YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 249. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA ZEKÂT MÜESSESESİ VE EHEMMİYETİ (20)

V. BÖLÜM
ZEKÂT’A DAİR MUHTELİF MESELELER
A)- MUFASSAL HUSUSLAR

a)- Zekâtın Tahsilatı
Hicri ikinci yılda zekatı emreden: خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِم بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ إِنَّ صَلاَتَكَ سَكَنٌ لَّهُمْ وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ   Ey Muhammed! Mallarının bir kısmını, kendilerini temizleyip arıtacak sadaka (zekat) olarak al." Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir. (Tevbe, 103) Ayeti celilesi, nazil olunca Sevgili Peygamberimiz, Müslümanların gizli-açık bütün mallarının zekâtlarını topla-t-maya başlamış; bununla zayıf ve fakir Müslümanlara dağıtılmak üzere ayrı bir fon ve bütçe oluşturmuştur. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer de hilafetleri döneminde aynı yolu izlemişlerdir.
İş buna göre;
Zekâtın kişinin dinî duyarlılığı ve niyetiyle alâkalı ibadet yönü kadar sosyal müessiriyeti de önemli olduğundan ilk dönemlerden itibaren zekâtın toplanması ve dağıtılmasında devlet ve kurumlar devrede olmuştur.
Fakat Hz. Osman;
- Devletin irat kalemlerinin artması,
- İslam coğrafyasının genişlemesi,
- Emvali batıneyi tesbit etmenin zorlaşması,
- Müslümanların da zenginleşmesinden dolayı:
Gizli malların zekâtının ödenmesini mal sahiplerine bırakıp yalnız zahiri malların zekâtlarını devlet adına toplatmaya başlamıştır. Sahâbe de bu uygulamayı tasvip ettiği için icma oluşmuştur.
Daha sonraki dönemlerde uygulama toprak mahsulleri, hayvanlar, madenler gibi açık malların zekâtının devlet eliyle toplanıp dağıtılması; altın, gümüş, para, ticaret malları gibi gizli malların zekâtının ise mükellef tarafından verilmesi tarzında şekillenmiştir.
Ancak mükellef kendi vermesi gereken zekât borcunu ödemediğinde devletin zorla alıp dağıtma yetkisinin bulunduğu da ifade edilegelmiştir. Hanefîler’in görüşü böyledir.

b)- Zekâtı Ödeme Yolları
Zekâtın esas hikmeti teşriiyyesi, fakr-ı zaruret ve ihtiyaç içinde olan yoksulun işini görmek ve derdine çare olmaktır.
*Bu, malın aynıyla olabileceği gibi kıymeti olan parayla da olabilir. Birinci durum verenin; ikincisi alanın işini kolaylaştırır ekseri ahvalde…
*. Çünkü bazen nakit sıkıntısı çekildiğinde bile, hem zekatı ödeme kolaylığı elde edilmiş hem de fukaranın yiyecek ve yakacak gibi bazı ayni-zaruri ihtiyaçları –kolaylıkla-  sağlanmış olur.
( Nitekim Şafiiye göre zekat: İlla maldan verilir, kıymetinden değil.)  
*Zekat, maldan değil de, nakit üzerinden verilecek olursa fukara başka ihtiyaçlarını da kendi durumuna göre alma gücü kazanmış olur. Bu da fakirin işine yarar.
*Satıcı, yoksul müşterisini zekat yoluyla borcundan kurtarmak isterse ona zekatını verecek ve ondan da borcunu isteyecektir.
* Zengin, elindeki malın zekatına karşılık, başkasındaki alacağı paranın tahsili için bir fakire yetki verse, onun parayı elde etmesi halinde zekat ödenmiş olur  
*Çek ve senetler ciro edilerek zekat olur. Ancak bedelleri tahsil edildiği zaman verilmiş sayılır.
*Daha önce zekatı verile gelen malların, sonraki yılların peşin olarak zekatı ödenebilir. Seneler dolunca zekat ödenmiş sayılır. Şu kadar var ki mal nisap miktarının altına düşerse nafileye dönüşür.
*Giydirmek ve yiyecek-içecek alıvermek zekat yerine kaimdir. Zira bunlarda temlik tahakkuk etmiş olur.

 *Çeşitli vesilelerle (bayram, düğün gibi) birisine verilen hediye, harçlık ve yardımlarda –o kişinin ehil olması şartıyla- zekata niyet edilebilir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...