YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 239. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA ZEKÂT MÜESSESESİ VE EHEMMİYETİ (10)

d)- Öşürle ilgili Hükümler
* Mahsullerin hasadı yapıldıktan hemen sonra öşürlerinin verilmesi gerekir.
*Tarım ürünleri ve meyveler, yağmur suyu ile veya masraf yaparak sulama durumuna göre onda bir veya yirmide bir zekâta tâbidir.
*Sulamanın dışındaki hiçbir masraf ( amele, gübre gibi) öşrü tenkıs etmez. (B. İ. ilmihali, S. 355 Mad. 67)
* Öşür tarlaya değil, ürüne taalluk eder. O sebeple ekilmeyen tarlalarda öşür icap etmez.
*Zimmiye ise öşür yerine Harac vardır. Tarla ekilse de ekilmese de onun mutlaka haraç vermesi gerekir.
*Öşrü verilmemiş hububat ve meyve-sebzelerden -mümkün mertebe- yememelidir. Muztar durumda kalınırsa öşrünü vermek niyetiyle yemelidir. Mesela 10 kğ. Yenen bir üründe öşür niyetiyle bir kğ.’ın parası verilmelidir. (İbni Abidin C-2 S.332 ;  Büyük İslâm ilmihali S. 355)
* Bir bahçe veya tarlayı kiralayan kaldırdığı mahsulün öşrünü de verir. Tarla sahibine ise kira bedelinden nisaba ulaşırsa, zekat düşer. ( Ebu Hanifeye göre: Arazi sahibi öder.)
*Toprak ürünlerini satın alıp, elinde ticaret amacıyla bulunduran tahıl tüccarları ve komisyoncu ile perakende satıcılar, bunların zekâtını diğer ticaret malları gibi verir. Yani bunlar kırkta bir zekâta tabi olur. Nisaba yeni mâlik olmuşsa, üzerinden bir yılın geçmesi de gereklidir.
*Öşrü verilen ürün yıllarca depoda, soğuk havada veya ambarda kalsa bir daha onun için zekat gerekmez. Çünkü aynı mülkiyette öşür ile zekat içtima etmez. Meğer ki el değiştirmiş ola.
*Bir arazi  Müzara=ortaklaşa kiralanır veya ekilirse herkes kendi hissesine düşenden öşür sorumlusu olur. (Hukuk-u İslâmiye Kâmusu C. 2, S. 79)
*Hasat zamanı gelmiş bir ürün ağacında iken tüccara satılacak olursa öşür satana aittir.  Ancak hasat vaktinden önce satılacak olursa alıcıya intikal etmiş olur. Çünkü ürün kimin elinde iken olgunlaşırsa öşür onun üzerine terettüp eder.

e)- Öşrü gereken Mahsuller
* Ebû Hanîfe'ye göre tarım ürünlerinde “nisap” cereyan etmez. İnsan emeği ile yetiştirilip topraktan çıkan buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, patlıcan, şeker kamışı, bakliyat, hurma, üzüm, salatalık, domates gibi ürünlere, az-çok olsun, öşür tahakkuk eder.
*Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed'e göre ise, tarım ürünlerinden öşür alınması için iki şart vardır:
- Elde çürümeden bir yıl müddetle kalabilen mahsul olacak: Hububat gibi.
- Topraktan kalkan ürün kabuksuz (buğday, arpa, nohut, fasulye, pirinç) olursa yarım tonu aşmış olacak. (5 vesak= 653 kğ.)
-Mahsul eğer kabuklu (Fındık, fıstık, badem, ceviz gibi) olursa bir tonu aşmış olacak. ( 10 vesak= 1306 kğ)
Nohut, fasulye ve pirinç kabuğuyla elde tutulacak olursa nisabı bu ölçüye girer.
İmameyn bu görüşlerini şu hadisi şerife istinat ettirirler: “Beş vesaktan az üründe zekat yoktur”. ( Kitabul-Emval; Ebu Ubeyd, nr.1422-24; İlmihal, I, 445, Diyanet)
Binaen aleyh İmameyne göre:
*Bu tonajların altındaki tahıl ürünleri ve insanların ellerinde bozulmadan bir yıl kadar kalmayacak sebze-meyvelere öşür gerekmez.
*Müslüman çocukların ve delilerin arazilerinden elde edilen mahsûle de öşür lazım gelir.
*Ölünün terikesi olan ve hasadı gelmiş zirai ürünlerinden de –  taksimden öncel- öşür alınır. (İ. Âbidin , 2; S. 332)
*Hanefiler ve Hanbelilere göre: Balda da öşür –nisapsız- tahakkuk eder. Çünkü Peygamberimiz, arı sahibi olduğunu söyleyen bir sahabiye şöyle emretmiştir: “Balda her on ölçekte, bir ölçek zekat vardır.” Tirmizi, Zekat, 9) (Şafii ve Malikiler ise; Hadisi şerifi zayıf görüp balı süte kıyas ederek balda öşür olmadığını söylemişlerdir.) ( İlmihal, I, 447-448)
* Bazıları balı, süte kıyaslayarak –direkt topraktan elde edilmeyen bir üründür- diyerek zekat öngörmüşlerdir.
*İşlenen tarım ürünlerinin kendisinden öşür verilirse mamulatından verilmez. Ama bunlardan verilmediyse behe mahal işlenmiş halinden verilmelidir. Zeytin-zeytinyağı, susam-tahin, üzüm-pekmez, pamuk-kumaş, pancar-şeker gibi. (Büyük İslâm ilmihali S. 355 Madde 70)
*Yine tarlada kendiliğinden çıkan ot ve kamışlarla; özel dikilse bile meyve-ürün vermeyen çam meşe ve kavak, selvi ve yabani ağaçların öşrü olmaz. Fakat bunlar ticari bir meta haline gelirlerse diğer zekat malları arasında yerlerini alırlar.
* Kendisiyle ipek böceği beslenilen dut yapraklarından öşür alınır ama ipeğinden alınmaz. Çünkü ipeğin kendisi ipek kurduna tabidir. Kurttan ise alınmaz.
* Arazî, ekilmediği halde, kendiliğinden mahsûl verse, o mahsûlden de öşür verilir.
* Keza umuma ait dağlardan toplanan her çeşit meyveden de öşür vermek lâzım gelir. (Dürer C.1 S. 186)

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...