YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 293. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

TABİİN DEVRİNİN ALLAMESİ HASAN-I BASRÎ (21/641-110/728)
(XI)

Hulasa: Zühd ve takvası
Böylece, Hasan-i Basrî’nin zühd ve takva konusundaki prensip ve görüşleri, kısaca özetlenmiş oluyor. Şayet bu yazılanların da bir benzetme yoluyla özeti yapılacak olursa, şöyle denilebilir: Kulun, gerçek anlamda kulluk sarayının hâs odasına kabul olunabilmesi için, kalbindeki iman ile tevbe ve istiğfar kapısından sünnet-i seniyye bahçesine girer. Burada, çeşitli sünnet çiçeklerini koklamış olarak, hemen, duvarları havf ve recâ; tabanı, tevhîd, zikir, şukür, tevazu ve nefsî muhâsebe olan bir amel koridoruna geçer ki, ışıkları, sabır, tefekkür ve tevekküldür. Ancak böyle bir koridorda şöhret, riya, kin, gurur, hased ve lüzumsuz-faydasız söz söyleme ve benzerleri gibi canavarların saldırısından kendini, güzel ahlâk zırhı ile koruyarak ilerler. Sonunda ihlâs ve sıdk odasına ayak basar. Böylece matlûp ve maksûduna erer.
Bu bilgilerden sonra insanın aklına şöyle bir soru gelebilir: Acaba Hasen’i Basri, zühd ile ilgili bilgilerini nereden ve kimden almıştır?

j)- Zühd ve Takvasının Kaynakları
Hasan-ı Basrî’nin zühdü, Kur’ân-ı Kerîm esaslarına, sünnete ve yetiştiği sahabîler ile ileri gelen tâbiîlerin örnek hayatlarına dayanmaktadır. Bu sahadaki başlıca hocaları, şunlardır:
1) Ali ibn Ebî Tâlib, Emîru’l-Mü’minîn. İleride İsnattaki Yeri bahsinde de görüleceği gibi, bir rivâyete göre Hasen, mürsel olarak rivâyet ettiği hadislerin tamamını, Hazret-i Ali’den naklettiğini ifade etmektedir. Buna göre, Ali ibn Ebî Tâlib, Hasen’in zühd dünyasının kurulmasında, birinci mimar olmuş oluyor.

2) Enes ibn Mâlik ibn en-Nadr el-Ensârî, Ebû Hamza, el-Medenî.  Hazret-i Peygamber’in hizmetçisi idi. Çocukken annesiyle beraber, Hazret-i Peygamber’in huzuruna gelip, annesi: “Ya Rasûlallah, Enesciğime dua eder misiniz!” demiş ve Hazret-i Peyamber de “Allahım, onun malını ve evlâdını çok eyle ve onu cennete idhâl eyle!” diye dua etmiştir. Basra’da, en son vefat eden sahabîdir; 103 yaşında, H. 90 veya 95 tarihlerinde, yahut bu tarihler arasında vefat etmiştir. Hadîs rivâyeti yönünden m u k s i r û ndandır. İbn Nedîm’in nakline göre, zühdî hakikâtları, Enes’ten, o da tabiatıyla Hazret-i Peygamber’den almıştır. Bu konuda, en kuvvetli tariklardan biri, budur!
3) Huzeyfe ibnu’l-Yemân (el-Yemân Huseyl ibn Câbir), Ebû Abdillah[599]. Peygamber aleyhisselâmın sırdaşı idi. Münafıkların isimlerini bilirdi; fakat söylemezdi. Hazret-i Ömer, bir cenazede onu gözler; şayet o bulunursa, Hazret-i Ömer de cenazeye katılırdı. Huzeyfe’nin fitne ile ilgili bildirdiği hadisleri meşhurdur. H. 36 senesinde, Hazret-i Osmân’dan 40 gün sonra vefat etmiştir. Kaynaklarda kaydedildiğine göre, Kûfe’de oturmuştur. İhyâ’da zikri geçen “Ey Ebû Sa’îd, bu senin dediklerini kimseden duymuyoruz; bunları nereden öğrendiniz.” şeklindeki soruya, Haseni Basri, “Huzeyfetu’l-Yemân’dan” diye cevap vermiştir. [Gazâlî, İhyâu ulûmi’d-dîn, I,51.)
4) Safvân ibn Muhriz ibn Ziyâd el-Mâzinî (el-Bâhilî) (ö. 74/693). İbn Sad, onun, sika, fâzıl ve vera sahibi olduğunu, söylemekte; İbn Hıbbân da âbidlerdendi, gizli bir yere çekilip, orada ağlardı, demektedir. Hatta, Safvân, teheccüde kalktığında, ev sâkinlerinden cinler de onunla beraber kalkarlar ve namaz kılarlarmış. Iclî’nin Basralı olduğunu tasrih ettiği Safvân, Haseni Basri üzerinde müessir olmuştur.

5) Âmir ibn Abdi Kays el-Basrî[605]. Tâbiûnun ileri gelenlerinden ve meşhur zâhitlerdendi. İbn Sa’d’ın ifadesine göre, evlenmedi; et ve yağ yemedi ve emîrlerin huzuruna çıkmadı. Uzun bir zaman mescitteki meclislerine devam etmedi ve evden dışarı çıkmadı; dolayısıyla sosyal hayatla irtibatını kesmiş oldu. Hasen’in ona şiddetli bağlılığı olduğu için, bir grup arkadaşıyla beraber ziyaretine gitti. Ona “Ey Ebû Abdillah, sen arkadaşlarını terkettin; burada da yalnız başına oturuyorsun.” dedi. O da şu cevabı verdi: “Ben sahâbeden öyleleriyle karşılaştım ki, bana ‘Kıyamet günü iman yönünden insanların en hâlis olanı, dünyada, nefsini en fazla hesaba çekendir; en çok ferah içinde olanı, dünyada en fazla hüzünde olanıdır; orada en çok gülenler de dünyada en fazla ağlayanlardır.’ dediler.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...