YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 284. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

TABİİN DEVRİNİN ALLAMESİ HASAN-I BASRÎ (21/641-110/728)
(II)

2)- Basraya Hicreti
Bu sıralarda küçük Hasen’in Medine’de olduğu, eldeki belgelere göre, kesinse de ilmî hayatına damgasını vuran Basra’ya geçiş tarihi ve hangi sebeplerle oraya gittiği bilinmemektedir. Ancak Yesâr ailesinin  36/656 yılı içinde Basra’ya gittiği tahmin edilmektedir. Çünkü 35/655 tarihinde, Hazret-i Osmân’ın şehit edilme hâdisesini görmüştü. Bu olay, müslümanların bazı gruplar haline gelmesine ve bazılarının Irak tarafına yönelmesine sebep olmuştu. [ İbn Sa’d a.g.e., VII,114; Zehebî, Tez-huffâz, I,71, T-islâm, II,144;Belâzurî, Ensâbu’l-eşrâf, cuz V,4; ]
Yesâr ailesi, bu hâdiselerden hiç birine iştirak etmedikleri gibi, bilâkis Hasen’i Basri hayatı boyunca, fitne ve isyanlara karşı muhâlif bir tutum içinde olmuştur. Ömer Nasuhi Bilmen, “Hasan-ı Basrî, Sıffîn’de tarafsız oldu, halka da onu tavsiye etti.” demektedir[Hukûk-ı İslâmiyye ve İstılâhât-ı Fıkhıyye Kâmûsu, I,390.].
Basra döneminde mescide gidiyor ve sahabî hocalarının derslerini dinliyor. Burada istifade ettiği hocalarının başında, İbn Abbâs, Enes b. Mâlik, Abdurrahmân İbn Semure, Semure ibn Cundeb, Iyâd ibn Hımâr, Ma’kıl ibn Yesâr ve Esved ibn Serî’ gibi sahabîler gelmektedir. Meselâ (meşhur) Câhiz, ondan şu haberi naklediyor: “İbn Abbâs, Basra’da ders verenlerin ilkiydi. Bir kere minbere çıktığında el-Bakara ile Âl-i Imrân surelerini okudu ve onları harf harf tefsir etti.[ Amr ibn Bahr el-Câhiz, el-Beyân ve’l-tebyîn, I,331.].                                                                                                                                          
3)- Gazve Hayatı                                                                                                                                                   İlmî çalışmalarının yanında o, fetih orduları ile beraber fütuhâta da katıldı. Sahâbe’den Abdurrahman ibn Semure komutasındaki orduyla Sicistân’a gitti. Abdurrahman ile Kâbil, el-Endegân ve Zâbilistân gazvelerinde üç sene beraber bulundu. 51/71 senesinde, Rabi’ ibn Ziyâd, Horasan’a vali tayin olunca, Hasen de kâtibi olarak onunla birlikte gitti. Takriben 10 sene (H.43/53) süren bu askerlik hayatında birçok sahabî ile tanışma ve onlardan istifade etme imkânı buldu. Böylece bu fetihler, onun bilgi ve görgüsünü arttırmış oldu. (Zehebî, Târîhu’l-İslâm, II,279.)
Fetihlerden sonra fikren biraz daha olgunlaşmış olarak Basra’ya döndü. Yine, mevcut sahâbe ve ileri gelen tâbiindan dersler almakla beraber, bu dönemde kendinde, fetva verme ve va’z etme gücünü buldu. Basra mescidinde verdiği dersler, büyük bir talebe topluluğu tarafından takip edildi. İlmi, zühdü, konuşmasındaki fesahatı ile talebelerinin takdirini kazandı ve şöhreti her tarafa yayıldı. Öyle ki halife ve valiler, ilminden istifade etmek için, adamlar veya mektuplar göndererek, ona başvurmaya başladılar.
4)- Basra Kadılığı
Ömer ibn Abdilazîz zamanında, ilim adamlarına büyük bir hürmeti olan Basra valisi Adiyy, Hasen’i 99/717 de Basra kâdılığına getirdi. Bu şekilde, onun devlet ve yöneticilerle olan münasebeti artmış oldu. Ancak bu görevde fazla kalmamış ve istifasını vererek ayrılmıştır.
Hasan-ı Basrî’nin uzun denebilecek bu hayat şeridi gözden geçirildiğinde, gazveler ve ömründe iki defa hacca gitmesi dışında herhangi bir yere gittiği bilinmiyor. (Ebû Ca’fer Muhammed ibn Cerîr et-Taberî, Târîhu’l-umem ve’l-mulûk, V,310)

5/- İzdivacı
Hasen, Basra’da evlendi. Hasen’in Sa’îd ve Abdullah isminde iki oğlu ve bir kızı oldu. Büyük oğlu, Sa’îd’tir ve Hasen, Ebû Sa’îd şeklinde onunla künyelenmiştir.
Yesâr ailesinde bir Sa’îd daha vardır ve eserlerde Sa’îd ibn Ebi’l-Hasen Yesâr (el-Basrî) şeklinde geçer. Bu, Hesen’in kardeşidir; Kütüb-i Sitte râvilerindendir. Bunun oğlu Yahya da sika addedilmiştir[2. Hasen’in annesi Hayre, zeki ve akıllı bir kadındı. O da güvenilir kabul edilmiş ve Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce’nin sünenlerinde, rivâyetlerine yer verilmiştir. Bir köle ailesinin, ilim sayesinde kazandığı bu şerefli mevkîi, o devrin şartları altında, başka bir toplumda görmek, elbette mümkün değildir. [ İhsân Abbâs, el-Hasenu’l-Basrî, s.67. ].

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...