YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 315. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İBADETLERDE HİKMET-İ TEŞRİİYYE VE KURBAN İBADETİ’NİN ESRARI (V)
                                                                                        

II. BÖLÜM
KURBAN İBADETİ’NİN HUSUSİYETLERİ

1)- Kurban taabbüdi bir ibadettir.
Yani akıl bunun emredilme sırrına pek muttali olamaz. O yüzden bazı akl-ı evveller, sırrına vakıf olamadıkları için Kurban ibadetini içlerine sindirememekte, kavurma, kan ve hatta cinayet olarak görüp kurbana karşı duruş sergilemektedirler. Aynen Haccı, turistik bir gezi zannedip Araplara para yedirmek olarak gören zavallılar gibi.
Öyle ise ne yapmalı?
Mademki Hz. Allah emretti, öyle ise bana düşen Allah’ın emrine ram olup en küçük bir ukdeye mahal vermeden inanarak muktezasını, sadece Allah’ın hatırına, yerine getirmektir. Çünkü Rabb’ül-âlemin, kullarına Kurban gibi mali bir ibadeti emrederken ihlaslı bir şekilde yapılmasını beyan buyurmuştur: Şöyle ki:
*“وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ   Biz, her ümmete -(Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını ansınlar diye- kurban kesmeyi gerekli kıldık. İmdi, İlâhınız, bir tek İlah'tır. Öyle ise, O'na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlâslı ve mütevazi insanları müjdele! (Hac, 34)
* وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ = Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yiyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik. (Hac, 35)
* لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ                     Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele! (Hac, 36)
Binaen aleyh bütün semavi dinlerde emredile gelen ibadetlerden birisi olan Kurban (Diğerleri: Namaz, Zekat, Oruç, Hac) Kur’an-ı azimüş-şanda (vuku bulmuş) iki canlı örnekle anlatılırken bilhassa taabbüdi cihetinin vurgulanması calibi dikkattir. Şöyleki:

a)- Hz. İbrahim oğlu İsmail’i kurban ederken her ikisinin de teslimiyeti
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَى قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِي إِن شَاء اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ
Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi. (Saffat, 102)
  قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ   وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ   فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ = Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; iste biz iyi davrananları böylece mükâfatlandırırız" diye seslendik. (Saffat, 103-105)
Görülüyor ki hem İbrahim ve hem de İsmail aleyhimesselam’da neden kurban edeceğim ve niçin kurban olacağım sorusu yoktur. Her ikisi de: Değil mi ki Allah emretti, hiç oğul ve can derdine düşmeden sadece Allah’ın emrine teslim olmuşlar; böylece “eslim tüslem”=  (Allah’ın emrine) teslim ol ki kurtulasın” kaidesinin canlı rol modeli teşkil etmişlerdir.
Daha evvel de İbrahim aleyhisselam ateşin Rabb’ına teslim olmuş, Cenabı hak “قُلْنَا يَا نَارُ كُونِي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلَى إِبْرَاهِيمَ = Ey ateş! İbrahim için serinlik ve esenlik ol! dedik. Buyurmuştur. Çünkü o, hep Allah’a teslim olmuş ve kurtulmuştur.
Bütün ömrünün safahatı tam bir teslimiyet içinde geçmiş ve onca badireleri aynı minvalde atlatarak daima kazanan taraf olmanın haklı şan ve şerefini kıyamete dek taşımaya hak kazanmıştır. Nitekim ayette: وَإِذِ ابْتَلَى إِبْرَاهِيمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامًا قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِي قَالَ لاَ يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِمِينَ
Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti. "Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu. (Bakara, 124)

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...