YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 400. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

PEYGAMBERİMİZİN DÜNYAYI TEŞRİFLERİ (VI)

Peygamberimiz dünyaya gelmeden önce

a)-Dünya karanlığa gömülmüştü
Fahri kâinat efendimiz doğmadan önce, bütün âlem, manevi yönden müthiş bir zulmet ve karanlık içinde idi. İnsanlar hudutsuz derecede azgınlaşmışlar, Allah’ın gönderdiği dinler unutulmuş; ilahi hükümler yerine, insan kafasından çıkan fikirler, düşünceler yer almıştı.
Bütün mahluklar, insanların vahşet ve zulmünden iyice bunalmıştı. Yeryüzünde bulunan bütün milletlerde Allah’a iman unutulmuş, huzurun, saadet ve sevincin kaynağı olan Tevhid inancı ortadan kalkmıştı.
Küfür fırtınası, kalplerden imanı söküp atmış, gönüllerde, Allahü teâlâya inanma yerine, putlara tapma fikri yerleşmişti.
*Hz. Musa’nın getirdiği din unutulmuş, Tevrat bozulmuştu. İsrail oğulları birbirlerine düşmüştü.
*İsa a.s’ın getirdiği Hıristiyanlık da büsbütün bozulmuş gerçek din ile hiçbir alakası kalmamıştı. Teslis (trinite), yani üçlü tanrı fikri kabul edilmişti. İncil'in aslı kaybolmuş, papazlar onu istedikleri gibi değiştirmişlerdi.
*Her iki kitap da, İlahi kelam olmaktan çıkmıştı. Mısır'da, bozulmuş Tevrat'ın, Bizans'ta yine değiştirilmiş İncil'in hükümleri vardı.
*İran'da ateşe tapılıyor, ateşperestlerin ateşi tam bin senedir söndürülmüyordu.
* Çin'de Konfüçizm, Hindistan'da Budizm ve Hinduizm gibi uydurma dinler hüküm sürüyordu.
*Bütün dünya insanları gibi Arabistan'ın insanları da şaşırmış ve sapıtmışlardı. Her şehrin Lat, Uzza, Menat ve Hübel gibi yüzlerce putu vardı.
*Yeryüzünün merkezi olan mübarek Mekke'de, küfür sel gibi akıyor, Beytullah'ın içine, Kâbe-i muazzama ya, üç yüz altmış adet put yerleştirmişlerdi
b)- Zulüm, had safhadaydı...
*Zulüm son haddine varıyor, ahlaksızlık, iftihar vesilesi olarak kabul ediliyordu. Arabistan dini, ruhi, sosyal ve siyasi bakımlardan, koyu bir karanlık, tam bir cahiliyet, taşkınlık, azgınlık ve sapıklık içerisinde idi.
*Cahiliye devri denilen bu zamanda, insanlar genellikle göçebe hayatı yaşıyorlardı ve kabilelere bölünmüşlerdi. Devamlı çekişme halinde olan Arap kabileleri, baskın ve yağmacılığı, kendileri için bir geçim vasıtası sayıyorlardı. Zulmün ve yağmacılığın yaygınlaştığı kabilelerden meydana gelen Arabistan'da, siyasi bir nizam, sosyal bir düzen de mevcut değildi.
*Ayrıca içki, kumar, zina, hırsızlık, zulüm, yalan ve ahlaksızlık namına ne varsa alabildiğine yayılmıştı. Zulme, güçlünün güçsüze karşı kullandığı en amansız ve tüyleri ürpertici bir vasıta olarak başvuruluyor; kadın, elde basit bir mal gibi alınıp satılıyordu.
*Bir kısmı da kız çocuklarının doğmasını bir felaket ve yüz karası sayıyorlardı.
Bu korkunç telakki o dereceye çıkmıştı ki, küçük kız çocuklarını, kumlar üzerinde açtıkları çukurlara diri diri yatırıp; "Babacığım! Babacığım" diyerek boyunlarına sarılmalarına ve acı acı feryat etmelerine hiç kulak asmadan, üzerlerini toprakla kapatarak ölüme terk ediyorlardı.

*Bu hareketlerinden dolayı vicdanları hiç sızlamıyor, hatta bunu bir kahramanlık sayıyorlardı. Netice itibariyle o zamanın insanları arasında şefkat, merhamet, iyilik ve adalet gibi güzel hasletler yok olmuş; insanlar adeta canavarlaşmıştı.

15

saniye icerisinde siteye yonlendirileceksiniz. Kapatmak icin Tiklayin

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...