YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 26. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

PEYGAMBERİMİZİN EĞİTİM-ÖĞRETİM METODLARI
(II)

1-Her şeyden evvel sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’in sevgi, şefkat ve merhamet üzerine kurulmuş bir eğitim-öğretim anlayışı vardı. Son derece müşfik ve merhametli idi. Huzurunda bulunan herkese ayrı değer verirdi. O yüzden kimse, onun yanında sıkılmaz, ama laubali de olmazdı.

Onunla konuşan birisi, her halde Rasulullah en çok beni seviyor kanaatına varırdı. Hz. Enes b. Malik, “on sene Peygamberimizin yanında kaldım bana bir defa öff bile demedi, bilakis, bir hata yaptığımda: “ Enescik” diye sevgi ve merhamet duygularını ızhar ederdi” diyor. Çünkü O’nda sevgi ve merhamet karşılıksız idi.

2- Ağır ağır konuşur, mühim kelimeleri ve cümleleri tekrarlar, konuşmasını bıkkınlık verecek kadar uzatmazdı. Mübarek dili sussa, hali ile irşad ve terbiye ederdi.
Hz.Aişe validemiz: “Rasulullah (a.s) sizin konuştuğunuz gibi peş peşe ve çabuk konuşmazdı. Açık, seçik ve dinleyenlerin hıfz edebileceği şekilde ( ağır ağır) konuşurdu”, buyurmuşlardır.

3- Muktezayı hale münasip şekilde konuşur, herkese her şeyi anlatmazdı. Ebu Hureyre (r.a) şöyle buyurur: “ Ben Rasulullah (s.a.v)’den iki kap ( dolusu ilim ) öğrendim. Onlardan birini ( herkese) yaydım. Diğerini ise yayıp (açıklasaydım), şu boğaz kesilirdi, diye ikincisinin hikmet ve maneviyat olduğuna bu şekilde işaret etmişlerdir.

4- Bazen kendisi sorarak bazen de sorulara fırsat vererek dinleyicilerin de iştirakını sağlayıp sıkılmasını önler, onları zinde tutardı. Böylece muhatabı akli muhakemeye sevk eder, mukayese, teşbih, mizah, terğib (teşvik) ve terhib (sakındırma) ile talim buyurur; zaman zaman da imtihan ederdi.

5- Sözlerini yemin ve tekrar ile kuvvetlendirir, mühim şeyleri söyleyeceğinde oturuşunu ve tavrını değiştirir, bazen bir nidayı tekrar ederek, muhatabı ikaz eder, bazen muhatabın elini tutarak anlatırlardı.
Bir hadis-i şerifte: “Vallahi iman etmiş olamaz. Vallahi iman etmiş olamaz. Vallahi iman etmiş olamaz.” Ya rasulalah! Kim iman etmiş olamaz? Denilince (şerrinden, komşusunun emin olmadığı kimse.” Buyurdular.
“Peygamber Efendimiz (a.s) üç defa: “Ben size günahların en büyüğünü haber vereyim mi?” Bizde: “Ya Rasulallah! Haber ver,” dedik. Peygamber Efendimiz (a.s): Allah (cc)’a şirk koşmak, anaya babaya eza vermek.” Peygamberimiz (a.s) bunları söylerken bir şeye dayanmış vaziyette idi. Hemen doğruldu ve oturdu. “Dikkat ediniz! Bir de yalan söz ve yalan yere şahitliktir.” Buyurdular ve son cümleyi tekrar etmeye devam ettiler. Hatta sükut etmeyecek (son cümleyi tekrar etmeye devam edecek) zannettik.

6- Peygamberimiz (a.s) zaman zaman, gayreti diniyesinden dolayı celallenir, vaziyet bunu icap ettiği için, ashabını bu yolla talim ve terbiye ederlerdi.
Ebu Hureyre (r.a) şöyle rivayet ediyorlar: “Peygamberimiz (a.s) yanımıza geldi. Biz kader mevzuunda münazaada bulunuyorduk. Peygamberimiz (a.s) celallendi, (mübarek) yüzleri kızardı. Hatta yüzü nar tanesi yarılmış gibi bir hale geldi ve buyurdu ki: “sizler bununla mı emir olundunuz veya ben size bunun için mi gönderildim? Sizden evvelkiler, (Beni İsrail) bu iş hakkında münazaa ettikleri için helak oldular. Ben kader mevzuunda münakaşa etmemenizi size vacip kılmıştım. buyurmuşlardır.

7- Kendisine verilen tebliğ vazifesini yerine getirmekte bütün gayretini ortaya koyardı. Bu hususta hiçbir güç ona mani olamamıştır.
Bir savaş dönüşü, kızı Hz. Fatıma (r.anha)’nın evine uğramışlardı. Hz. Fatıma, çok sevdiği babasının, yüzünün solmuş, elbiselerinin eskimiş olduğunu görünce, dayanamayıp, Allah Rasulü’nün boynuna sarılarak, ağlamaya başladı. Kızını teselli etmek isteyen Fahri alem: “Ya Fatıma, ağlama! Allah, babanı öyle bir dava ile göndermiştir ki, bu din, gecenin olduğu her yere ulaşacak, yeryüzünde topraktan, deve tüyünden ve kıldan mamül ne kadar ev varsa, Allah bu dava sebebiyle evlere, ya izzeti yahut zilleti verecek” buyurdular.

8- Eğittiği kişilerin şahsî ihtiyaçları, ferdî farklılıkları, kabiliyet ve kapasitelerini göz önünde tutuyordu. Herkese her şeyi öğretme diye ne bir usulu ne de bir uslubu vardı. O, sadece doğru şeyi doğru adama öğretmenin derdinde olmuştur.

9- Herkesi idare etmesi ve adaletli olması: Bir taraftan : “Ben, insanları idare etmekle emir olundum buyururken öbür taraftan da : Vallahi kızım Fatıma hırsızlık yapsa onun da elini keserim diye adaletin şahika noktasını gösteren mükemmel bir eğitici ve gösterici idi.

10)- Kısa ve öz konuşması onun büyük şiarıdır. Ashap, Ya Rasulallah senin konuşmanı özlüyoruz, ya sık veya uzun konuşsanız dediklerinde: “Ben de istiyorum ama sizi bıktırmaktan korkuyorum” buyurmuştur.

11)- Tesiri fazla olsun için dinleyicilerle devamlı göz teması sağlar, bakışlarıyla etrafı murakabe ederdi.

12- Samimi ve tabii konuşurdu. Jest ve mimikleri ile el-kol ve vücut işaretlerini yerinde yapardı.

13-) Hiçbir konuyu şahsileştirmez ve kimseyi de konuşmasıyla hareket ve bakışlarıyla rencide etmezdi.

14- Tedric metoduyla konuları böler ve hazmı kolaylaştırıdı.

15)- Kendisi yaparak ( numune-i imtisal yoluyla) başkasının öğrenmesini ve yapmasını kolaylaştırırdı.

16- Başkalarına öğretmek için önce bilen birisine sorardı. Bilmediği için kimseyi mahcup etmezdi.

17- İnsanın aklına hitap ederek anlamayı ve kalıcılığı sağlardı.

18)- Devamlı, bir şey haram olmadıkça, kolay yolu seçerdi.

Çünkü Vicdanların mürebbisi olan Kainatın efendisinin muallimi Hz. Allah idi. Nitekim: “ Beni rabbim edebledi hem de ne güzel edepledi” buyuran ahir zaman nebisinin talim terbiye usullerinden sayabildiğimiz birkaç demet sunmaya çalıştık.

Peygamberlik mesleği yapan güzide irfan ordusunun 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlar kendilerine sıhhat afiyet dilerim.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...