YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 327. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

KÜFRE VEYA İSLÂM'A DELALET EDEN SÖZLER (II)

 Küfür alameti sayılan hal ve Sözler

1)- Ruhların Tenasühüne İnanmak
Tenasüh inancı şudur: Bir ruh bir insanı terk ettikten sonra yeni doğacak olan başka bir adama girer ve böylece sürüp gider. Bu, İslâm inancına göre, haşrı, hesabı, kıyameti inkâra yol açmaktadır. O nedenle küfür sayılmıştır. Çünkü Kur’an ve Hadislerin açık beyanından, ruhların bedenlerden önce ruhlar âleminde belli bir sayıda yaratıldığı ve artık bunların artıp eksilmeyeceği anlaşılıyor. Ruh, bir süre ilgili bedende kalıp haşır ve neşre kadar Berzah âleminde bekler, başka bir insan veya hayvan bedenine bir daha asla hulul etmez.

2(- İlâhî Ruhun, İmamlara Girdiğini İddia etmek
İmamları günahlardan ma'sum sayıp ilâhi ruhun onlara girdiğini ve onların sadece Allah'tan aldıkları ilhama göre konuştuklarını bu nedenle hata yapmalarının düşünülmeyeceğini iddia edenlerin küfre girdikleri açıktır. Çünkü ilahi ruhun insanlara girdiğine dair Peygamberimizin Sünnetinde bir madde yoktur. Hem imamlar o ruhtan aldıkları ilhamla konuşur diye bir itikad şekli de İslâm'da ve Ehli Sünnet anlayışında mevcut değildir. Ancak Şiilerde: İmamların masumiyeti ve kendilerine vahiy gelmesi gibi çok tehlikeli bir durum ve anlayış vardır. [ C. Yıldırım, age. III.461-62]

3)- Cebrail’in Vahyi Yanlış getirdiğini düşünmek veya söylemek
Böyle bir iddia küfürdür. Söyleyen dinden çıkar. Karısı şer’an boş olur. Tevbe etmeden ölürse namazı kılınmaz.                                      
Ebubekir Sıddîk (R.A.) ile Hz. Ömer (R.A.)'m hilâfetini inkâr edenler hakkında iki farklı görüş vardır: İlim adamlarından bir kısmına göre, böyle diyen kâfir olur. Diğer bir kısmına göre büyük günah işlemiş olur. Çünkü Peygamber sünnetine uygun gerçekleşen meşru bir hakkı inkâr söz konusudur.
Ashaptan veya müminlerden birine küfür isnat etmek de küfrü gerektirir. O halde müminler hakkında kesin bir bilgi ve kanıt olmadıkça böyle bir hüküm vermekten kaçınmak vaciptir.

 4)- Büyük Günah İşleyenlerin ebedi azapta kalacağını söylemek
İslâm akaidine göre, küçük veya büyük olsun günahlar insanı dinden çıkarmaz. Ancak kesin delillerle sabit olan günahları helâl ya da mubah sayarsa, küfre girer veya mürtet sayılır.
O halde büyük günahlardan dolayı insan -tevbe etmeden ölse bile- ebediyen cehennemde kalmaz. Ehl-i Sünnetin inancı bu doğrultudadır.

5)- İnsanın Kendi İradesiyle Hiçbir Fiili Yoktur İddiası
Böyle bir iddi a da küfrü gerektirir. Çünkü kulun işlediği bütün fiiller Allah'a nisbet edilmiş olur. O halde hiçbir kulun hiçbir fiilinden dolayı kınanması veya cezalandırılması doğru değildir, sonucu ortaya çıkıyor ki bu küfürden başkası değildir.

 6)- Allah Cüz'î Şeyleri Bilmez, İddiası
Allah her şeyi yaratıp vücuda getirdiğine, her varlığı ayrı bir hayat kanununa bağladığına göre, her şeyi en ince teferruatına varıncaya kadar bilir. Çünkü ilim sıfatı, Onun zatıyla kaim ezeli ve ebedidir.  O halde Allah CC.) külliyatı bilir, cüz'iyatı ( teferruatı) bilmez, demek küfürdür.
O halde Müslümanlar, yetişmekte olan kuşakları dinî bilgilerle donatmaları; inanç esaslarını, ahlâkî kuralları günün metoduna göre işleyip onlara vermelidirler. Ehl-i Sünnet yolu ve itikadı nedir? Mezhepler niçin doğmuştur? Neden belli sayıda mezhep kalmıştır? Ahiret nedir? Hesap ve terazi nedir? Cennet ve cehennem nedir? Bütün bunlar Kitap ve Sünnetin ışığı altında mantıkî ölçülerle süslenerek çocuklara öğretilmelidir.
Aksi halde ileride onların küfre düşmesinin cezasını hepimiz hem dünyada, hem ahirette çekeriz. Çünkü dinî bilgiler ne gökten yağan kardır, ne de yerden biten ottur. Onu, bilen kişilerin, eğitim ve öğretim yoluyla kafa ve kalblere işlemesi lâzımdır.
İslâm ilim dinidir. İlimle doğmuş, onunla gelişmiş ve yine onunla varlığını sürdürmüştür bu güne kadar. İslâm'ı ilimden uzak tuttuğumuz, eğitim dışı bıraktığımız gün, onu bütünüyle reddetmiş oluruz.
Bugün çarşı ve pazarlarda, cadde ve sokaklarda, ev ve işyerlerinde küfrü gerektiren sözler işitiyorsak, dine imâna, hattâ Allah'a ve Peygambere dil uzatanlara rastlıyorsak, bunun sebebi açıktır: Onlara ne verdik, şimdi ne istiyoruz?.
Onun için Sevgili Peygamberimiz, inşa ettirdiği mescidi, Müslümanları eğitecek bir okul haline getirmiş, günün saatlerinde onlara taze bilgiler vererek dini kültürlerini zenginleştirmiş ve dünya işleri hakkında da gerekeni vermekten kaçınmamıştır. Her akşam ve sabah şöyle düâ ettiği de pek meşhurdur: «Allahım! Bildiğim halde sana bir şeyi ortak koşmaktan yine sana sığınırım ve bilmediğim bir şeyden dolayı da sana yönelir beni bağışlamanı dilerim. Doğrusu sen gaybleri ve gizli halleri gerektiği gibi bilensin.[ Fetâvâ-yi Bezzaziye, 6/320 - Hindiyye kenarı]

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...