YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 441. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İMAM-I MÂLİK  (H.93-179) (VI)

g-)Malikî mezhebinin Kullandığı deliller

1- Kitap
Bütün mezheplerde olduğu gibi, uyulması icab eden ana kaynak Kur'an-ı Kerim'dir. Sünnet ise, Kitabın tefsiri mahiyetinde olup, onu açıklamaktadır. Bundan dolayıdır ki İmam Malik, Kur'an tefsirinin sünnetle olduğunu kabul eder, İsrailiyat türü haberlerin ona sokulmasına şiddetle karşı çıkardı. O, Cumhur'un icma ettiği gibi, Kur'an-ı Kerim'in lâfız+mana (Nazm’ud-dal alel-ma’na) dan ibaret olduğu inancındadır. İmam Malik, her şeyde olduğu gibi, bu konuda da hiç bir zaman tartışmaya girmemiştir (M. Ebu Zehra, İmam Malik, 200).

2- Sünnet
İmam Malik, fıkıhta imam olduğu gibi hadiste de imamdır. Onun, hadisi fıkha nasıl hâkim kıldığı Muvatta’da açıkça görülmektedir. (Esasen mezahib-i erbaanın bütün imamları, meseleleri çözümlerken hadisi ikinci sırada delil almakla beraber, ondan hüküm çıkarmada kullandıkları usuller birbirinden farklı olmuştur.)
İmam Malik, Ebu Hanife gibi Kur'an'ın zahirini Sünnetten önde tutar. “Ancak Sünnet, ayrıca başka delillerle takviye edilirse o zaman Kur'an'ın umumunu tahsis, mutlakını da takyid eder. Bir kadını halası veya teyzesi ile birlikte nikâhlamanın yasak oluşu böyledir. Kur'an'da nikâhı yasak olanlar arasında zikredilmediği halde, Sünnette bunun yasaklığı üzerinde icma' vardır. Dolayısıyla İcma, Sünneti desteklediği için, ayetin umumunu tahsis etmektedir.” Dedi.
Malik'e göre: İcma' ile Medineliler'in ameli veya kıyasla desteklenmediği takdirde Sünnet, zahiri üzere olduğu gibi kalır. Meselâ: "Sizden birinizin kabını köpek yalarsa, onu, birinde toprakla olmak üzere, yedi defa yıkasın" hadisi: Av için yetiştirdiğiniz köpeklerin avladıkları yenir" ayetine aykırı olduğu için, köpeklerin necis olmadığına hükmetmiş ve haberi vahidi terk etmiştir.
Mütevatir (kesin) sünnet ise (aynen Kur’an gibi) mutlak hüküm ifade etmektedir.

3- Sahabe kavilleri
İmam Malik, hadisin yanında sahabe sözlerine ve fetvalarına da çok önem vermekteydi. O, bunları sünnetin bir parçası sayar. Onun görüşüne göre Sünnet, Ashabın kabul ettikleri şeylerdir. Bundan dolayıdır ki o, Abdullah ibn Ömer'in fetvalarını öğrenebilmek için Nafi'in peşini hiç bırakmamıştır.
Muvatta'daki sahabe görüş ve fetvalarının çokluğu, onun, delil olarak buna verdiği önemi gösterir. Sahabe fetvalarını Sünnetten sayması ve onları sürekli ihticac etmesi (delil olarak kullanması), onun “Sünnet İmamı” sayılmasına sebep olmuştur. Ashabın görüşlerini delil kabul etme ve onların yolundan ayrılmama hususunda diğer mezheb imamları da titizlik göstermiş olmakla beraber, Maliki onlara, fıkhında diğerlerinden daha çok istinat etmiştir.
Sahabe fetvasını alırken de bir usule göre hareket etmekteydi; Sahabe fetvası, sünnet hükmünde olmakla birlikte, eğer ictihada dayanıyor ve o konudaki merfu bir hadisle çelişiyorsa, hadis tercih edilmektedir.
İmam Malik, Ebu Hanife ve Şafiînin aksine tabiinden itimad ettiklerinin görüş ve fetvalarına çok önem verirdi: Ömer b. Abdülaziz, Sa'id b. Müseyyeb, Zuhrî ve Nafi' gibi. Bunun sebebi; onların fıkıhtaki mevkilerini ve meseleler hakkında görüş bildirirken Kur'an ve sünnet'e uygun hareket ettiklerini bilmesidir.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...