YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 23. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

NUSAYRİLİK VE NUSAYRİLER (IV)

Nusayrilere göre kutsal kabul edilen bayram ve merasimler şunlardır:

1. Fıtr : Ramazan Bayramı.
2. Adhâ : Kurban Bayramı.
3. Gadîr 18 Zilhicce; Hz. Peygamberin Hz. Ali'yi imam tayin ettiğine inanılan gün.
4. Mubahale : 21 Zilhicce, Necranlı Hristiyanlarla Hz. Muhammed arasındaki lânetleşme olayı.
5. Firaş : 29 Zilhicce; Hz. Peygamberin Medine'ye hicret ettiği gece Hz. Ali'nin O'nun yatağına yatması.
6. Aşüre : 10 Muharrem; Nusayrilere göre Hz. Hüseyin, Kerbela'da ölmemiş, Hz. İsa gibi göğe çekilmiştir.
7. 9 Rebiulevvel : Hz. Ömer'in şehid edildiği gün. Bu gün şenlikler düzenlenir.
8. 15 Şaban (Selman'ın ölümü)
9. Nevruz ve Mihrican bayramları: Nevruz: İranlıların yılbaşı, Nisan ayının 4. günüdür. İkisi de Mecusi bayramı olup İranlılardan geçmedir.
10. Hıristiyanların tüm bayramları: Haç bayramı, Saint Barbara bayramı, Unsura bayramı vs. gibi bütün Hıristiyan bayramlarını kutlarlar. Mesela Salip bayramını tarımın başlaması olarak kutlarlar. 24/25 Aralık gecesi Hz. İsa'nın doğumu ve "son yemek" ayini gibi bütün Hıristiyan ayinlerini kutsarlar.
Onlar bayramlarda özellikle uluhiyyetin sağlanması için şarap içer ve buhur yakarlar. Onlara göre bu hareket bir uluhiyyet göstergesidir. Zira şarap kutsaldır.

Nusayrilerin buraya kadar anlatılan inanış, davranış, hal ve hareketleri dikkatlice izlenip göz önüne alındığında, bu mezhebin söz konusu bölgelerde zaman süreci içinde hüküm süren eski dinler ve inanışlardan, özellikle totemcilikten, Sabiîlik'ten, Mecusîlikten, Musevilik ve Hristiyanlıktan ve ilkel inanışlardan oldukça etkilendiğini görmek ve müşahede etmek mümkündür. Bu inanış biçimi ve tezahürleri aynı zamanda bâtınilik perdesi ile de örtülerek bir gizlilik içinde, takdim edilmiştir. Zira sözü edilen tutarsız görüş ve inanç biçimleri ancak bu şekilde idame ettirilebilmiştir. Dikkat edilirse mezhebe ilk girenden, ilk alınan söz, sır saklama hususudur.

Şu ana kadar inançlarını ve icraatlarını özetlemeye çalıştığımız Nusayriler, aslında inançlarını son derece gizli tutarlar. Öyle ki, büyük bir çoğunluğu inançların tamamı ve sırları hakkında bilgi sahibi olamazlar. Bu, ancak seçkin bir zümreye aittir. Öğretiler uzun bir üyeliğe kabul süreci içinde öğretilir. Bu, ancak uygun görülen 19 yaşına basmış erkekler için başlar. Sırlarını, başkalarına açma korkusuyla kadınlara öğretmedikleri gibi, kadınlar ayinlere de katılamazlar. Üyeliğe kabul töreni masonların üyeliğe kabul törenlerine şaşırtıcı bir biçimde benzemektedir.

Nusayrilere Fransız işgalcileri Eylül 1920'de Alevî ismini verdiler. Böylece Hz. Ali (r.a)'nin ismini kullanarak İslamı yıkmak daha kolay olacaktı. Dolayısıyla o günden bu güne Alevî ismiyle çağrılmayı tercih ettiler. İran'daki Bahâiler ve Pakistan'daki Kadiyâniler gibi Nusayriler de emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda kendilerine düşen rolü layıkiyle oynamışlar ve bu gün Suriye'de bu rollerini oynamaya devam etmektedirler.

Bu gün Suriye bu insanlar tarafından idare edilmekte olup, tarih boyunca Müslümanları devamlı katletmişlerdir. Sadece 1982 yılında Hama şehrinde gerçekleştirdikleri katliamda otuz bin sivil insan şehit olmuştur.
Nusayrîler, Suriye halkının onda biri olmalarına rağmen 1971'den beri ülke yönetimine hakim olmuşlardır.

Sonuç olarak;

Bunların kâfir, müşrik, mülhid olduklarında bütün Ehl-i sünnet ve Şia uleması ittifak etmiştir. Buna göre
Nusayrilerle evlenmek, kestikleri hayvanların etini yemek, ölülerinin namazını kılmak, Müslümanların mezarına defnetmek caiz değildir.
İbn Teymiyye, bunlar hakkında şöyle demiştir: "Nusayriler denen toplum -Batıni olan diğer Karamita grupları gibi- inkarcılıkta Yahudiler'den ve Hıristiyanlardan daha ileridirler. Hatta birçok müşrikten daha kâfirdirler. Zararları, Frenk gavurunun zararından fazladır. Müslümana karşı her düşmanla beraber olup Hıristiyanları tutarlar. Moğollar, İslâm diyarına girip Bağdat Halifesini öldürdüklerinde bunlardan destek ve yardım görmüşlerdir."

Nusayriler, 1. ve ikinci Dünya Harb’inde Fransız mandasını benimsemişler, bunun mükafatı olarak, tarihlerinde -ilk kez- devlet kurmuşlardır. Bu gün nüfusunun sadece %8’i Nusayri olan Suriye’de, halkın %92’i Sünni olmasına rağmen, zalim, katil ve cani Esad ailesinin Ba’s ve Nusayri rejimi, insanlık tarihinin kaydetmediği, görünce canavarları bile dehşete düşürecek her türlü işkence ve zulmü (hem de medeni dünyanın gözü önünde) kadın ve çocuk demeden, kendi halkına reva görmektedir. Halbuki Suriye’de Sünniler, sadece işçi,amele,hademe ve ırgat olabiliyordu.Yüksek makamlar tamamen Nusayrilerin tekelinde idi. Ama ona bile tahammül edemediler. Çünkü bütün sapık mezhep ve ideolojilerin ortak noktası: En iyi düşman ölü düşmandır.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...