YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 257. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA EVLAT EDİNME’NİN HÜKMÜ  (I)

Öncelikle şunu çok iyi bilelim ki: İslam’da evlat edinme doğru ve caiz değildir. Çocuk, prensip olarak kadının evli bulunduğu erkeğe nisbet edilir. Doğuran kadın, annesi; nikâhlı koca da babası olur. Onun için ayette: “ وَمَا جَعَلَ = أَدْعِيَاءكُمْ أَبْنَاءكُمْ ذَلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَاهِكُمْ وَاللَّهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ = Evlâtlıklarınızı sizin öz oğullarınız kılmadı. Bunlar sizin ağızlarınıza gelen sözlerinizdir.” Allah gerçeği söyler ve doğru yola iletir. Buyurulmaktadır. (Ahzap, 4)
Evlat edinme,  cahiliyye döneminde câri bir âdet idi. Kişi, birisini evlât edinir ve bu evlat onun adıyla anılır,  aile fertlerinden birisi sayılarak bütün haklarda onlara eşit olurdu. Evlât edinen öldüğü zaman da mirasından pay alırdı. İslâm'ın başlangıcında da durum böyle idi.
Nitekim ashabtan Zeyd b. Hârise, küçük bir çocukken kabilesinden kaçırılmış ve Mekke'de Hakîm b. Hizâm tarafından köle olarak satın alınmıştı. Hakîm, Zeyd'i, halası Hz. Hatice'ye hediye etti. O da Resulullah (s.a.s)'e hediye etti. Zeyd'in izini süren babası ve amcası onun Mekke'de olduğunu öğrenince, bedelini ödeyerek memleketlerine geri götürmeye geldiler. Resulullah (s.a.s) Zeyd'i, yanında kalmak veya babası ve amcasıyla kabilesine dönmek arasında serbest bıraktı. Zeyd, Resulullah (s.a.s)'in yanında kalmayı tercih etti. Bunun üzerine Resulu Ekrem (s.a.s) Kâbe'de "Ey Kureyş topluluğu, şahit olunuz ki Zeyd benim oğlumdur. O bana, ben de ona varis olacağım" diye ilân etti. Bunun üzerine babası ve amcası hoşnut olarak kabilelerine döndüler. Bu olaydan sonra Zeyd, Mekke'de Zeyd b. Muhammed diye çağrıldı. Resulullah (s.a.s) hicretten sonra onu amcası Hz. Hamza ile de kardeş yaptı.
Daha sonra evlâtlığı kaldıran âyetler inerek İslâm soya, soyun karıştırılmamasına büyük önem verdi. Bunun için Cenab-ı Hakتُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَاتِكُمْ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَاءكُمْ أَبْنَاءكُمْ ذَلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَاهِكُمْ وَاللَّهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ   وَمَا جَعَلَ أَزْوَاجَكُمُ اللَّائِي         فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوا آبَاءهُمْ فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَمَوَالِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَا أَخْطَأْتُم بِهِ وَلَكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ   ادْعُوهُمْ لِآبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ اللَّهِ
] وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا  =Allah, Zıhar yaptığınız eşlerinizi sizin anneleriniz yapmadı, evlâtlıklarınızı da sizin öz oğullarınız kılmadı. Bunlar sizin ağızlarınıza gelen sözlerinizdir. Allah gerçeği söyler ve doğru yola iletir. Onları babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızda size bir günah yok, fakat kalplerinizin bile bile yaptığında (günah vardır). Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir" ( Ahzâb, 4-5) buyurarak evlât edinmeyi yasakladı.

 Artık o güne kadar evlât edinilenler, asıl babalarının ismiyle anılmaya başlandı. Evlatlık edinmeyle ilgili hukukî münasebetler lağvedildi. Onun yerine islâmî kardeşlik ve dostluk bağı kuruldu. Böylece Zeyd'e: "Zeyd b. Muhammed" değil, eskiden olduğu gibi "Zeyd b. Harise" denildi.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...