YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 450. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMA GÖRE AV VE AVCILIK
Av
 Eti yenilsin, yenilmesin yaratılışı icabı evcil olmayan hayvana av; böyle bir hayvanı tutup yakalamaya da "avlama" veya avcılık denir. İslâm'da gerek kara ve gerekse deniz hayvanlarını avlamak mubahtır. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:
يَسْأَلُونَكَ مَاذَا أُحِلَّ لَهُمْ قُلْ أُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَمَا عَلَّمْتُم مِّنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّبِينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّهُ فَكُلُواْ مِمَّا أَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُواْ اسْمَ اللّهِ عَلَيْهِ وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ = Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; de ki: Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'tan korkun. Allah'ın hesabı pek çabuktur. ( Mâide, 4)
*أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَّكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِيَ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ  =Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun. "(Mâide, 96)
Av hayvanlarının bir kısmının eti yenir, bir kısmınınki ise yenmez. Bunlar ya derisi, yünü ve dişleri gibi kısımlarından faydalanmak için, ya da şerlerinden korunmak için avlanırlar.
Avlanmanın Cevazı mutlak değildir
Çok fakir olup; et alamayacak durumda olan müslümanların, sırf ihtiyaçlarını karşılamak için avlanmalarında bir mahzur yoktur. Ancak; Fukaha; et alabilecek kudrette olan kimsenin, avlanmasını münâsib bulmamıştır. Çünkü "zevk için öldürme" tehlikesi söz konusudur. İslam, İnsanın sadece nefsani ve behimi arzularını tatmin etmekten öte bir anlamı olmayan her türlü eylem ve söyleme yasak veya sınırlama getirmiştir. O itibarla sadece eğlence maksadıyla avlanmak (en hafif ifade ile) mekruhtur. Hac ve Umrede veya ihramlı iken avlanmak haramdır. Bu husus Kur’anı Kerimde şöyle yer almaktadır:
*  الصَّيْدِ وَأَنتُمْ حُرُمٌ إِنَّ اللّهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ     أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ الأَنْعَامِ إِلاَّ مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي = İhramlı iken avlanmayı helal saymamak üzere (aşağıda) size okunacaklar dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı. Allah dilediğine hükmeder.(Maide,1)
* يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّهُ بِشَيْءٍ مِّنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُ أَيْدِيكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّهُ مَن يَخَافُهُ بِالْغَيْبِ فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذَلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ أَلِيمٌ
 Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avlanma ile (onu yasak ederek) dener ki gizlide (kimsenin görmediği yerde, gerçekten) kendisinden kimin korktuğu ortaya çıksın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acı bir azap vardır. (Maide, 94)
Avcı
Av işini mubah ve helal yollardan gerçekleştiren ehil kimsedir. Aksi halde cani sayılacağı için büyük bir günaha irtikâp etmiş olur. Binaen aleyh avlanılan hayvanın etinin helâl olması için birtakım şartlar vardır. Bu şartların bir kısmı avcı, bir kısmı av hayvanı ve bir kısmı da av aletiyle ilgilidir.

I-Avcıda bulunması gereken şartlar
 a-Avcı; Müslüman, mümeyyiz, akil veya Hristiyan ve Yahudi gibi ehli kitaptan olmalıdır. Bunların dışındakilerin kestikleri hayvan yenmediği gibi avları da yenmez.
b-Avcı avına silâh atarken ya da onu yakalayacak hayvanı gönderirken mutlaka besmele çekmelidir. Kasden besmeleyi terk ederse avın eti asla yenilmez. Çünkü bu; avın helâl olabilmesi için, kat'i nassla beyan buyurulan bir şarttır. Besmele terkedilirse; avlanılan hayvanın eti helâl olmaz. Nitekim Resûl-i Ekrem (sav) Hz. Adiy b. Hatem (ra)'e, suali üzerine şu şekilde cevap vermiştir: "(Ta'limli, eğitilmiş) Köpeğin senin için tuttuğu ve muhafaza ettiği avı ye! Zira köpeğin yakalayıp-tutması şer'i bir kesimdir. Eğer köpeğin, avı yaralayıp öldürmüş ise ve kendi köpeğinin yanında, başka (senin olmayan) bir köpek bulursan, bu noktada yabancı köpeğin, kendi köpeğin ile birlikte avı yakalayıp öldürmüş olmasından şüpheye düşersen, o avı yeme!.. Zira senin; salıverirken çektiğin besmele kendi köpeğinle âlâkalıdır, başka köpek için değildir"(49)
c-Avcı, silâhı ile vurduğu veya eğitilmiş hayvana yakalattığı avı elde etmek için başka bir şeyle meşgul olmayıp hemen harekete geçmelidir. Bazen atılan mermi veya başka alet ava isabet eder ama onu öldürmeyebilir. Bu takdirde avcının avını araması ve canlı olarak bulduğunda behe mahal kesmesi gerekir. Şayet aramayıp bu ameliyeyi gerçekleştirmez de sonra ölü olarak bulursa bu avın eti yenilmez.
Fakat oturup beklemeksizin ya da başka bir işle meşgul olmaksızın yaraladığı avını arayıp da ölü olarak bulursa eti yenir. (Meydanî, el-Lübab, III, 220)
d-Ava silâh atma veya avı yakalayacak hayvanı gönderme işi, bizzat ehil olan avcı tarafından yapılmalıdır. Ava ehil olmayan biri buna karışmamalıdır.

 II-Av hayvanında aranan şartlar
a-Avlanılan hayvan, eti yenen cinsten olmalıdır.
Helaller hakkında şöyle bir ayet vardır: أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ الأَنْعَامِ إِلاَّ مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ =(aşağıda) size okunacaklar dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı.( Maide, 1)
Esasen eşyada asıl olan ibahadır. Onlar artı-eksi değerini  (haramlık veya helallığı) İlahi dinler yüklemiştir. O itibarla ayette sarahaten (Allah ve Resulü tarafından) zikredilenler hariç, geri kalan çoğunluğu size helaldir. Nitekim ayette haramlığı müstesna kılınanlar şu şekilde beyan buyurulmaktadır: حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالْدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْزِيرِ وَمَا أُهِلَّ لِغَيْرِ اللّهِ بِهِ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّطِيحَةُ وَمَا أَكَلَ السَّبُعُ إِلاَّ مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَأَن تَسْتَقْسِمُواْ بِالأَزْلاَمِ ذَلِكُمْ فِسْقٌ =Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. (Maide, 3)
b-Yaratılışı icabı evcil olmamalıdır.
c-Haşerat cinsinden olmamalıdır.
d-Deniz hayvanlarından ise balık cinsinden (tatlı su veya deniz balığı) olmalıdır.
e-Hayvan, av tesiri ile ölmüş olmalıdır. Avcı, yaralanan avına ölmeden önce yetişirse illa ki kesmesi lâzımdır. Aksi takdirde eti yenilmez, mundar olur.

III- Av vasıta ve aletlerindeki Şartlar
Avcılık, ya eğitilmiş köpek, atmaca, doğan, şahin gibi hayvanlarla veya ağ, tuzak kurmak gibi vasıtalarla, ya da yaralayıcı silâhlarla olmalıdır.
Resulullah (s.a.s.), taşla, sapanla, sopayla avlanmayı yasak etmişlerdir. Müslim'de rivayet edilen bir hadis şöyledir: "Taş ne avlar, ne de düşmanı yaralar. Ancak o, diş kırar, göz patlatır. "
Avcı avını vurur ve fakat onu kaybederek bir müddet sonra bulur. Bununla ilgili olarak Adiy b. Hâtem (r.a.)'dan aşağıdaki hadisler rivayet edilmiştir: "Okunu attığın zaman, suya düşmemiş olmak kaydıyla avı ölü bulursan ye... Aksi halde, suyun veya okun onu öldürdüğünü kestiremezsin. "
Eğer onda bir yırtıcı hayvan izi bulamaz ve "senin okunun onu öldürdüğüne hükmedersen ye... "
"Okunu attıktan üç gün sonra avı kokmadan bulursan ye... "

Avlamada kullanılan hayvanlarda aşağıdaki şartların bulunması gerekir:
a-Ava salıverildiği zaman gitmelidir.
b- Muallem yani eğitilmiş yani av için yetiştirilmiş olmalıdır. Köpeğin eğitilmiş olması; üç defa yakaladığı hayvanı yememesi, doğan ve şahin gibi hayvanların da çağırıldığında geri dönmeleri ile bilinir.
c-Yakaladığı hayvanın etinden yememelidir.
d-Avı boğarak öldürmemelidir. Av yaralandıktan sonra başka bir tesirle ölürse eti yenmez.
e-Avlama işinde ona eğitilmemiş başka bir hayvan yardım etmemelidir.

HULASA
Kâinatta herşeyi bir maksat ve çok ulvi bir gaye için yaratan Hak Celle ve A’la, Dünyada zerreden kürreye varıncaya kadar bütün mevcudatı, en mükerrem varlık olan insanın emrine ve hizmetine amade kılmıştır. Şu kadar var ki ona da bu nimetlerden istifade derken bir kısım mükellefiyetler yüklemiştir:
*Yerinde ve belli şartlar çerçevesi içerisinde kullanıp tüketme,
*Bu esnada telef etmemek,
*Nimeti yaratan ve bize bahşeden Razzakın ismini, hem nimeti elde ederken ve hem de yer iken,  anmak,
*Hz. Allah’a verdiği bu imkân ve nimete karşılık şükretmek,
*İlahi nizamın imtihan vesilesi olarak koyduğu kırmızı çizgilere karşı dikkatli ve sabırlı olmak.
İşbuna göre:
*Avcı ava silâh atarken besmele çekmeli, hayvanı vurunca hemen koşup yanına varmalı, ölmemiş ise kesmelidir.
*Yetişmeden silâhın tesiri ile ölmüşse bir şey gerekmez, eti yenir. (Meydanî, a.g.e. III, 217 vd.)
Ancak;
*Avcılıkta dikkat edilmesi gerekli hususların başında elbette merhamet ve ihtiyaç gelmektedir.
*İhtiyacı için avlanan bir müslüman merhameti elden bırakmamalı, hayvanların üreme ve yavrulama zamanlarında avlanmamalıdır.
*Av hayvanlarının nesillerini kurutacak, tabiatın dengesini bozacak bir avcılık, mümini vebâle sokar.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...