YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 226. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

İSLAM’DA ORUÇ İBADETİNİN ÖNEMİ
(V)

Orucu Bozan ve Kefareti Gerektiren Haller
Resul-u Ekrem (s.a.s)'in: "Oruç, vücûda girenden dolayı bozulur" (İ. Hümâm, age, II, 72) buyurduğu bilinmektedir. İnsan, fıtratı icabı, gıda maddelerini boğaz vasıtasıyla vücûduna ulaştırır. Ancak bunun dışında kulak, burun, ön ve arka menfezler gibi, arızî yollarla da vücûda ilâç vs. gibi şeylerin girmesi mümkündür
 Kur'an-ı Kerim'de: " وَلَا تُبْطِلُوا أَعْمَالَكُمْ =Amellerinizi iptal etmeyiniz" (Muhammed, 33) hükmü beyan buyurulmuştur. Farz olan Ramazan-ı Şerif orucunu kasden ve taammüden bozmak büyük bir cinayettir. Niyet ettiği bir ameli meşrû bir sebep yokken bozmak "Ameli iptal etmek" hükmündedir. Fukaha, Resulullah (s.a.s)'ın "Kim Ramazan ayında orucunu bozarsa; onun üzerine zıhar yapan kimsenin üzerine lâzım gelen şey (keffaret) gerekir" hadisini esas alarak, "Kasden orucunu bozan mükellef; arka arkaya olmak şartı ile altmış gün oruç tutmak mecburiyetindedir. Bu, o mükellef üzerine farzdır. Ayrıca aynı (bozduğu) orucu kaza etmesi gerekir.
 Bir mükellefe hem kaza, hem keffaret'in gerekli olması için bazı şartların tahakkuku lazım gelir. Şöyle ki:
1) Kasden orucu bozmuş olmak
 Oruca niyet eden mükellef hata ederek iftar ederse, sadece kaza gerekir. Meselâ abdest alırken ağzına su verdiği anda, elinde olmayarak boğazına su kaçarsa orucu bozulur. Ancak bu fiilde kasıt unsuru mevcut değildir. Güne-gün kaza etmesi gerekir.
2) Kendi iradesi ile bozmuş olmalı
Zorlama ve ikrah bulunmamalıdır: Kendisiyle cim'a edilen kadın, bu fiile razı olmuşsa; hem kaza, hem keffâret gerekir. Ancak cima zorlama ve ikrah sonucu olmuşsa, kadına sadece kaza gerekir. Çünkü orucunu bozması hususunda zorlanmıştır, ihtiyarı ve irfadesi mevcut değildir.
3) Oruca başladıktan sonra hastalanmaması veya sefere çıkmaması
 Mükellef oruca niyet ettikten sonra hastalanır veya sefere çıkarsa, muhayyerdir. İster durumuna katlanır orucunu tamamlar; ister iftar ederek gün-güne kaza eder.
4) Mükellef Ramazan orucuna niyet etmiş olmalıdır
5) Mükellef orucunu bozarken, tabii gıdalardan veya gıda yerine geçebilecek yiyecek ve içeceklerden faydalanmış olmalıdır: Meselâ çakıl taşını veya demir parçasını yutan kimsenin orucu bozulur. Ancak keffâret gerekmez. Zira bunlar gıda olmadığı gibi, gıda yerine geçecek besleyici özelliğe de sahip değildirler (El-Hidâye, I, 124).
Bu durumlarda şu kaide uygulanır: Kasden ve kendi ihtiyarîyle herhangi bir meşru özrü bulunmadan Ramazan orucunu bozan mükellefe hem kaza, hem keffâret gerekir. Bunun dışında, kendi ihtiyarı olmaksızın ve meşru bir özür sebebiyle orucunu bozan kimseye, sadece güne gün kaza gerekir.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...