YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 230. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAMDA ZEKÂT MÜESSESESİ VE EHEMMİYETİ (1)

GİRİŞ
Lügatte: Temizlik, artma, bereket ve nema manalarına gelir. Bir fıkıh terimi olarak Zekât;  Nisap miktarına ulaşan malın belli kısmı (1/40) nı, Kur'ân-ı Kerim'de sayılan sekiz sınıftan birisine rıza-i Bari için vermektir. Zekât,  malî ibadetler kategorisinden olup İslâm'ın beş şartından birisidir.
Fakirin hakkı verilerek malı; cimrilik hastalığından vereni temizlediği ve ayrıca emvalde berekete sebep olduğu için bu malî ibadete “Zekât” denilmiştir.
Serahsi de şöyle diyor: “ Dünyada malın, ahirette ise sevabın artıp çoğalmasına sebep olduğu için bu mali ibadet zekât adı ile tesmiye olunmuştur. (El-Mebsut; II, 149)
Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de emredilen Zekâtın bu fonksiyonları bazı ayeti kerimelerde şöyle ifade buyurulmuştur:
* خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِم بِهَا َ   =  Ey Muhammed! Mallarının bir kısmını kendilerini temizleyip arıtacak sadaka (zekat) olarak al." (Tevbe, 103)
*" قُلْ إِنَّ رَبِّي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَيَقْدِرُ لَهُ وَمَا أَنفَقْتُم مِّن شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ =  De ki: Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Siz hayra ne harcarsanız, sarf ettiğiniz her hangi bir şeyin yerine, O daha iyisini koyar.  O, rızık verenlerin en hayırlısıdır." buyurulur. (Sebe, 39)                 
وَمَا آتَيْتُم مِّن زَكَاةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ اللَّهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُون   = Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.  ( Rum, 39)
Zekâta sadaka da denilir. Nitekim Kur’an’ı azimüş-Şanda sadaka (çoğulu “sadakāt”) terimi, hepsi Medenî sûrelerde olmak üzere, on iki âyette zekât anlamında kullanılmıştır. Sebebi:  Zekâtını verenin iman ve kulluğundaki sıdk-ı sadakatına delalet etmesinden dolayıdır. Ancak sadaka; farz, vacip ( sadak-i fıtır) ve nafile olan bütün malî ibadetlere şamildir. Zekât ise sadece farz olanına mahsustur. (Hak Dini, II, 933).
İş buna göre:
Bütün zekatlar ( en büyük ) sadakadır ama her sadaka zekat değildir. Veya başka bir ifade ile: Zekatını veren herkes aynı zamanda sadaka vermiş olur. Fakat her hayır yapan veya sadaka veren zekat borcundan kurtulmuş olmaz. Çünkü zekat niyeti ile, sekiz sınıftan birisine, verilen sadakalar ile ancak bu ibadet yerine getirilmiş olur.      

I.BÖLÜM

GENEL HÜKÜMLER
a)- Zekât'ın Hükmü
Hicri II. yılda (oruçtan önce ) farz kılınan Zekât, aslında Mekki ayetlerde de mevcut mali bir ibadettir.  ( Müzzemmil, 20)  Bu hususta Elmalılı Merhum şöyle der: “ Zekât, esasen Mekke’de emredilmiş ama teferruat ve tanzimat’ı Medine’de  teşekkül etmiştir.” Çünkü  Kur’an’ı Kerimde zekat kelimesi mücmel lafızdır. Dolayısıyla kimden, ne kadar, nasıl ve ne zaman ahz-ı hıfz edileceği gibi hususatın tümü Sünnet-i Resul ile sabit olmuş ve beyan bulmuştur. . Hatta Zekatın sarf mahalleri Kitab-ı İlahide mezkürse de bunların adres ve koordinatlarını da canlı Kur’an olan Hatemül-Enbiya a.s. vermiştir.(Elmalı,VII, 5438-39)
Zekatı inkar etmek küfre, vermemek ise büyük günaha sebep olur. Farziyeti Kitap, Sünnet, Ashabın uygulaması ve Edille-i Şer’iyeden İcma’ ile sabittir. Şöyle ki;
* وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ وَارْكَعُواْ مَعَ الرَّاكِعِينَ = Namazı tam kılın, zekâtı tam verin, rükû edenlerle rükû edin.(bakara 43)
وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَ جَنَّاتٍ مَّعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ كُلُواْ مِن ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ
* وَآتُواْ حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ = Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekâtını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. (En’am, 141)
* “İslam beş temel üzerine kurulmuştur.” Hadisiyle Cibril Hadisleri bunun delilidir
* Ashap, zekatı inkar edip vermeyenlerle savaşmıştır. Nitekim Hz. Ebu Bekir Halife olunca zekatı reddedenlere karşı: “Vallahi Namaz ile zekatı birbirinden ayıranlarla elbette savaşacağım. Allahın Resuluna verdiğiniz bir keçinin oğlağını bana da vereceksiniz.” Demiştir.
İş buna göre: Zekatını ödemeyenlerden İslam devleti zorla alır ve tazir cezaları uygular onlara karşı. Zekatı inkar edenlerle ise savaşılır.
*Bütün Sünni mezhepler, Zekâtın vücubiyeti hususunda müttefiktirler.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...