YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 402. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

PEYGAMBERİMİZİN DÜNYAYI TEŞRİFLERİ (VIII)

Hoş geldin ya Resulallah
Yedi kat yer, yedi kat gök, kısaca bütün alem büyük bir hürmet ve sevinç içinde; Seyyid-il-Mürselin, Hatem-ül-enbiya, Habib-i Huda olan efendisini beklemekte artık...
Bütün mahlukat; "Hoş geldin ya Resulallah!" demek için hazır... Hicretten 53 sene evvel, Fil vak'asından iki ay kadar sonra, Rebi'ul-evvel ayının on ikinci gecesi Pazartesi günü sabaha karşı Mekke'nin Haşimoğulları mahallesinde, Safa Tepesi yakınındaki saadethanede hasretle beklenen, Allahü teâlânın nuru "Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem" doğdu, O'nun teşrifiyle alem, yeniden hayat buldu. Karanlıklar, birden "Nur" ile doldu.
Şereflerin en yücesine mazhar olan annelerin en bahtiyarı Hazret-i Amine, hamileliğini şöyle anlatır:
O Server’e hamile olduğum günlerde, hiç acı çekmedim. Hamile olduğumu hissetmedim. Ancak altı aydan sonra bir gün, uyku ile uyanıklık arasında bir kimse bana;
- Senin hamile olduğun kimdir, bilir misin? dedi.
- Bilmiyorum, cevabını verince;
- Bilmiş ol ki, Peygamberlerin sonuncusuna hamilesin! dedi.
Doğum zamanı yaklaşınca, o kimse tekrar geldi: "Ey Amine! Çocuk doğunca, ismini "Muhammed" koy!" dedi.

Hazret-i Âmine validemiz, doğum anını şöyle anlatır
"Doğum anı geldiğinde, heybetli bir ses işittim. Ürpermeye başladım. Sonra beyaz bir kuş gördüm, gelip kanadı ile beni sıvazladı. Korku ve ürpertiden eser kalmadı. O anda susamış, sanki hararetten yanıyordum. Yanımda süt gibi beyaz, bir kase şerbet gördüm. O şerbeti, içmem için bana verdiler. İçtim anı, baldan tatlı ve soğuk idi. Artık susuzluğum kalmamıştı.
Sonra büyük bir nur gördüm, evim o kadar nurlandı ki, O nurdan başka bir şey görmüyordum. O sırada etrafımı sarıp, bana hizmet eden pek çok hanım gördüm. Boyları uzun, yüzleri güneş gibi parlıyordu. Bunlar, Abdü Menaf kabilesinin kızlarına benzerlerdi. Bunların birden bire ortaya çıkmalarından hayret içinde idim.
Onlardan biri dedi ki: "Ben Fir'avn'ın hanımı Asiye'yim!" Diğeri de; "Ben de Meryem binti İmran'ım. Bunlar da Cennet hurileridir" dedi.
Yine o esnada beyaz, uzun ve gökten yere kadar uzanmış ipek bir kumaş gördüm. "Onu insanların gözünden örtün" dediler. O anda bir bölük kuş peyda oldu. Ağızları zümrütten, kanatları yakuttandı. Korkudan terlemiştim, düşen ter damlalarından misk kokusu yayılıyordu.
O halde iken gözümden perdeyi kaldırdılar. Bütün yeryüzünü doğudan batıya kadar gördüm. Etrafımı melekler kuşatmıştı. Muhammed (aleyhisselam) doğar doğmaz, mübarek başını secdeye koydu, şehadet parmağını kaldırdı. Sonra gökden, O'nu bürüyen, beyaz bir bulut parçası indi.
Bir ses işittim; "O'nu mağripten maşrıka kadar her yerde gezdirin. Gezdirin ki, cümle alem O'nu ismiyle, cismiyle ve sıfatıyla görsünler. O'nun isminin Mahi olduğunu yani Allahü teâlâ, O'nunla şirki yok ettiğini bilsinler" diyordu.
O bulut da gözden kayboldu ve Muhammed'i (sallallahü aleyhi ve sellem) bir beyaz yünlü kumaş içinde sarılı gördüm. Yine o sırada, yüzleri güneş gibi parlayan üç kişi geldi. Birinin elinde gümüşten bir ibrik, Öbürünün elinde zümrütten bir leğen, Diğerinin elinde de bir ipek vardı.
İbrikten sanki misk damlıyordu. Mübarek oğlumu leğenin içine koydular. Mübarek başını ve ayağını yıkayıp, ipeğe sardılar. Sonra mübarek başına güzel koku sürdüler, mübarek gözlerine sürme çektiler ve gözden kayboldular."

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...