ve kim olduğunu –her türlü eylem ve söylemiyle- insan bu yolculukta ibraz etmektedir. Nitekim sevgili Peygamberimiz: (Dünyada yaşarken ) “ Bir yolcu (gibi) ol” buyurmuşlardır ki bununla şu iki mana melhuzdur:
a)- Allah’ın rızasına matuf bir hayat yaşaması,  mütemadiyen sayü-gayret ve Allah’a doğru seyr-i seferilik haline bağlıdır.
b)- Yola giden sadece yolculuk gayesine matuf şekilde hareket eder, başka şeylerle ilgilenmeye fırsat ve imkân bulamaz. İşte insan da ahirete doğru mecburi istikamette giden bir insandır. Başka şeylerle çok fazla uğraşmaya vakit harcamamalıdır. Nasıl ki müsafir için vatanı asli diğer vatanlara göre gerçek bir karagah teşkil ediyorsa; ahiret yurdu da bütün insanların asıl ve hakiki bir karargâhıdır. Dünya ise fani ve Hakiki vatan olan öbür âleme götüren bir köprüdür. Nitekim ayette:يَا قَوْمِ إِنَّمَا هَذِهِ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌ وَإِنَّ الْآخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ = Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı, geçici bir eğlencedir. Ama ahiret, gerçekten kalınacak yurttur.(Gafir,39)

 Fıkıhta seferîlik
Günümüzde seferilik, (en az) 90 km. mesafeye 15 günden az bir süreyle gitmek demektir.  Eskiden ise bu, orta yürüyüşle üç günlük, yani on sekiz saatlik bir uzaklıktan ibaretti. Buna üç merhalelik mesafe de denir. Karada böyle bir yürüyüş; denizde ise mutedil havada yelkenli gemi ile on sekiz saat sürecek bir mesafe "sefer süresi" sayılır. Bu yolun, yalnız gidilecek mesafesi esas alınır; gidiş-dönüş (toplam) mesafesine bakılmaz.
Yolculuk yapan kimse, bu kadar mesafeyi günümüzde yeni çıkan ulaşım araçlarıyla daha kısa bir sürede kat etse bile yine yolcu sayılır ve namazlarını kısaltır, diğer ahkamı da ona göre ifa eder.  Çünkü zaman değil, mesafe esastır.
Yolculukta üç günün esas alınması, üç günlük mesh süresine kıyas yapılmıştır. Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Mukim kimse tam bir gün bir gece, yolcu ise üç gün üç gece mesh eder" (Zeylaî, Nasbu'r Râye, II, 183).

 

Balkıca

Döviz

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...