YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 3. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

DİNİMİZDE KURBAN İBADETİ  (II)

Kurban ve Makasıd-ı Şeria (Emredilme Gayesi)
Kurban, Zekat gibi İçtimai olarak mali bakımdan çok büyük yararları olan bir ibadettir. Ferdi olarak  müslüman, kurban kesmekle Yüce Yaradan’ın emrine teslim olmuş ve kulluk şuurunu kuvveden fiile dönüştürmüş olur.
Kurban, Hz. İbrahim’in, kendisinden bir parça olan evladından;  Hz. İsmail’in ise canından vaz geçme pahasına kazanmaya çalıştıkları büyük imtihanın “yad-ı cemilini” (güzel hatırasını) ; bunun neticesinde Cenab-ı Hakk’ın indirdiği büyük koçu kurban etmemin provasını gerçekleştirme gayretinin alameti farikasıdır.
Kurban toplumda yardım, kardeşlik ve dayanışma duygu ve düşüncesinin canlanma ve idamesine katkı sağlar. Sosyal paylaşmanın  numune-i imtisalini oluşturan bu ibadet,  Allahın verdiği bazı nimetleri, yine Allah için, feda ederek pintilikten kurtulma vesilesidir.
Zengin, Allah’ın, kendisine bahşettiği malın cüz’i bir kısmını vermekle; fakir ise eksikliğini çektiği bazı nimetlere kavuşmakla (Rabbül-alemine olan) şükür borçlarını yerine getirerek yeryüzünde nimetlerin artmasına sebep olurlar.
Hac suresi Ayet 36’da şöyle ifade buyurulmaktadır: “Kurban edilecek büyük baş hayvanları da Allah’ın dininin şeairi (aksiyonel dini hayatın alameti) kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Kurban edeceğiniz zaman (mutlaka) besmele çekin. Yanları üzerine düşünce (canları çıkınca) etlerinden yiyin, isteyen ve isteyemeyen (hayalı) fakirlere de yedirin. Şükredesiniz diye onları ( kocaman hayvanları bile) sizin emrinize verdik.”
O yüzdendir ki kurban edilmeye uygun olan davar ve sığır neslinin tükenme tehlikesi olmadığı gibi, tam tersine onlar, yeryüzünde en fazla bulunan hayvanlardır. Zira Mevla-i Müteal: “Eğer (verdiğim nimetlere mukabil) şükrederseniz arttırırım. Yok, şükür nedir bilmezseniz cezam (yokluk, her türlü musibet ve felaketler) çok çetin olur. Allah’dan korkun. Çünkü (ahirette) Allahın azabı çok dehşetlidir.” Buyurmaktadır.
Kurban Edilebilecek  Hayvanlar Nelerdir?
Kurban edilecek hayvanlar, büyük ve küçük baş olmak üzere iki sınıftır. Küçük baş: Koyun, keçidir.Büyük baş: Sığır cinsi (manda dahil ) ve devedir. Çiftleşen hayvanlardan doğan yavrunun annesi ehlî ise erkeği vahşî'de olsa bu yavrudan kurban etmek câizdir. Çünkü hayvanlarda yavru anneye tâbidir.

Kurbanın Yaşı
Koyun ve keçinin kurban edilebilmesi için bir yaşını doldurmuş olması lazım. Ancak altı ayını doldurmuş olan kuzu annesinden ayırt edilemeyecek kadar gösterişli ve semiz ise kurban edilebilir. Oğlak için bu durum geçerli değildir. Sığır cinsinin iki, devenin ise beş yaşını bitirmiş olanı kurban edilir (Serahsî, a.g.e., XII, 9-10; Kâsânî, a.g.e., V, 69-71; el-F,Hindiyye, V, 297).
Koyun ve keçi bir kişi adına kurban edilebilirken, Sığır ve deveye ise birden yediye kadar kişiler ortak olabilir. Ancak ortaklardan her biri müslüman olup sadece kurban niyeti taşımalıdır. İçlerinden birisi bile et yemek maksadıyla iştirak ederse hiç birisinin kurbanı yerine gelmiş olmaz.
Ancak ortaklardan her birinin vacip olan kurbana niyyetleri şart değildir. Bazısı vacip olan kurban, bazıları nafile, bazıları keffâret kurbanı, ceza kurbanı, Hacc-ı Temettü veya Hacc-ı Kıran kurbanı, Akîka kurbanı gibi değişik niyetlerle ortaklıkta bulunabilirler. Kurban kesildikten sonra et, tartı ile eşit şekilde paylaşılmalıdır (Kâsânî, a.g.e., V, 71-72; Damad, Mecmau'l-Enhur, İstanbul 1328, II, 521).

 Kurbanlık Hayvanlarda aranan Şartlar
Mümkün mertebe her türlü ayıp ve kusurdan hali ve büyük olması o nisbette muteberdir. Sevgili peygamberimiz: “Kurbanlarınızı (olabildiğince) büyük kesin, çünkü onlar sırat köprüsünde (Cennete geçmeniz için) sizin binekleriniz olacaktır.” Bazı ufak-tefek kusurlar Kurban olmasına mani değildir Şöyle ki:
Yaradılıştan boynuzsuz veya boynuzunu ucundan hafif kırılmış, şaşı, sadece bir ayağı topal, burma, yemini yiyebilen delirmiş, çok zayıflamamış olan uyuz, yaradılıştan kulakları küçük olan, Kulakları delik veya yarık olan, dişlerinin azı düşmüş veya dişleri olmadığı halde yemini yiyebilen ve otlayabilen hayvanlardan kurban etmek câizdir.

Kurban edilemeyen Hayvanlar
Bu husustaki umumi kaide şudur ki: Deniz ve av hayvanları ile Vahşi ve iki ayaklı hayvanlardan hiçbir tanesini kurban etmek caiz olmadığı gibi Eti yenen gayr-i ehliler ( Geyik, Karaca, dağ keçisi gibi ) evcilleştirilseler dahi yine de kurban edilmezler.
Yine, Kurban edilebilir büyük ve küçük baş hayvanlardan şu büyük kusurları taşıyanlar da kurban olarak kesilemezler: Bir veya iki gözü kör, kemiğinde ilik kalmayacak kadar zayıf, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, kulak veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesilmiş veya kopmuş, boynuzunun çoğu kırılmış, memesi kesilmiş veya kurumuş, yavrusunu emziremeyen, memelerinden birisi sütten kesilmiş olan koyun-keçi, iki memesi sütten kesilmiş sığır-deve, ayaklarından biri kesilmiş olan hayvan, burnu kesilmiş, husyeleri veya memelerinin uçları kopmuş, Doğuştan kulak veya kuyruğu olmayan, pislik yiyen hayvanlar etindeki pislik temizleninceye kadar tutulmamış ise kurban olmazlar. (Serahsî, a.g.e., XII, 15-18; Kâsânî, a.g.e., V, 75-77; el-Fetâva'l-Hindiyye, V, 297-299; Damad, a.g.e., II, 519-520).

 

Kurbanın Vakti:
Kurban, eyyâm-ı nahr (Kurban kesme günleri) denilen Zilhicce ayının on, on bir ve on ikinci günleri kesilir. Onuncu gün kesmek efdaldir. Zilhiccenin onuncu günü ikinci fecir doğmadan (Sabah namazı vakti girmeden) önce kurban kesmek câiz değildir. İkinci fecirden sonra Zilhiccenin on ikinci günü güneş batıncaya kadar geçen zaman içinde kurban kesilebilir. Şu kadar var ki, Bayram Namazı kılınan yerlerde, imam bayram namazında iken veya teşehhüd miktarı oturmadan önce kurban kesilmez, Selâm verdikten sonra kesilebilir. Fakat Bayram namazı kılınmayan yerlerde ikinci fecrin doğumundan sonra kurban kesilebilir (Serahsî, a.g.e., XII, 9; Kâsânî, a.g.e., V, 73-75; el-Fetâva'l Hindiyye, V, 295-296; Damad, a.g.e., II, 518).

Kurban Nasıl Kesilir?
Kurban kesmek için bıçak, önceden hazırlanır ve hayvanın göremeyeceği bir şekilde tutulur. Sonra hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafına yatırılır. Hayvanın, sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla, diğer ayakları bağlanır, gözleri kapatılır. Bundan sonra şu dualar sırayla okunur:
-En’am suresinin 79 ve 162-163. Ayet-i Kerimeleri okunarak tekbir ve tehlîl getirilir. Arkasından "Bismillâhi Allâhü ekber" denilerek, hayvanın boynuna: Ya kafasına bitişik yere bıçak vurulur.Buna “zebh=boğazlama” denir ki eti yenen evcil dört  ve iki ayaklılar bu şekilde tezkiye edilmiş olurlar. Bir de nahır vardır: Devenin göğsüne bitişik yerden bonunun kesilmesidir. Her ikisinde (nahr ve zebih) de Nefes ve yemek boruları ile şahdamarı denilen iki ana damar kesilir. Hayvanın canı tamamen çıkınca kurban sahibi böyle bir ibadeti yapmaya muvaffak olduğu için iki rek’at teşekkür namazı kılar ve dua eder. Kanının akması beklenir ve sonra derisi yüzülür.
Hayvanı, elinden gelirse, kurban sahibinin kendisinin kesmesi menduptur. Kendisi kesemezse, bir müslümana vekalet verir.

Kurbanlıktan Faydalanmak
Kurbanlıktan tüylerinin kırpılması ve sütünün sağılması suretiyle faydalanmak mekruhtur. Eğer kırpılmış ise tüyü; sütlü ise sütü sağılıp tasadduk edilir. Hatta karışmasın diye alâmet olmak üzere Kalan tüyleri bile tasadduk etmek gerekir. Eğer kullanılmış ise parası tasadduk edilir (Serahsı, a.g.e., XII, 14, 15; Kâsânî, a.g.e., V, 78; el-Fetâva'l-Hindiyye, V, 301).
Kurbanlık yapmak üzere satın alınan bir hayvan satılıp yerine başka bir hayvan almak câizdir. Eğer paradan arta kalan olursa tasadduk edilir (Serahsî, a.g.e., XII, 13).
Kurbanlığa binmek, onunla yük taşımak veya herhangi bir iş için ondan istifade etmek mekruhtur. Eğer hayvan kullanılır ve değeri noksanlaşırsa farkı tasadduk etmek gerekir. Kiraya verilmiş ise o para da tasadduk edilir. (Kâsânî, a.g.e, V, 79).
Kurbanlık olan hayvan boğazlanmadan önce yavrularsa o da annesiyle beraber kesilir. Bu hüküm kendisine kurban vacip olmadığı halde kurbanlığı satın alıp kendine vacip kılan fakir hakkındadır. Çünkü kurban bizzat o hayvana taalluk etmiştir ki yavrusu da kendisine tabidir. Eğer bu yavru boğazlanmayıp satılırsa parasını tasadduk etmek gerekir. Şayet yavru eyyâm-ı nahr geçinceye kadar boğazlanmaz ve elde tutulursa tasadduk edilir (Serahsî, a.g.e, XII, 14). Zengin, yavruyu eyyâm-ı nahr'dan önce veya sonra kesebileceği gibi eyyâm-ı nahr'da diri olarak tasadduk da edebilir. Eğer eyyâm-ı nahr'da satılmış olursa kıymeti tasadduk edilir. Yavru kesilmez ve satılmaz ise diri olarak tasadduk edilir (Kâsânî, V, 78-79; el-Hindiyye, V, 301).

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...