YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 283. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

TABİİN DEVRİNİN ALLAMESİ HASAN-I BASRÎ (21/641-110/728)
(I)

A- HAYATI
1. Doğumu, Ailesi ve Medine Hayatı
El-Hasen ibn Ebi’l-Hasen Yesâr el-Basrî, Hazret-i Ömer’in hilâfetinin sona ermesine iki sene kala 21/641 tarihinde Medine’de doğmuştur. Babası, Meysân[Basra’nın altında (güneyinde) bir bölgenin adıdır.] bölgesinin fethinde esir alınmış ve Medine’de, Ensâr’dan Zeyd ibn Sâbit el-Ensârî’nin kölesi olmuştur.
Babasının, önceki adı Fîrûz olup müslüman olduktan sonraki adı Yesar’dır. Medine’ye getirildiğinde, onu Enes ibn Mâlik’in halası olan en-Nadr’ın kızı er-Rubeyyi’in satın aldığı; başka bir rivayette - hem de Hasen’i Basri’nin dilinden - ana ve babasının, Neccâr oğullarından bir kişinin köleleri olduğunu ve bu kişi, Ensâr’dan Benû Seleme’den bir kadınla evlenirken, ona mehir olarak verildiklerini ve bu kadının da onları âzat ettiği kaydediliyor.
Hasen’in annesinin ismi, Hayre’dir. Yesâr’ın Hayre ile buluşması, Meysân’dan Medine’ye getirildiğinde, Hayre’nin büyüdüğü evin seyyidine köle düşmesi sebebiyle olmuş; bu adam da Ensar’dan bir kadınla evlenirken, mehir olarak zevcesine, bu iki köleyi vermiştir. [Belâzurî, Kitâbu futûhi’l-buldân, Kâhira s.422; el-Askalânî, Tehzîbu’t-tehzîb, II,263-264; İbn Hallikân, Vefeyâtu’l-a’yân, II,72;]
Ancak, kaynakların ittifak ettiği bir husus varsa, o da Hayre’nin Hazret-i Peygamber’in zevcesi Ümmü Seleme’nin hizmetcisi olması hususudur. Bu durumda, Yesâr ile Hayre, köle olarak evlenmiş ve oğulları Hasen doğduktan sonra âzad edilmişlerdir. Belki görünüşte, sosyal açıdan çok sınırlı şartlar altında dünyaya gözlerini açan bu çocuk, aslında, kıymeti biçilmiyen bir zenginliğe kavuşmuştur. O da yukarıda belirtildiği gibi, annesinin Hazret-i Ümmü Seleme’nin hizmetinde bulunmasıdır. Ekonomik imkânları mahdut, fakat mutlu bir hayat süren bu mütevâzi aile, Vâdi’l-kurâ’da[ Vâdi’l-kurâ’, Şam ile Medine arasında uzun ve ma’mur bir vâdidir. Medine’ye 7 gecelik (yaklaşık 250 km.)tir. Eskiden Semûd ve Âd kavimlerinin yeri olup sonradan oraya Yehudiler yerleşmişlerdir. Hicretin 7 nci senesinde Hayber’in fethinden sonra fethedilmiştir.  İ. Hişâm,  es-Sîratü’n-NebeM. Âsım Köksal, Muh. aleyhisselâm ve İslâmiyet, VII,281.] yaşıyordu.
Annesi, Ümmü Seleme’nin evine gidip geliyor, bu arada küçük Hasen’i de beraberinde götürüyordu. Annesi, Ümmü Seleme’nin ihtiyaçlarını görmek için dışarı çıktığında, bu küçüğün ağladığı oluyor; Hazret-i Ümmü Seleme de onu şefkat dolu kollarına alarak bağrına basıyor, hatta onu emziriyordu.
İbn Hallikân, bu durumu çok açık bir şekilde kaydediyor ve diyor ki: Ümmü Seleme annesi gelinceye kadar Hasen’i oyalamak için, onu emzirdi; sütü geldi ve o da içti. İşte Hasen’in bütün hayatı boyunca, fikrî yapısı ve yaşayışına tesir ederek, mutluluğunu hazırlayacak olayların, belki başta geleni budur! Onun için, ondaki hikmet ve fesâhatin sırrını, buna bağlayanlar olmuştur. [İbn Hallikân, a.g.e., II,69; ]
Hasen, bu devrede, daha çok annesinin yanında bulunmuş, onun terbiyesinde büyümüştür. Annesi ise, genç yaşlarında Arap çevresinde bulunduğundan, Arapça’yı iyi konuşuyor, böylece oğlunun, Kur’an ilimlerinde önemli bir unsur olan arapçayı, mükemmel bir şekilde öğrenmesine büyük ölçüde katkıda bulunuyordu. Bu Medine döneminde Hasen, okuma yazmayı öğrendi ve daha 14 yaşına ulaşmadan, Kur’ân-ı Kerîm’i hıfzetti. Birçok önemli hâdiseye şahit oldu. Meselâ, bir defa, halife Hazret-i Osmân’ı, ibrikten ona su dökülürken ve başka zamanlarda da gördü. Yine halifeye, Medine mescidinde ayakta ve oturduğu halde, hutbe irâdederken defalarca şahit oldu.
Bu gibi olaylar, onun fikir dünyasının kurulmasında temel taşları olmuştur. Çünkü sahabî bir halifenin hayatına yakından şahit oluyor ve hutbelerini dinliyordu. Sonra öyle bir halife ki, Hasen’in ifadesiyle, halkın arasına giriyor, sanki halktan biriymiş gibi onlarla beraber oturuyordu[Zehebî, Târ.-İslâm, II,144, Tezkiretül-huffâz, I,71; İhsân Abbâs, el-Hasenu’l-Basrî, s.22. İ. Sa’d, Tabakât, VII,115;].
Bu arada, Hazret-i Osmân’ın şehit edilmesi hâdisesine şahit olmuştur. Çeşitli bölgelerden bir takım isyancı gruplar gelerek, Medine’yi istilâ etmişlerdi. Hasen’i Basri sonra, bu isyancılar hakkında fâsıklar tabirini kullanacaktır. Onun nakline göre, Hazret-i Osmân (toplanan bu gürûha karşı) konuşurken, bir adam kalkıp “Biz Allah’ın kitâb’ı (nın tatbik edilmesi) ni istiyoruz.” demiş ve halifenin ona cevabı “Otur! Allah’ın Kitâb’ını isteyen, senden başkası yok mu?” şeklinde olmuştur. O zaman Hasen, 14-15 yaşlarındaydı.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...