YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 372. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İMAN VE İMANA AİT ESASLAR (VIII)

İman ve Amel Münasebeti
Kur’an’ın, imanı tarif ettiği ayetlere dikkat edecek olursak, hemen tamamında imanla amelin peşpeşe geldiğini görürüz. Özellikle iman ve salih amelin birlikte kullanıldığına şahit oluruz. Kur’an, amelin imandan bağımsız olmadığının delilleriyle doludur.
Sünnette de iman-amel münasebetlerini ele alan birçok rivayete rastlamak mümkündür. İşte şu hadiste iman-amel iç içe mezkürdür: “Nebiyy-i Zişana: ‘Hangi amel daha efdaldir?’ diye soruldu.
-Allah ve Rasulü’ne iman” buyurdu. ‘Sonra hangisi?’  
-“Allah yolunda cihad.” Buyurdu. ‘Sonra?’
-Hayır üzere yapılmış bir hac.” Rasul’ü sevmek imandandır: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki, ben, içinizden herhangi birine babasından ve evladından daha sevimli olmadıkça iman etmiş olamazsınız.” Allah yolunda cihad, imanın bir parçasıdır: “Allah, bir kimseye kendi yolunda cihadı nasip ederse ve o da Allah’a ve Rasulü’ne iman ediyorsa çıksın. Ya ecri, ya ganimeti, ya da şehadeti elde eder. Eğer ümmetime lazım olmasaydım hiçbir çarpışmadan geri kalmazdım. And olsun Allah yolunda öldürülüp sonra dirilmeyi, sonra öldürülüp bir daha dirilmeyi ve yine öldürülmeyi ne kadar isterdim.”
Yine Peygamberimiz sav başka bir hadisi şeriflerinde: “Haya imandandır.” Allah için sevmek, kızmak, vermek ve engel olmak da imandandır: “Allah için seven, Allah için kızan, Allah için veren, Allah için engel olan kuşkusuz imanını tamamlamıştır.” Buyurmuşlardır.
 Allah Rasulü, imanın, bir bütün olduğunu, içinde amellerin de yer aldığını açık bir biçimde ifade etmiştir: “İman yetmiş küsür şubedir. En üst derecesi la ilahe illa’llah, en alt derecesi, rahatsız edici bir engeli yoldan kaldırmaktır.” (Buhari, iman, 14, 24, 26, 37)
 Bütün bu ahadisi nebeviyede nazarî iman olan “la ilahe illa’llah”  ile, amelî iman olan “eziyet veren şeyi ortadan kaldırmak”  bir bütünün farklı ağırlıktaki parçaları olarak geçiyor. İşte o bütünün adı  “iman”dır.
Buna göre amel: İman ağacının meyvesi, mü’minlik iddiasının isbatı, vahyin hayata dönüşmesidir. Böylece İmanın, zihinde hapis olunan soyut bir düşünce, kalpte mahkûm olan bir akide, dilde söylenile gelen kuru bir iddia olmaktan çıkmasını sağlayan göze fer, bileğe güç, dize derman olarak yürümesidir amel. İmanın beden ülkesinde şeytanın ve nefsin iktidarını yıkarak iktidara geçtiğinin göstergesidir amel. Nitekim şu ayetler vardır:
إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا الَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ   = “Bizim ayetlerimize yalnızca o kimseler inanır ki, onlar kendilerine hatırlatıldığı zaman hemen secdeye kapanırlar. Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar.” (Secde, 15)
 “Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Peygamberi’ne inanırlar, toplumsal bir iş (görüşmek) üzere onunla buluştukları zaman ondan izin almadan gitmezler.”      
Bu noktada İmam a’zamın şu tespitini aktarmak yerinde olacaktır: يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ "Ey insanlar, Rabbinizden korkun." (Hac, 1) ayetinde "Ey mü'minler Allah'a itaat edin!" , "Ey kâfirler Allah'a iman edin!" , "Ey münafıklar, ihlaslı ve samimi olun!" anlamı vardır. (Vasıyet, İmam Azam'ın Beş Eseri, s. 75)

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...