YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 442. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İMAM-I MÂLİK  (H.93-179) (VII)

4- İcma
 Malikî mezhebi, diğerlerine nazaran icma'ı daha çok kullanmıştır. Ancak onun İcma’ olarak kabul ettiği: Sadece Medine ulemasının icma'ı olup diğer icma’lar ona tabidir.

5- Medineliler'in ameli
İmam Malik'in fıkhında Medineliler'in amelinin özel bir yeri vardır. Zira o, Medineliler'in yaşayış tarzını, Sünnetin bir tür pratik hali veya rivayeti kabul eder. Aslında o, bu konuda hocası Rabî'a'yı takip etmektedir. İ.Malik'in  kullandığı; "Bin kişinin bin kişiden rivayeti, bir kişinin bir kişiden olan rivayetine, uyulmak bakımından daha hayırlıdır" sözü, Rabî'a'ya aittir (M. Ebu Zehra a.g.e., 325).
Bundan dolayı İmam Malik, Medineliler'in amelini fetvalarına dayanak yapar, haber-i vahid, Medineliler'in ameliyle çelişirse, Medineliler'in amelini tercih ederdi.

6- Kıyas
Bütün fakihlerin istisnalar hariç, ortaklaşa kullandıkları, fıkhın temel kaynaklarından biri Kıyastır. Ashab da Kıyası böyle kabul etmişlerdir İmam Malik, Kur'an'da bildirilen ve hadislerde ortaya konmuş olan hükümlere kıyas yapardı. O, her babın başında, o konuda hüküm bildirdiğini kabul ettiği hadisleri verir, peşinden de fer'î meseleleri sıralayarak; kıyas yoluyla benzer olayları birbirine ilhak ederdi.
İmam Malik, Medine ehlinin icmaını Sünnetten saydığı için, bunu da kıyasında temel almıştır. Sahabe fetvaları kendi usulü çerçevesinde hüküm niteliği taşıyorsa, bunlara da kıyas yapardı. Onun kıyas kaynakları şöylece sıralanabilir: Kitap, Sünnet, Medine ehlinin icmaı ve sahabe fetvaları.

.7- İstihsan
İstihsan, İslâm hukukunun aslî delillerinden biri olmayıp, fıkıh usulünde fer'î bir delil olarak kullanılır. Ortaya çıkan zararları, toplumun menfaatına, bertaraf etmede fakihin genel prensipleri terkedip, özel bir delile dayanarak hüküm vermesi, İstihsan olarak adlandırılır.
İmam Malik'in Muvatta'da rivayet ettiği bir hadisi şerifte şöyle buyurulmaktadır: "Zarar verme ve zararla karşılıkta bulunma yoktur" (Muvatta, II, 122).İmam Malik, İmam Şafiî'nin itirazlarına rağmen İstihsanı zarurî görmektedir. Hatta şu söz ona aiddir: Dinin onda dokuzu istihsandır. (Ebu Zehra, a.g.e., 349)

8- İstishab
Sabit olan bir hükmün, değiştiğine delil bulununcaya kadar, olumlu veya olumsuz haliyle devam etmesini kabul etmektir. İmam Malik, İstishab'ı bir delil olarak almıştır. Zira o, zann-ı galib'e göre mevcut olan durumun, onu değiştiren bir şey olmadıkça bulunduğu şekliyle bâki kalmasının esas olduğunu kabul etmektedir. Eğer böyle olmazsa, hakların kaybolması kaçınılmazdır. Kayıp bir kimsenin durumu hakkında bir bilgi yoksa bu delile göre o, yaşıyor kabul edilir. Hâkim öldüğüne karar verinceye kadar bu böyle devam eder. Ortadan kaybolup ölümüne hükmedilinceye kadar, onun hakkındaki muameleler hayatta imiş gibi yürütülür.
İstishab, isbat edici bir delil olmayıp koruyucu bir delildir. Yani başkasının aleyhinde olan bir şeyi isbat etmez. Mevcud olan hakları korur. İstishab delili diğer fukaha tarafından da kullanılmıştır.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...