YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 447. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

PEYGAMBERİMİZİN EBEVEYNLERİ VE İMANİ DURUMLARI
(II)

HZ. PEYGAMBER’İN ANNESİ
Doğumu ve Sülalesi
Âmine bint Vehb (ö. 577 m.) Babası Vehb b. Abdümenâf Kureyş kabilesinin Benî Zühre koluna, annesi Berre bint Abdüluzzâ da aynı kabilenin Benî Abdüddâr koluna mensuptur. İbn İshak’tan itibaren muhtelif kaynaklar Vehb’in, Benî Zühre’nin hatırı sayılır bir siması olduğunu, kızı Âmine’nin de yüksek bir mevkiye sahip bulunduğunu kaydederler.
Hz. Âmine’nin doğum tarihi hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. Ancak onun genç yaşta evlendiği şüphesizdir. Evlenmesi, Abdülmuttalib’in, oğlunu da yanına alarak Âmine’yi babası Vehb’den (veya vesayeti altında bulunduğu amcası Vüheyb’den) istemesiyle gerçekleşmiştir. O zamanki Arap töresine göre; eşler evliliğin ilk üç gününde Âmine’nin evinde kalmışlardır. Ancak Abdullah evlilikten 6-7 ay sonra vefat etmiştir.
Abdullah ile evlenmesi
Siyer kitaplarının birçoğunda yer alan rivayetlere göre yakışıklı bir genç olan Abdullah’ın alnında diğer gençlerde bulunmayan bir parlaklık mevcuttu. Asâleti, yakışıklılığı ve alnındaki parlaklığı sebebiyle birçok hanımdan evlenme teklifi alan Abdullah, bunlara iltifat etmemiş ve Âmine ile evlenmiştir.
Peygamberimize Hamileliği
Hz. Peygamber’in ana rahmine intikal etmesiyle Abdullah’ın alnındaki nur da ona geçmiştir. Delâilü’n-nübüvve, mevlid ve benzeri eserlerde “nûr-i Muhammedî”, “nûr-i nübüvvet” diye söz konusu edilen nur budur.
Âmine gebelik ve doğum sırasında hiç bir ağrı ve sızı çekmediğini anlatmıştır. Resulullah (s.a.s.), kendi doğumu hakkında şöyle buyurmuştur: "Ben atam İbrahim'in duası, İsa'nın müjdesi ve annemin gördüğü rüyayım. Annem rüyasında içinden çıkan bir aydınlığın Şam diyarı saraylarını aydınlattığını belirtmişti. Peygamber anneleri hep böyle rüyalar görürler. "(Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 127, 128).

Hamilelikte gördüğü Fevkalade haller
Ayrıca kaynaklar, Hz. Peygamber’in ana rahmine intikalinden doğumuna kadar geçen süre içinde bazı fevkalâde olayların meydana geldiğini ve bunların bir kısmına Âmine’nin de şahit olduğunu ifade eden birçok rivayet kaydederler. Hemen hemen ilgili bütün kaynaklarda yer alan ve sahih hadis olarak nakledilen bir rivayette, Hz. Peygamber kendisinin “hâtemü’n-nebiyyîn” (nebîlerin sonuncusu) olduğunu ifade ederken diğer bütün peygamberlerin anneleri gibi kendi annesinin de oğlu için bir rüya gördüğünden bahsetmektedir. Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde üç ayrı yerde geçen (IV, 127, 128; V, 262) hadisin bir rivayeti ile Heysemî’nin kaydettiği bir rivayette (VIII, 223) sözü edilen rüyanın konusuna temas edilmemekte, fakat diğer rivayetlerde rüyada Dımaşk veya Busrâ’daki sarayları aydınlatacak şekilde güçlü bir nur görüldüğü ifade edilmektedir.

Peygamberimizin Dünyayı Teşrifleri
Süleyman Çelebi’ye ait Vesîletü’n-necât’ta ve bugünkü şekliyle Mevlid’in velâdet bahrinde de göze çarpan bu tür ifadeler şunlardır:
Âmine Hâtun Muhammed. Anesi
Ol Sadeften doğdu ol dür dânesi
Çünkî Abdullah’tan oldu hâmile
Vak-t erişdi hafta vü eyyam ile
Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn
Çok alâmetler belirdi gelmeden         
Ol Rebi-ûl evvel âyın nîcesi
On ikinci gece isneyn gecesi
Ol gece kim doğdu ol Hayr-ûl-Beşer
Annesi anda neler gördü neler
Dedi gördüm ol Habîbin Annesi
Bir acep Nûr kim, güneş pervânesi
Berk urup çıktı evimden nâgehân
Göklere dek Nûr ile doldu cihân
Gökler âçıldı ve fetholdu zulem
Üç melek gördüm elinde üç alem
Biri meşrık biri mağribde onun
Biri dâmında dikildi Kâbe’nin
Bildim anlardan kim ol halkın yeği
Kim yakîn oldu cihâna gelmeği
İndiler gökten melekler sâf sâf
Kâbe gibi kıldılar evim tavaf
Hûriler geldi bölük bölük buğur
Yüzleri nûrundan evim doldu nûr
Çevre yânıma gelip oturdular
Mustafâ’yı birbirine muştular
Dediler oğlun gibi hiç bir oğul
Yâradılalı cihân, gelmiş değil
Bu senin oğlun gibi Kadr-ı Cemîl
Bir anaya vermemiştir ol Celîl
Ulu devlet buldun ey dildâre sen
Doğmuştur Senden ol Hulk-ı Hasen
Bu gelen “İlm-î Ledün Sultânıdır”
Bu gelen Tevhîd-i İrfân kânıdır
Bu gece ol gecedir kim, ol Şerîf
Nûr ile âlemleri eyler Latîf            
Bu gece şâdân olur Erbâb-ı dil
Bu geceye can verir Eshâb-ı dil
Rahmeten-lil Âlemin’dir Mustafa…
Hem Şefîal Müznibîn’dir Mustafa…
Vasfınî bu resme tertib ettiler
Ol Mübârek Nûr’u terğib etdiler
Âmine eder çün vakit oldu tamam
Kim vücûda gele ol Hayr-ül Enâm
Susadım gâyet hararetden kat’î
Sundular bir cam dolusu şerbeti     
Şerbeti sundu tâbânâ hûriler
Bunu sana verdi Allah dediler
Kardan ak idi ve hem soğuk idi
Lezzeti dahi şekerde yok idi
İçtim onu oldu cismim Nûr’a gark
Edemezdim kendimi Nûr’dan fark
Geldi bir akkuş kanadı ile revân
Arkamı sığâdı kuvvetle hemân
Doğdu ol saatte ol Sultân-ı Dîn
Nûr’a gark oldu semâvât-ü zemîn
Sallû Aleyhi ve Sellimû teslimâ
Hatta tenâlû cenneten ve naîmâ
Bütün bunlar, müslümanların gönlünde en mûtena mevkiyi işgal eden Hz. Muhammed’in etrafında hâlelenen sevginin tecellileridir.
Âmine doğumdan sonra çocuğunu bir süre yanında tutmuş, ardından da sütanneye vermiştir. Dört yaşlarında onu tekrar yanına almış ve iki yıl daha onunla beraber kalmıştır.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...