YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 258. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA EVLAT EDİNME’NİN HÜKMÜ  (II)

Bu yasağın tatbikatıyla ilgili olarak şu hadis-i şerifi zikretmekte fayda vardır:
"Resulullah (s.a.s)'le beraber Bedir gazasında bulunan Huzeyfe b. Utbe -b. Rabia, Sâlim (b. Ma'kıl)'i oğul edinmişti. Huzeyfe aynı zamanda Sâlîm'e, kardeşi Velîd b. Utbe b. Rabia'nın kızı (Hind)'i nikâhlamıştı. Halbuki Sâlim, Ensardan Sübeyte adlı kadının kölesi idi. Cahiliyye zamanında bir kimse birisini evlât edinirse, halk evlatlığı onun adıyla anar ve evlatlık, (neseb cihetiyle oğul gibi) o kimsenin mirasından pay alırdı. Bu gelenek, Azîz ve Celîl olan Allahü Teâlâ: ادْعُوهُمْ لِآبَائِهِمْ = "Evlâtlıklarınızı (soy cihetiyle) babalarının adıyla çağırınız..." kavl-i şerifini inzâl buyuruncaya kadar devam etti. Bu ayetin inmesi üzerine artık âzadlı köleler ve evlâdlıklar soydan olan asıl babalarına isnad olundu. Bunlardan babaları bilinmeyenler de (eski efendisine) dinde dost ve kardeş oldu.
Bu konuyla ilgili olarak İslâm'ın getirdiği gerçek hukukî yeniliklerden birisi de evlâtlığın hanımının nikâhının, o boşadığı takdirde, evlâtlık edinen şahsa helâl olduğudur. Nitekim Resulullah (s.a.s) halakızı Zeynep binti Cahş'ı, azadlısı ve oğulluk edindiği Zeyd ile nikâhlamıştı. Ne var ki bu evlilik yürümedi ve Zeyd, Zeynep'i Resulullah'ın tavsiyelerine rağmen boşadı. Zeynep iddetini tamamladıktan sonra da, evlâtlık hukuku lağvedildiği için Hz. Peygamber (s.a.s.) ile evlendi. Nitekim Ayette şöyle buyurulur:

وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِي أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللَّهَ وَتُخْفِي فِي نَفْسِكَ مَا اللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى النَّاسَ وَاللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَاهُ فَلَمَّا قَضَى زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِي أَزْوَاجِ أَدْعِيَائِهِمْ إِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًا وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا   (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. ( Ahzap, 37)
Buhâri'nin naklettiğine göre Zeynep, Hz. Peygamber (s.a.s.) ile evlendikten sonra, onun diğer ailelerine karşı övünür ve şöyle derdi: "Rasûlullah sizi ailelerinizden isteyip nikâhladı. Beni ise yedi kat semalardan Allah (c.c.) o'na nikâhladı" (Sâbûnî, Tefsîru Ayâti'l-Ahkâm, II, 322).
Tabiatıyla bu, dedikoduya sebep oldu. Yahudiler ve münâfıklar, "Muhammed oğlunun hanımı ile evlendi" diye dedikodu yaptılar. Bunun üzerine Ahzâb sûresinin 36-40. ayetleri nâzil oldu: “
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُّبِينًا
"Allah ve Peygamberi bir iş hakkında hüküm verdiği zaman," gerek mümin olan bir erkek ve gerekse mümin olan bir kadın için, ona aykırı olacak şekilde diledikleri gibi davranmaya hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulune isyan ederse, şüphesiz o, apaçık bir sapıklıkla yolunu şaşırmıştır" ( Ahzâb, 36).
  الَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللَّهِ وَيَخْشَوْنَهُ مَّا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ اللَّهُ لَهُ سُنَّةَ اللَّهِ فِي الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا
مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا وَلَا يَخْشَوْنَ أَحَدًا إِلَّا اللَّهَ وَكَفَى بِاللَّهِ حَسِيبًا                                                  
Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
O peygamberler ki Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.  Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

evlâtlığın boşadığı hanımıyla evlenmekle ilgili bir cahiliyye inancı yıkıldı ve bir İslâmî gerçek tesbit edilmiş oldu. ( Ahzap, 38-40)
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...