YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 381. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

UMRENİN ANLAMI VE MUHTEVİYATI (III)

E)- UMREDE DUAVE ZİKİR
a)- Dua
İnsan hayatındaki en değerli zaman, Yüce Allah’a yönelip O’nunla baş başa kaldığı andır. Allah ile baş başa kalmanın en güzel vasıtalarından biri de duadır. Hadislerde ifade edildiği gibi: “Dua, tam bir ibadettir.” Hatta “Dua, ibadetin özüdür.” Yine “Dua, inanan insanın silahıdır.”
İşte Umre de duanın bütün şartlarını bünyesinde toplamaktadır. Neredeyse Umrenin her ânında, her mekânında “Dua’nın” apayrı bir yeri vardır. Çünkü orası duanın merkezidir. Hatta Mevla-i Müteal, sırf, biz daha iyi dua edelim, kendisine yalvarıp yakaralım diye oraya çağırmaktadır. Duada önemli olan içtenliktir.

b)-Duânın Anlamı ve Önemi
Dua insanın, inandığı yüce bir varlığa sığınması, ona yönelmesi ve ondan istemesidir. Aslında bu, fıtri bir durum yani İnsanın yaratılışında var olan tabii bir ihtiyaçtır. Zira insan, dua ederken hem ruhen, hem de bedeni olarak rahatladığını hisseder.  Bu açıdan dua, insanın Allah nezdindeki değerini de belirlemektedir. Nitekim Yüce Allah:“Habibim! De ki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?”buyurmaktadır.(Furkân,77)
Kulluğun bir ifadesi olması hasebiyle dua, Allah tarafından da istenen bir ameldir. Kur’an-ı Ke-rim’de, “Bana dua edin, ona karşılık vereyim.”  Diye emir edilmektedir. (Mü’min, 60)
Dua, sadece darlık ve sıkıntı anlarında değil, bollukta ve rahatlıkta da yapılmalıdır. Dua ederken hiçbir aracıya ihtiyaç yoktur. Kul, doğrudan doğruya, meşru isteklerini Cenab-ı Hakk’a arz edebilir. Yalnız duada önemli olan, samimiyet ve ihlâstır.

c)- Duada Şekil ve Âdâb
Dua, yüksek sesle değil, sade bir dil ve duyarlı bir kalple huşu içinde umutla ve korkarak yapılır. Nitekim ayet-i kerimelerde:
* “ادْعُواْ رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ ”= “Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.”
* “وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحْمَتَ اللّهِ قَرِيبٌ مِّنَ الْمُحْسِنِينَ ”= Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır. (Araf, 55,56)
Dua etmenin, şowa dönüşmediği takdirde, cemaat halinde yapılmasının da çok ayrı bir özelliği ve güzelliği vardır. Çünkü topluca yapılan duanın kabul ihtimali pek yüksektir. Bu açıdan bakınca, yüz binlerce kişiden oluşan cemaatle birlikte Hac ve Umrede yapılan duaların önemi daha büyüktür. Zira bu kalabalıklar içerisinde kimbilir ne kadar Allah dostu, takva ehli, ihlâslı insanlar vardır ki o mümtaz insanların duaları hüsnü kabul görünce diğerlerininki de müstecap olur.

d)- Duanın kabul olduğu yerler
Harem bölgesi ve hususiyle Mescidi Haram, aslında tamamen dua yapmaya uygun makam ve mekânlardır. Ancak Bunların içinde bazı mevkiler, duanın çok daha şayan-ı kabul olduğu müs-tesna yerlerdir: Mültezem, Altınoluk, Rüknü Yemani, Safa-Merve, Hacerul-Esved, Makamı İbrahim, Tavaf ederken Metaf,  sa’y sırasında Sa’y mahalli, Zemzem içerken, Arafat, Mina, Müzdelife, Mescidi Hayf, Mescidi Nebevi, Ravza-i Mutahhara gibi.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...