YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 316. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İBADETLERDE HİKMET-İ TEŞRİİYYE VE KURBAN İBADETİ’NİN ESRARI (VI)
                                                                                        

Kur’an’daki Peygamber Kıssalarının Hedef ve Gayesi
Kur’an’da, yüzbinlerce Peygamberden bir kısmı anlatılmıştır sadece. Nitekim ayeti kerimede: 
وَرُسُلاً قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَرُسُلاً لَّمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ وَكَلَّمَ اللّهُ مُوسَى تَكْلِيمًا = Bir kısım peygamberleri sana daha önce anlattık, bir kısmını ise sana anlatmadık. Ve Allah Musa ile gerçekten konuştu. (Nisa, 164)
Çünkü o, bir tarih ve coğrafya veya antropoloji ve mitoloji kitabı değil, mevize, ibret ve zikirle dopdolu, insanlara dünya ve ahirette doğru yolu gösteren İlahi ve rehber kitaptır. Binaen aleyh Kur’an’da mezkür Peygamber kıssalarının, insanlık tarihinde bir vizyon ve misyon ortaya koymuş müstesna şahsiyetler olan zevatı kiramın siretlerini salt bir kıssa olarak değil, bir ibret, tezkire, hidayet, davet ve tebliğ metodolojisi zaviyesinden, nazarı itibara alınması icap eder.
İşbuna göre mezkûr kıssadaki Hikmet ve gaye nedir?
Öncelikle ve özellikle Kurban ibadeti ile başta evlat sevgisi olmak üzere bütün sevgi ve sevgililerin Allah sevgisine kurban edilmesi hedeflenmiştir, hem de fiilen gösterilerek. Çünkü الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي وَهَبَ لِي عَلَى الْكِبَرِ إِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ الدُّعَاء = İhtiyar halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim duayı işitendir. (İbrahim, 39) ayetinden anlıyoruz ki İbrahim a.s ‘ın yaşlandığı halde henüz çocuğu olmamıştı. Çocuk hasreti çekmekte idi. Yeter ki çocuğum olsun, babalık duygusunu tadayım da sonra gerekirse onu Allah için Kurban bile ederim diyordu:   رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ = O: "Rabbim! Bana Salihlerden olacak bir evlat ver", dedi.
Duası kabul oldu Allah da verdi: فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ = İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik. (Saffat,101) İsmail dünyaya geldi. Evlat hasreti bitti. Ama çocuk sevgisi dahil hiçbir sevgi Allah sevgisinden öte geçmemeliydi. Çünkü dünyaya ait ne varsa hepsinin aşırısı birer fitne ve düşman idi. Nitekim ayetlerde şöyle gelmektedir:
* وَاعْلَمُواْ أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللّهَ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ = Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır. (Enfal, 28)
* يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَالُكُمْ وَلَا أَوْلَادُكُمْ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ = Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.(Münafikun, 9)
*      يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ وَأَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَّكُمْ فَاحْذَرُوهُمْ وَإِن تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
                    إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَاللَّهُ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ   = Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, örterseniz, bilin ki, Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır: Büyük mükâfat ise Allah'ın yanındadır. (Teğabün, 14-15)                       
Zaten gerekirse evladını Allah için kurban bile ederim dememiş miydi? Cenabı Hak, haydi İbrahim, öyle ise tut sözünü, dedi. İmtihan ağır ve büyüktü. Bakalım bu çetin ve dehşetengiz badireden geçebilecek miydi? Üstelik sadece baba değil, evlat da aynı imtihana tabi idi. Biri yardan, diğeri serden rıza-i ali ve hubbu bari için vazgeçecekler idi. İşleri kolay değildi. Devamındaki ayetler işte bunu anlatıyor:
102- Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
103- Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
104- Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
105- "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
106- "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
Evet, imtihan “mie-mie” yüz üzerinden yüz alarak her iki taraf için de itmam edilmiş, her ikisinin de Allaha karşı sevgilerinin en zirvede olduğunun sıdkı-sadakati tescillenmişti. Mükâfatları ise şunlardı:
107- Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
108- Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
109- Selam olsun İbrahim'e...
110- İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
111- Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
112- Ona bir de Salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 20!
Derneğimizin 2018-2019 Eğitim yılında lisans öğrencilerine sağlayacağı burs başvuruları 15 Ekim 2018 tarihinde başlayıp 15 Kasım 2018 tarihinde sona erecektir. Burs başvuru formuna derneğimizin sitesinden ulaşabilirsiniz. Formu doldurup Dernek merkezine veya kargo posta yoluyla ulaştırabilirsiniz. Başvurulardan sonra değerlendirme yapılıp burs almaya hak kazananlara bilgi verilecektir. Başvuru Formu için tıklayınız.