YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 296. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

TABİİN DEVRİNİN ALLAMESİ HASAN-I BASRÎ (21/641-110/728)
(XIV)

5) Hiddet ifade eden kelimeler kullanıyor:
يا عجبا لفاسق من الفاسقين ومارق من المارقين غَبَر برهةمن دهره يهتك للّه فى هؤلاء القوم كل حرمة و يركب فيهم كل معصية حتى اذا منعوه لماظة كان يتلمظها قال انا للّه غضبان فاغضبوا و نصب قصبا عليها خرق و اتبعه رجراجة رعاع هباء مالهم افئدة .
“(İbn Muhelleb isyan edince, onun hakkında şöyle söylemiştir:) Fâsık ve yoldan çıkmış kimselere ne kadar şaşılır ki, bir müddet (beğenmediği ve tenkit ettiği idarecilerin zamanında) görev yapmış ve onların emirlerini yerine getirmek hususunda, her hürmeti çiğnemiş ve her kötülüğü işlemişti; fakat o, (görevden uzaklaştırılıp) menfaatten menedilince, o idarecileri ayıplamaya başladı ve ‘Ben (onlara) Allah için kızıyorum, siz de Allah için kızın!’ dedi ve üzerlerinde bez parçaları olan bir takım sopalar kaldırarak (isyan etti); ve ona, kendilerine bir faydası olmayan korkaklar, serseriler ve akılsız kimseler tâbi oldular.”

Verilen örneklerden de anlaşılacağı üzere, Haseni Basrinin hitabeleri, fikir ve hikmetle yüklüdür; zaten bu konuda gelen haberler de bu hususu teyit etmektedir. O,  hikmetli sözleri iyice ruhuna sindirmedikçe, insanlara hitabede bulunmazdı. Onun  konuşmasını, Peygamberler’in konuşmasına benzettiler. Binaen aleyh vaazlarında da bu hikmet ve fikrin yer alacağı, gayet tabiîdir.
Tâbiûnun ileri gelenlerinden olan Haseni Basri, derslerinde, sahâbenin düşünce ve yaşayışlarını, başka bir ifadeyle Kur’ân-ı Kerîm ve sünnetin ruhuna uygun fikirler serdettiği ve bu yolda talebelerini yetiştirmeye çalıştığı için, Hazret-i Ali, Basra camilerinden kıssacıları çıkardığı halde, ona dokunmamıştır.

3. Devlet Yöneticileriyle İlişkisi ve Onlara Bakışı
Hasen’in ömrünün çoğu, Emevî idaresinde geçmiştir. Tabiatıyla idarecilerle bir münasebeti olacaktır. Onun bu husustaki fikir ve tutumunun bilinmesi, her şeyden önce, şahsiyeti açısından önem taşımaktadır.
Ancak bunların en önemlisi, Ömer ibn Abdilazîz ile olan yakınlığıdır. Yukarıda, yer yer kendisinden bahsedilen ikisinin de şahsiyetlerinde; ilim, örnek olma ve hizbî davranıştan uzak olma gibi bir benzerlik göze çarpmaktadır. İşte halife bu yakınlıktan dolayı arkadaşı sayılan H. Basriye birçok mektup yazarak, onun ilminden faydalanmak istemiştir.
Hilâfetinde, ona kâdılık dahi tevdi edilmiştir. Söz konusu mektuplara verdiği cevapların birinde, âdil bir imâm (halife, idareci)nin sıfatları sayılarak, idareciye; zulüm ve haksızlıktan uzak, sahâbeyi örnek alan bir ruhla, dinî hükümler çerçevesinde halkı yönetmesini söylüyor. Diğer bir mektupta ise, yaşadığımız hayatın değerlendirmesi yapılarak, insanın kurtuluşa ermesinin formülleri gösteriliyor ve dünyanın kötülükleri bir bir sayılmak suretiyle, mü’min için, faziletli bir hayat dışındaki bütün yolların, onun aleyhine olduğu ifade ediliyor. (İbnu’l-Cevzî, el-Hasenu’l-Basrî, s.54; Ebû Nuaym, Hılyetu’l-evliyâ’, II,134.)
Abdülmelik ibn Mervân ile de mektuplaşmıştır. Hasan-i Basrî’nin kaderî olduğu şeklinde Abdülmelik’e bir ihbar yapılmış, bunun üzerine Halife, ona bir mektup yazarak, fikrini sormuştur. O da verdiği cevapta, bu isnadı reddetmiştir.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...