YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 289. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

TABİİN DEVRİNİN ALLAMESİ HASAN-I BASRÎ (21/641-110/728)
(VII)

C- İLMİ VE GÖRÜŞLERİ
1)- İlmi Şahsiyeti
 Hasen’i Basri, Basra’ya geldikten kısa bir zaman sonra, mescitte ders vermeye başlamış ve derslerinde farklı gayelere sahip birçok talebe bulunmuştur. Ebû Hayyân, bu durumu şöyle dile getiriyor: “Dinleyicilerine beyanını genişlettiği ve onlara muhtelif fenlerden bahsettiği için, ilim meclisi, farklı gayelere sahip kişileri topluyordu:
“Biri, ondan hadisi alıyor; diğeri, onun (Kur’ân-ı Kerîm) teviline vakıf oluyor; bir başkası ondan helâl ve harâmı dinliyor; biri, onun Arapça’yı nasıl konuştuğuna dikkat ediyor; diğeri, onun sözlerinin tamamını öğrenmeye çalışıyor; bir başkası, onun fetvalarını naklediyor; biri, ondan hüküm ve kaza öğreniyor; diğeri, ondan mev’ıza dinliyor; o, bütün bu ilimleri kendinde toplamış, engin bir deniz ve etrafına kuvvetli ışık saçan bir lâmba gibiydi, ilimde, takvada, zühdde, verada iffette, rikkatte, kulluk etmede, yasaklardan korunmada, fıkıhta, mârifette, fesâhatta ve nasihat etmede parlak yıldızlardandı.” kaydını koyarak, onun sahip olduğu ilmî, amelî ve manevî değerler dünyasını tanıtmaya çalışıyor. [Yâkût el-Hamevî, Mu’cemu’l-udebâ’, XVI,97.],  
Görüldüğü gibi Hasan-ı Basrî, şer’î ilimlerin hemen hepsinde, söz sahibi ve otoritedir. Ancak aşağıda söz konusu metodunun daha iyi anlaşılabilmesi için diğer ilmî yönleri ile şahsiyetine vücut veren bazı görüş ve prensipleri üzerinde durulacaktır.

2)- Görüşleri ve Prensipleri
 a- Zühd ve Takva Anlayışı
O, tâbiûnun ilmen ileri gelenlerinden olduğu gibi yaşca da önde gelenlerindendir. Onun için, gördüğü ve ders aldığı yüzlerce sahâbenin ilim ve yaşayışında, Hazret-i Peygamber’in sünnetini, dolayısıyla onun örnek ahlâkını ve yaşayışını görmüş oluyordu. Bir asra yaklaşan ömrü boyunca, İslâm toplumunda, şer’î ilimlerde nice mütehassıs âlimler yetişmiş; birçok İslâmî müessese kurulmuş ve İslâm’ın tevhîd bayrağı, doğuda Hindistan ve batıda İspanya topraklarında dalgalanmaya başlamıştır.
Böylece, ilim adamları ve devlet yöneticileri, bilgileri ve kabiliyetleri nisbetinde İslâm’ın yayılmasına gayret ve titizlik göstermişlerdir. Bu arada, dinî esasları yanlış anlayan ve uygulayanlar ile ibadetlerin yerine getirilmesinde gevşeklik gösterenler, özellikle İslâm’ı yeni kabullenmiş topluluklar, âlimlerin murakabesi altına alınmış ve sahâbe-i kirâm, birer birer hayattan ayrıldıkça, sünnetin nakil ve insanları hakka davet sorumluluğu, tâbiîlerin omuzlarında kalmaya başlamıştır. İşte Hasan-i Basrî, bu davetçilerin öncülerindendir. Şimdi onun zühd ve takvasıyla ilgili, bazı prensip ve görüşleri ele alınacaktır:

b) Toplumu ulvi bir hayata çağırması
Hasen’i Basri, bütün fertlerin, sahâbe-i kirâm yaşayışında olmalarını ister ve topluma şöyle seslenrdi:
“Vallahi ben yetmiş adet Bedir gazvesine katılan sahabîye yetiştim. Eğer onları görseydiniz, ‘Bunlar delidirler!’ derdiniz; şayet onlar sizin iyilerinizi görselerdi, ‘Bunların İslâm’dan nasipleri yok!’ ve kötülerinizi görselerdi  ‘Bunlar hesap gününe inanmıyorlar!’ derlerdi.” Bu ikazlarını daha da müşahhas hâle getirir ve “Öyleleriyle sohbet ettim ki, yerde yiyiyorlar ve yerde uyuyorlardı; Safvân ibn Muhriz, onlardan biridir.” diyerek, sünnetin uygulanmasında hassasiyet gösterirdi. (Ebû Nuaym, Hılyetu’l-evliyâ’, II,134; Gazâlî, İhyâu ulûmi’d-dîn, III,56.)
Sonra, sahâbe-i kirâmın gayelerinin dini tebliğ olduğunu ve yiyecek ile giyecek gibi şeylerin, zarurî ihtiyacı karşılayacak kadar olmasının, insan hayatının devamı için yeterli olduğunu zikreder:

“Allah’a yemin ederim, dünya onların gözünde üzerinde yürüdüğünüz topraktan da aşağı idi ve yanlarında, ancak kendilerne yetecek kadar yiyecek olduğu halde, ‘Bunun hepsini yemem doğru olmaz; birazını Allah için ayıracağım.’ der ve onu sadaka alarak verirdi.” şeklinde naklettiği bu mütevazi ve kardeşlik esaslarına dayanan sahâbe hayatının, bütün fertlerce uygulanması tavsiyesinde bulunur. (  Zehebî, Târîhu’l-İslâm, IV,14. )
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...