YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 431. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

ARZ-I MEV'UD

 

Anlam ve Mahiyeti
Va'd edilmiş yerler demektir ki Hz. İbrahim ve onun soyundan gelenlere verileceği bildirilmiş topraklardır. Bu tabir Kur'an-ı Kerîm'de "Bereketli arazi" olarak kaydedilmektedir: وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا إِلَى الْأَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا لِلْعَالَمِينَ   =Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.( Enbiyâ, 71)
Hz. Yusuf (a.s.)'ın Mısır'a götürdüğü İsrail oğulları, zamanla Firavunların yönetimi altında zulme uğramış, mustaz'af  (ezilmiş) bir kitle haline gelmişti. Kur'an'da Hz. Musa (a.s.)'ın onlara şöyle dediğini görüyoruz;       يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الأَرْضَ المُقَدَّسَةَ الَّتِي كَتَبَ اللّهُ لَكُمْ وَلاَ تَرْتَدُّوا عَلَى أَدْبَارِكُمْ فَتَنقَلِبُوا خَاسِرِينَ                    
"Ey Kavmim, Allah'ın size takdir ettiği Arz-ı Mukaddes'e girin arkanıza dönmeyin. Yoksa hepiniz nice zararlara uğrayanlardan olursunuz. " ( Mâide, 21).

Arz-ı Mev’ud Neresidir?
Hz. Musa'nın sözleriyle Allah'ın İsrail oğullarına mukaddes kıldığı belde bildirilmiş ise de bunun neresi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ken'an ili olarak bilinen yer Filistin, Şam, Ürdün'deki Ken'an bölgesi yahut Kudüs şehri midir, bu hususta kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ancak o dönemde bu bölgede büyük bir devlet hüküm sürdüğünden, İsrail oğulları buraya gelmek istememişler, onun için Hz. Musa'ya: قَالُواْ يَا مُوسَى إِنَّا لَن نَّدْخُلَهَا أَبَدًا مَّا دَامُواْ فِيهَا فَاذْهَبْ أَنتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلا إِنَّا هَاهُنَا قَاعِدُونَ  =" Ey Musa! Onlar orada bulundukları müddetçe biz oraya asla girmeyiz; şu halde, sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız dediler. ( Mâide, 24)

Arz-ı Mev’ud ve Yahudiler
Bundan sonra İsrail oğullarının buraya gidemeyeceği, ancak bu bölgeye salih kulların mirasçı olacakları Hz. Davud’a vahiy edilen Zebur'da belirtilmiştir: وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِن بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ =
"Andolsun ki biz zikir (Tevrat)'dan sonra (Davud'a indirilen) Zebûr'da yazdık ki. "Arz'a (arz-ı Mev'ud 'a) benim salih kullarım varis olur."( Enbiyâ, 105).
Arz-ı Mev'ud'un değerini takdir edemeyen İsrailoğulları yeryüzünün salihleri olamamış fakat daima bunun özlemini duymuş ve bu toprakları ele geçirmek için her türlü hileye başvurarak her şeyi mubah görmüşlerdir. Arz-ı Mev'ud Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahûdiler tarafından kutsal kabul edildiği için her üç ümmet de buraları ele geçirme gayreti içine girmiş ve bu bölgede tarih boyunca mücadeleler sürmüştür.

Niçin Yahudilerden alınmıştır?
Yahudiler Allah'ın Peygamberlerini öldürüp onun dinine ve emirlerine sırt çevirdiklerinden Allah onların bu kutsal yerlere mirasçı olamayacaklarını belirtmiştir. Yukarıda ifade edildiği gibi yeryüzüne Allah'ın salih kulları varis olacaktır. Bu ilâhi hüküm bütün kutsal kitaplarda mevcuttur.(Enbiya, 105; Mezmurlar, 29, 32-36).

Sonuç

İslâm'dan önceki dinler ve Hz. Peygamber'den önceki kutsal kitap ve şeriatlar, Kur'an ile nesih edildiği için, bütün insanların İslâm'a ve Kur'an'a tabi olması halinde Allah'ın Salih kulları olmaları mümkündür. Arz-ı Mev'ud'a ancak Allah'ın son şerîatı olan İslâm'a iman etmekle vâris olunabilir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...